5 ay sonra.
Gece Güneş Gökyıldız
"Bir masal anlatmıştın ya bana abi, onu anlatır mısın bize?" Barin, ben ve ortamızda olan Peri ile birlikte yataktaydık. Gün boyunca sürekli Peri'yle ilgilenmiştik.
Beş ay önce olan kazayı unutturmaya çalışıyorduk ona. Aileleri de gelmişti ama işleri yoğun olduğu için çok fazla ilgilenemiyorlardı Peri'yle. Ben de işlerimi bir iki hafta ileriye ertelemiştim bu beş ay boyunca. Ki bu bana da çok yaramıştı. Dinlenmiştim. Bu kadar yorulduğumu bilseydim daha önce yapardım bunu ama böyle olması daha iyi olmuştu resmen.
"Hangi masalı diyorsun güzelim?"
"Hangi masalı diyeceğim abiciğim, prenses olan kızın tokasını çalan prensi diyorum."
"Kimmiş bu tokayı çalan prens?" Onların sohbetine dahil olduğumda Peri bana dönüp sorumu cevapladı.
"Bilmiyorum ama çok yakışıklı biriymiş. Prenses de bir o kadar güzelmiş!" Gülümsedim.
"Bu yakışıklı prens abin olmasın yoksa?" Gözlerini irice açıp Barin'e döndü. Barin ise bana 'yok artık' dermişçesine bakıyordu. Gülmeden edemedim.
"Oha ama artık abi!"
"Abinmiş cidden."
"Sende prensessin o zaman!" Yüzümdeki gülümseme dondu kaldı bir anda, Peri'ye bakakaldım.
"Ne alakası var ki!?"
"Çok alakası var!" Barin.
Barin'e bakıp kaşlarım çatık bir şekilde sordum ona.
"Ben miyim cidden?" Barin gülümsedi.
"Sensin tabi ki." Derin bir nefes alıp pozisyonunu düzeltti. "Lisedeyken tokanı kaybetmiştin hatırlıyor musun?" Ona başımı salladım. "O tokanı ben almıştım."
"En sevdiğim tokamdı o benim!" Yatakta doğrulup sinirle ona baktım. Sahte bir sinirdi yüzümdeki.
"Ama ne yapayım kızım ya!?" O da yatakta doğrulup bana baktı. "Belki yıllar sonra görüşemeyecektik diye yaptım. Bir anın kalsın istedim bende." Kaşlarım dedikleriyle düz bir hale geldi.
"Keşke söyleyip alsaydın. Tokam kaybolunca çok üzülmüştüm."
"Özür dilerim sevgilim." Bir elini uzatıp yanağıma koydu. Elinin üzerine elimi koydum ve başımı eline daha çok yasladım.
"Ya beni hemen unuttunuz!" İki saniye süren romantik bir anı hemen bozan Peri'ye gözlerimi kocaman açarak baktım. Bulunduğum pozisyondan da hemen kopmuştum.
"Peri!" Diye çıkışan Barin'le bir de ona dönüp baktım.
"Sevgilin yokken ben vardım canım. Unutulmayı hak etmiyorum bir kere!" Gözlerim şaşkınlıkla Peri'ye döndü yine. Söyledikleriyle bu kızın büyük biri olduğunu sanırlardı ama on bir yaşında bir kızdı.
Barin ufak bir kahkaha atıp elini elimden çekti ve kardeşini gıdıklamaya başladı.
"Seni küçük fare!"
"Abi!" Gülüşlerinin arasından abi diye sayıklamaya başladı Peri. Durmaya hiç niyeti olmayan Barin'e doğru oturduğum yatakta üzerine atladım bir anda. Şaşırdı. Benden kaçmaya çalıştı. Beceremedi. Yatağa düştü, bende üzerine.
"Kız direnişi ha!" Bir yandan da onu gıdıklamaya çalışıyordum. Gıdıklanıyordu da, gülüşleri kulağıma kadar ulaşıyordu.
Sevdim bu anı.
Bugüne kadar biriktirdiğim en güzel anlardan biri oldu hatta. Kalmak istedim bir süreliğine aynı yerde, saatlerce...