(Küçük bir not》
ayalhan: Gece Güneş'in Abisi
gungokyil: Gece Güneş
leymehkar: Gece Güneş'in Abisinin Sevgilisi
barbaltac: Gece Güneş'in Sevgilisi Barin
ayalhan hikayenize yanıt verdi.
ayalhan: Sevgilin yanında herhalde?
gungokyil: Abiciğimmm
ayalhan: Eve gelin, dışarıda poz vermekle uğraşamam.
gungokyil: Neden eve gelelim?
ayalhan: Sevgilini de al yanıma gelin.
gungokyil: Rahatlığından hiç ödün verme sen olur mu canımın içi.
ayalhan: Oyyy, bal gibi olur.
gungokyil: OFF!!!
ayalhan: Oflama abiye
gungokyil: Tamamm
görüldü
(***)
gungokyil: ABİMİ RAHATLAT
gungokyil: Yoksa Barin dayak yiyecek!
lehmehkar: Sıkıyorsa gel sen rahatlat!
gungokyil: Ay parçam!!!!!
gungokyil: Nolursunnnn
lehmehkar: Deneyeceğim.
lehmehkar: Olay yanlış yerlere giderse gelince yatakta basmayın lütfen bizi.
lehmehkar: Utanırım öyle oğlum
gungokyil: Sizi basmamayı deneriz ay parçammm
lehmehkar: Siniri bundan sonra geçmezse kendime yanarım senin yüzünden.
gungokyil: Kıyamam ben sanaaaa
lehmehkar: Şu an kıyıyorsun bana!!!
gungokyil: Ben değil, sen ve abim sana kıyıyor.
lehmehkar: Sus hain!
gungokyil: Ya ay parçaammm
görüldü
(***)
Gece Güneş Gökyıldız
El ele yürüdüğümüz yola aşık oldum. Ben onunla öpüştüğümüze şahit olan bu sokağa da aşık oldum. Gülümsemesinde açan çiçeklere, gülümsettiğinde gökyüzüne bakıp Allah'ıma teşekkür ettiği güne aşık oldum.
Biz sevgili olalı iki gün geçmişti. İşlerim yoğun olduğundan Barin'le, eve birlikte gidip, o bana yemek hazırlarken geçirmiştik zamanımızı.
Hiçbir şekilde boş vaktim olmuyordu artık. Gerçi boş vakitlerimde yaptığım hobilerimi Barin'le birlikte yapmaya başlamıştık. Kitap okumak istediğimde o bana kaldığım yerden kitabı okuyor, film ya da dizimi izlemek istediğimde birlikte izliyorduk.
Tabi sonra eve gitmesi gerekiyordu. Annesi babasıyla birlikte bir aylık tatile çıktıkları için kız kardeşini yalnız bırakamıyordu evde.
Şimdi ise yanımdaydı. Elimi sıkı sıkıya tutmuş, benimle evime doğru yürüyordu. Yorgundum ama o yorgunluğumu alıyordu.
"Abim ayağa kalkarsa kaç!" Barin bana döndü.
"Döverse dövsün! Niye kaçayım boş yere." Elini çekiştirip bana doğru eğilmesini sağladım.
"Boş yere kaçmayacaksın, dayak yememek için kaçacaksın."
"Sevgilim, delikanlı olan dayaktan kaçmaz. Karizmamı mı çizeyim?" Dudaklarımı birbirine bastırdım. Delikanlıymış.
"Delikanlılık nereden geliyor biliyor musun sen!?"
"Deli-kan." Kelimeyi hecelediğinde öylece bakakaldım Barin'in yüzüne. Gülümsedi bu şaşkın halime.
"Bu kadar tatlı olman suç be güzelim." Sol kolunu omzuma atıp beni kendine çekti. Göğsüne gömüldü yüzüm o anın şokunu üzerimden atamadan.
Bazen o kadar hoşuma giden hareketler yapıyordu ki, gece uykuya dalmadan, düşünmeden edemiyordum.
Tekrar yürümeye başladık. Yüzümü onun göğsünden kurtarıp önüme çevirdim.
"Gökyüzü gibisin Barin." Başımın tepesine öpücük kondurdu.
"Sen de deniz gibi, ya rüzgar yüzünden ya bir insan yüzünden dalgalanıyorsun, oraya buraya çarpıp yine benim kollarımda dinleniyorsun."
