İçeriğe geç

Samsunlu kız $ Diyarbakırlı oğlan

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Samsunlu kız $ Diyarbakırlı oğlan

Bölüm 1

Tercih

Gözlerimi yüzüme vuran güneşle açtum. Gideceğum üniversitenin açıklanmasinu beklerken, köyde anneannemi ziyarete gelmiştum. Bura öyle bildiğin köy değildi ha. Yemyeşildi her taraf, yanı başından dere akardu. Tatil köyü desen yeriydi vallahi. Bütün evler de iki katliydu.

Telefonum bir deli gibi titremeye başladi. "Ula ne oluyi?" dedum kendi kendime, hemen ekrana baktum. Üniversite sonuçları açıklanmiştu. Elim ayağım birbirine dolaştu hemen sisteme girdum. Bir baktum ki ilk tercihime yerleşmişum.

Ankara'da üniversite kazanmişum.

"Uyyy anneannee!" diye bağırup elimde telefonla aşağı indum. Anneannem bahçede oturmuş çay içiyordu. Bağırışlarımı duyunca sandalyede doğrildu "noliyi da?" Sevinçle bağirdum. "Anneanne hadi Allah'a emanet ben Ankara'ya gidiyom da" Cevap verdi. "Niye? Hayırdır inşallah" Bir anda sevinçle bağirdum. "Üniversiteye da üniversiteye. Ankara tutmuş da!" Anneannem de ayağa firladu. "Sahiden mi? " Heyecanlı bir şekilde bana baktu "He, gerçekten" Bana bir anda sıkı sıkı sarıldu "Afferin benim torunuma! Maşallah da!"

$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$(bu dolarları ne zaman görseniz diğer kişinin gözünden okuyacağımızı anlayın, şu an erkek karakterin gözünden okuyacaksınız)

Sabah kalktım. Her zamanki gibi avludaydım. Avludaki kadınlar temizlik, sofra, yemek, çocuk gibi işlerle uğraşırken ben erkek olduğum için iş olunca çalışıyorum, dışarda arkadaşlarımla boş boş geziyorum ya da avludaki küçüklere kendi tarzımda hayatta kalmayı öğretiyorum. Zaten el bebek gül bebek büyümüştüm. Okumama da o kadar gerek yoktu. Zengindik. Üniye gitme sebebim de küçük kız kardeşimdi. O üniye gitmek istedi yanlış anlaşılmasın bizim aile okumaya karşı falan değil ama başka şehre de tek başına da gitmesine izin vermezler, o yüzden yanında beni de gönderiler. Gecesini gündüzünü bir etti ders çalıştı, aman benim okumama gerek te yok, dediğim gibi kardeşim yalnız kalmasın diye ben de gidiyem. Vallahi kim ona yan gözle bakarsa Allah rahmet eylesin.

Ailedeki diğerlerinin aksine ben daha rahatım. Bana pek te bir şey demiyorlar, niye demiyorlar ben de bilmiyorum.

Uyandım, dedim bakayım ev halkı ne yapi, esneye esneye aşağıya indim. Bir baktım evde bayram havası var. Babam kardeşime sarıli (sarıli=sarılıyor) hem de dedemin önünde. Normalde bizim ailede büyüklerin yanında eşine, çocuklsrına sarılmak ayıp karşılanır o yüzden çok garibime gitti. Kapıdan avluya bakarken herkes annemi babamı tebrik ediyor. Sonra dedem kardeşime yürüdü ve o an ağzımı açık bırakacak bir şey yaptı, dedem kardeşimin kafasını tutup alnını öptü. Ortalık sessiz oldu. Nerde görülmüş dede torunu öpüyor. Kardeşimde bir an öyle kaldı dedem de pala bıyıklı tombul bir adamdır ha. Elinde tespih eksik olmaz. Üstünde hep siyah yeleği olur. Aşiretin başıdır. O an konuştu "Niye hepiniz sustunuz ma? Ben torunumu öpemem? Aslan torunum benim! Ailemizin gururu!" Dedi. Kardeşimin gözünden yaşlar süzülmeye başladı. Bu bizim ailede bir ilkti. Normalde dedemizden korkardık. Sadece biz değil kendi oğulları ve eşi de korkardı. En az 50 killi var ha öyle bir adamdan bahsediyoruz. "Kızım niye ağlisan? Göğsünü gere gere gez. Bundan sonra sen benim en sevdiğim torunumsan." Dedem böyle diyince ağzım daha da açıldı. Ordan ortanca amcamın en büyük keko oğlu "E dede ben o kadar iş yaptım sen bana hiç böyle dememişsin" Dedi. Dedem kardeşimin omuzlarına iki elini de koymuştu. Kuzenim böyle diyince buz gibi bir bakış ve sesle "Ula eşek sıpası senin yaptığın işi burdaki herkes yapıyor, bu kızla kendini bir tutmayasan." Dedi.

Yavaşça sıyrılıp kuzenlerimin yanına gidip sordum "ne oli burda? Dedemin kafasına bir şey mi düştü?" Dedim. Dedem bunu duyacak oldu ki bana da tip tip baktı. "Gel buraya büyük eşek, sen nereyi kazandın" diye sordu. Meğersem sınav açıklanmış. "Sınav açıklandı? Hiç bakmadım vallahi" Dedem cevaben "iyi halt etmişsin." Dedi sonra da kardeşime döndü ve yumuşak bir sesle "hadi, kızımla bana güzel yemek hazırlayın. " Dedi ve kardeşimin sırtına elini koyarak yürümeye başladı.

Etrafta hâlâ bayram havası ve şaşkınlık vardı. Babam bana döndü "hele bak sen nereyi tutmuşsan" diye sordu. Telefonumu açıp baktım, 21. Tercihine yerleşmiştim. "Baba bak 21 Diyarbakır'ın plakası." Babam bana baktı enseme bir tane yapıştırdı "Ne büyük bir başarı. İnsan utanır utanır. Hâlâ konuşuyor" Zaten okuma gibi planım yoktu, ailede o kadar da okumuş yoktu. "Kardeşim nereyi tutmuş?" dedim. Babam bana baktı "kardeşim hacettepe tıpı kazanmış. Röportaj yapacaklar, televizyona çıkacak."

Bölüm sonu

3 yorum