İçeriğe geç

ŞAMPİYONLAR LİGİ

Bölüm 4 · 6 dk okuma

ŞAMPİYONLAR LİGİ

Bölüm 4

4.BÖLÜM:ŞAKA?

Üstümde bir ağırlık vardı. Manevi bir ağırlıktan bahsetmiyorum. Bildiğiniz üstümde bir ağırlık var. Etrafta çok karanlıktı. Acaba neden. Haa uyuyorum galiba.

Bilincim yeni yeni kendine geliyordu. Göz kapağımı zorda olsa aralamaya çalıştım. Ilk once her yer bulanıktı. Bir kaç kez gözlerimi kapadım ve açtım. Sonra netleşti. Gözlerimi açtığım gibi sırtıma bir acı saplandı. Bilin bakalım neden. Hepimizin iki büklüm yerde yatıp, beş kişinin bir döşeğe sığması yüzünden. Lan bu halimiz ne. Kafamı kaldırmaya çalıştım ve etrafa baktım. Üstümde ki ağırlığın sebebi de hâla kimin bacağı olduğunu çözemediğim bir bacaktı. Azra kafasını yastığın altına koymuştu sadece bedeni gözüküyordu. Azra'nın hemen yanında Deniz yorganla bütünleşmiş şekildeydi. Hepsini kendi üstüne çektiğinden. Buz gibi olmuştu kollarım. Arya'da hemen yanımdaydı. Zümra'yı görememem dışında sorun yoktu. En sonunda üstümde ki ağırlığa katlanamadım ve çirkeflik modumu açtım:

-Kalkın laaaan.

Evet kurabiyelerimi (kusan emoji) böyle uyandırdım.

Arya hemen uyandı. Zaten uykusu ağır değildi bu kızın. İlk önce etrafa bi baygın baygın baktı. Doğruldu ve:

-Ay buradamı uyumuşuz ya.

-Evet Aryacım. Deniz bütün yorganı üstüne almış. Donduk. Vücudumun yarısı döşekte yarısıda yerde olduğu için sırtım şuan kırık. Ayrıca Azra'nın sadece bedeni gözüküyor kafası yastığın altında muhtemelen bi yarım saate havasızlıktan ölecek. Kimse Azra'ya dokunmasın. Uyanırsa uyanır uyanmazsada başımız sağolsun. Ha bu arada Zümra kayıp.

Arya daha yeni uykudan uyandığı için dediklerimi sindirmede biraz zorlandı. Belirli bir süre sessiz durduktan sonra birden cırladı:

-Ayy okul.

Hay ben böyle işin. Bilmem kaçıncı derse yine geç kalmıştım. Bir sürü konu eksiğim vardı.

Arya küçük yer yatağından kalkmaya çalışırken çıkamadı ve kafamı destek olarak kullandı. Odadan çıktıktan sonra da bir kaç adım sesinin yanında evin dış kapısının açılma sesi geldi. Başımı biraz kaldırmaya çalıştım. Bu üç öküz hâla uyuyordu. Benim ve Arya'nın cırlayan sesine rağmen. En son köşede benimle aynı kaderi taşıyan Zümra' yı bulmuştum, ayakları yerde sırtı da döşekteydi. Ikimiz ağrıdan ağlardık artık. Üstümde ki bacak ta Deniz'in bacağıymış. Hemen yattığım yerden doğruldum ve mutfağa doğru sessiz adımlarla ilerledim. Buzdolabının kapağını açtım ve sürahideki buz gibi suyu aldım. Sürahiyi tezgaha koyacakken ensemde bir nefes hissettim. Ağzımdan küçük bir çığlık kaçırmış olabilirim. Arkamı döndüm ve bir adet yeni uyanmış Deniz'le karşılaştım.

-Ödümü kopardın gerizekalı. Ne sessiz sessiz yaklaşıyorsun.

-Ne bileyim ya korkacağını.

Tezgaha koyduğum sürahiyi aldım ve Denize sessizce:

-Gel gel bak şimdi ne yapıcağım.

Ne yapıcağımı anlayan Deniz'in yüzünde sinsi bir gülümseme oluştu. İkimiz mutfaktan sessiz adımlarla çıkıp uyuduğumuz odaya doğru ilerledik. Tatlı tatlı yok olmadı. Masum masum yok bu da olmadı. Çirkin çirkin uyuyan iki arkadaşıma baktım ve birazdan duyacağım küfürleri düşündüm. Bunu yapmalımıydım? Kesinlikle. Sürahinin kapağını açtım ve soğuk suyu üstlerine dökmeden önce Deniz'e :

-Azra'nın yüzündeki yastığı çek. Yüzüne falan gelmezse ağlarım.

Deniz kısa bir şeytani gülüş attıktan sonra Azra'nın yüzünde ki yastığı yavaşça çekti.

- Sen telefonlarımızı al.Suyu döktükten sonra hemen Arya'nın evine kaçalım. Bunların hakaretlerini dinlemek istemiyorum. Zaten okulada geç kaldık.

Deniz:

-Tamam.

Dedikten hemen sonra gidip telefonlarımızı cebimize attı. Ve muhtemelen Azra'nın hırkası olan hırkayı üstüne geçirdi.

Deniz'e son kez bakıp:

-Ya Allah bismillah.

Diyerek üç litrelik buz gibi suyu iki tane çok sevdiğim arkadaşımın yüzlerine ve vücutlarına döktüm.

Azra:

-Noluyor anasını satayım.

Diye büyük bir şekilde bağırınca sürahide hiç su kalmadığını fark edip Deniz' e koş diyerek. Arya'nın evine doğru koşmaya başladık. Tabi arkamızda bize küfürler eden bir adet Azra ve bir daha bu eve adımınızı atmayın diyen bir adet Zümra bıraktık. Bu eve her geldiğimiz de kovulmamız dışında sorun yoktu. Ammaan çokta umrumdaydı.

*********************

Offf her yerim ağrıyor yaa.

Ciddi manada her yerim ağrıyordu. Saç diplerim bile.

-Benimde benimde.

Zümra' da beni onayladı. Sonuçta aynı kaderi paylaşmıştık. En son köşede vücudunun yarısı yerde yarısı döşekte..

-Deniz hanımda tüm yorganı üstüne çektiğinden buz gibi olmuştum.

Azra hemen lafa atladı:

-En azından daha uyanmadan aklını kullanamayan iki beyinsiz üstünüze yakında buz olacak suyu dökmedi.

O anları hatırlayınca yüzümde bir sırıtma belirdi. Buz gibi suyu üstlerine dökmem. Yüzlerindeki o ifade. Kaçarken duyduğum küfürler. Evden kovulmam. Yüzümde ki sırıtma soldu.

Kafetaryada her zaman oturduğumuz masadaydık. Ben Azra ve Zümra beraberdik. Arya sabah ki dersini kaçırdığından bir arkadaşından kaçırdığı dersin notlarını alıyordu. Denizin' de birazdan gelmesi lazımdı. Biz arkadaşımızı beklerken içeriye çirkin bir cisim girdi. Tamam pek çirkin olmayadabilirdi.

Kızlara dönerek:

-Gelene bakın.

Zümra ve Azra aynı anda:

-Iyyy. Gelmiş yine bu.

Efe ve yanındaki arkadaşı adını yanlış hatırlamıyorsam Kaan içeri girmişti. Efe bizim olduğumuz masaya bile bakmıyordu. Ama Kaan onu bizim masanin biraz ötesindeki masaya götürünce. Normal olarak bizim masamizin yanından geçtiler. Kendimi tutamayıp:

-Mal.

Diye bağırdım ardından Zümra:

-Gerizekalı.

Diye bağırdı ve en sonda Azra:

-Aptal.

Sesimizi duymuşlardı. Kaan dönüp bize bakmıştı fakat üç tane kızın onları öldürecek gibi bakmasından dolayı hemen gözlerini kaçırdı.

Efemi? Ha o varlık bize bakmadı bile.

Kaan, uzun boylu, yakışıklı, koyu kumral renkte saça sahip olan biriydi. Zümra ile aynı fakültedeydiler. İkiside hukuk okuyordu. Arada Zümra'ya bakmaya gidince görüyordum. Birde Efe malıyla takılmasından kaynaklı tanıyordum Kaanı.

Içinde neredeyse tüm bölümlerin olduğu bir universitedede okuyorduk. Hepimiz okuduğumuz bölümlerin üçüncü sınıfındaydık. Ben psikoji okuyordum. Zümra hukuk okuyordu. Deniz mimarlık Azra tıp okuyor. Arya ise matematik öğretmenliği okuyordu. Cidden ne ararsan ara vardı. Buraya gelmek için çok çabalamıştık. Zümra Deniz ve Arya liseyi aynı yerde okudular. Benim puanım onlarınkinden baya bi düşüktü o yüzden onlarla aynı liseyi kazanamamıştım. Sonradan nakil falan derken yanlarına on birinci sınıfın ikinci döneminde gitmiştim. Azra o zamalarda çok zeki olduğundan LGS sınavını fullemiş Ankara'nın en iyi lisesine gitmişti. İşte benim arkadaşım.

Deniz en sonunda gelmişti. Içeri girer girmez tabiki de gözleri ilk sevgilisini buldu. Sallana sallana yanımıza geldi sandalyesini çekti ve oturdu.

-Ee napıyorsunuz.

-Avımızı izliyoruz. Birazdan avlıyacağız.

Zümra gülerken. Deniz de tabiki ne dediğimizi anlamıştı. Öyle birkaç dakika havadan sudan konuşurken Efe ve Kaan bilin bakalım ne yaptı. Masamıza geldiler ve sormadan oturdular. Ben Zümra ve Azra yüzümüzü buruştururken. Deniz içten bir şekilde tebessüm etti. Bu kız aşık olunca beynini yitirenlerdendi. Salak ya herseye sırıtmasana. Azra hızlı davranıp konuştu:

-Oturun dediğimizi hatirlamiyorum.

Efe "başladılar yine" bakışlarını attı ve saygı çerçevesi içinde konuştu. Bu cocuk bize rağmen sürekli saygılı konuşurdu. Işte mal oldugunun bir kanıtı daha.

-Oturduk ama yine de sorayım. Sizinle aynı masada oturmamızdan rahatsız oluyormusunuz?

Üçumüz aynı anda

-Evet.

Derken Deniz sessiz kalmıştı. Efe'nin yüzünde sinsi bir sırıtma belirdi.

-E iyi o zaman. Bizde rahatsız oluyorduk. Siz kalkın masadan. Rahat rahat oturalım biz.

Ne demiştim ben. Bizimle saygılımı konuşur? Sözümü geri alıyorum.

-Parrrrdon da. Gelip bizim masamıza oturup huzurumuzu kaçıran sizsiniz. Ne kalkacakmışız. Başka masamı yok.

Sözümü bitirdikten hemen sonra Kaan:

-Haklılar kanka. Hadi biz kalkalim.

Bildirim.

Üniversiteniz de okuyan Kaan adlı kişi "bununla tanış" adlı listeye eklendi.

Efe Kaan'a öldürücü bakışlar atarken konuşmaya devam etti:

-Başka masa var varda. Her masada Deniz'im yok.

Kendimi tutamadim ve yüksek bir sesle:

-Iyyyy. Mideem bulandı. Şuraya kusacağım şimdi.

Azra ve Zümra da yüzünü buruştururken. Deniz hâla salak salak sırıtıyordu. Biz yüzümüzü buruştururken içeri Arya girdi. Efe'yi bizim masada görünce o da yüzünü buruşturdu. Aslında o da sevmiyordu Efe yi ama Deniz üzülmesin diye de birşey demiyordu. Sandalyesini çekti ve oturdu. Dikkatimi cekmişti de bu Kaan sürekli Zumra'ya kaçamak bakışlar atıyordu. (LAN OLABİLİRMİ?) Arya ile de nasılsın faslını konuştuktan sonra Kaan hafifçe oksürdü (ay ilanı aşk geliyor ben şuraya bayılıyorum) Zumra'ya döndü:

-Biz seninle aynı bölümdemiydik?

Diye sorunca, yüksek bir kahkaha attım. Masada ki tüm bakışlar bana döndü. Kaan Efe'ye fısıldayarak noldu ya kötü bir şeymi söyledim dedi bende biraz daha kakhaka attıktan sonra zorda olsa konuşmaya çalıştım:

-Ay karnıma ağrı girdi. Kaan siz Zümra'yla üç sene boyunca aynı derslere girdiniz. Şimdi gelip biz seninle ayni bölümdemiyiz diye sorunca patladım kusura bakma.

Kaan utandığını belli eden bir sesle:

-Ya öylemi.

Bakışlarımı Zümra'ya çevirdim. "Bu çocuk mal" bakışlarını atıyordu. Telefonu açtım ve saate baktıktan sonra:

-Benim ders birazdan başlar. Buranın da havası bozulmuştu zaten ben kalkıyorum.

Herkes görüşürüz dedikten sonra masadan yavaşça kalkıp. Kafetaryadan çıktım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.