İçeriğe geç

ŞAMPİYONLAR LİGİ

Bölüm 2 · 6 dk okuma

ŞAMPİYONLAR LİGİ

Bölüm 2

2.BÖLÜM:EFE

Elimi cips paketine doğru soktum. Elim biraz cips paketinin içinde dolaştıktan sonra çıktı. Gözlerimi pakete doğru çevirmiştim. Offff cipsim bitmişti. Son yudumluk kolamıda içtikten sonra ayağa kalkmamam için malesef hiçbir sebep kalmamıştı. Telefonumda ki diziyi kapattıktan sonra telefonu cebime attım. Ayağa kalkıp odama doğru yürüdüm. Aynaya baktım. Ne paspal haldeydim be. Elim dolaba doğru gitmişken telefonum çaldı. Kim olduğuna bakmadan direkt açtım:

-Aloooo.

-Alo. Çıktın inşallah.

Arayan mal Azra'ydı. Ya benim hemen hazırlanıp onların yanına gitmem lazım. Fakat ben diziye kendimi kaptırınca buluşma işini falan unutmuştum. Şimdi mal Azra'ya çıkmadığımı. Hatta ve hatta daha giyinmediğimi söylesem muhtemelen saydırmaya başlayacaktı. Hiç çekemezdim şuan onun o mal mal saydırmasını.

-Yok çıkmadım. Ama çıkarım birazdan.

-Bu birazdan ne kadar bir süre olarak birazdan?

Boğazımı temizledim:

-Şey on dakika bilemedin on beş dakikalık bir birazdandan bahsediyorum.

Aynen Simay. On veya on beş dakika. Ayneen.

-Oha lan daha bir saat öne aradığımda hazırım çıkarım birazdan dedin. Hep geç kalıyorsun ya. Hayır yattığın yerden kalkmak çok zor olmamalı. Bir de bir saat önce çıkıyorum diyo-

Cümlesini bitirmesine izin vermeden yüzüne kapattım telefonu. Zaten sınırlı dakikalarım var. Mal Azra'nın mal mal söylenmelerini çekemezdim şuan. Telefondan rehbere tıklayıp

Denizimmmmmm

İsmini bulduktan sonra tıkladım. Bir kaç çalıştan sonra açıldı telefon. Alo, nasılsın,naptın faslını geçip direk konuştum:

-Geç kaldıım.

Dediğim cümlenin aynısını aynı anda Deniz'in de demesi dışında sorun yoktu. Işte bu yüzden aramıştım Deniz'i. Genelde buluşmalara ikimiz hep geç kalırdık. Hafifçe oflayıp:

-Kaç dakika koparabildin?

Deniz sıkıntılı ve ağlamaklı bir sesle:

-On dakika. Sen?

-On beş. Hazır olma durumun nasıl?

Ağlamaklı sesi daha da ağlamaklı çıkmıştı.

-Sadece saçımı taradım, sen?

-Sen yine iyisin. Aynadan kendimle bakışıp ne giysem diye düşünüyorum.

- Offf abi yine dakikalarca neden geç kaldınız biz sizi sürekli beklemek zorundamıyız konuşmasını dinlemek istemiyorum ya.

-Evet evet. Zaten mal Azra'da başlamıştı konuşmayada yüzüne kapattım telefonu.

Derin bir nefes aldım ve konuşmaya devam ettim:

-Tamam sen kıyafetlerini alıp bana gel.

-Tamam. Geliyorum.

Dedi Deniz ve telefon kapandı. Deniz' le aynı apartmanda oturuyorduk. Zümra Azra ve Arya'da bizden biraz uzak bir binada yan yana kalıyorlardı. Zümra ve Azra aynı evde hayatlarını sürdürürken. Arya hemen yan komşularıydı. Genelde birbirlerin de olurlardı zaten. Hatta şöyle bir anıyı anlatmak isterim. Azra ve Zümra gecenin bilmem kaçında korku filmi izledikten sonra evde ki ışıkların kendi kendine açılıp kapanmasından korkup. Biz bu evde ne namaz kılıyoruz ne kuran okuyoruz. Her günde küfür ediyoruz. Bu evde bize bir şeyler olur dedikten sonra dört gün boyunca Arya'da yatıya kaldılar. Tabi iyi yürekli Arya'm da onları evinden kovamayınca duruma ben el attım. Çok kibar bir şekilde açıklama yapmıştım:

-Ya siz iki beyinsiz salakmısınız? Kız size bir şey demiyor diye neredeyse Arya'nın evine yerleşeceksiniz. Korkmayın böyle salak salak şeyler için. Ampullerin temasında sorun vardır. Hayır birde uzakta kalsanız hadi neyse. Lan oğlum karşı da eviniz var, gelip burda yatıya kalmak ne demek. Defolun gidin evinize.

Her ne kadar Arya boşver kalsınlar ne olacak desede sonunda o iki veleti kendi evlerine gönderebilmiştim. Ha bu arada eğer ben korku filmi izledikten sonra evde ki ışıklar kendi kendine açılıp kapansaydı muhtemelen direkt olarak evi değiştirmiştim. Orada sırf kendi evlerine geçsinler diye biraz artistlik taslamıştım. Ama olsun.

Dış kapının açılma sesini duydum. Deniz'de evin anahtarı vardı. Bir kaç adım sesinden sonra odama girmis bulunmaktaydı Deniz. Giyinip gelmişti. Direk makyaj masasının önüne geçip saçını yapmaya başladı. Evet konuşmamıza gerek yoktu. Şuan tek amacımız hazırlanmaktı. Çünkü ikimiz de saatlerce "yeter artık" konuşmasını dinlemek istemiyorduk.

Bende dolabıma doğru yönelip elime ilk gelen mavi salaş sweatshirtti aldım. Altına da bir kot pantolon. Hızlıca üzerimi giyindikten sonra Deniz'in kurulduğu masama doğru yaklaştım. Orta boy kumral saçlarını güzelce taramış şimdi makyajına geçmişti. Bende hemen elime gelen ilk tarağı alıp saçımı taramaya başladım.

*****

Deniz'le birbirimize bakıyorduk. Suçlu olduğumuzu bildiğimizden susmuş, gariban gariban oturuyorduk. On beş dakika dediğim yere kırk beş dakika geç kalmıştık. Ve evet malesef ki "yeter artık bıktık sizden" konuşmasını dinliyorduk.

Zümra:

-Ya bir de bir kaç saat önce arayıp kalkın diye haber veriyoruz. Bu sefer ne için geç kaldınız?

Deniz le aynı anda farklı cümleler söyledik, ben:

-Sular kesildi. Derken Deniz'de aynı anda:

-Elektirikler kesildi. Dedi.

Hızlıca bakışlarımı Deniz'e doğru çevirip "gerizekalı yakalandık" bakışlarımı atarken o da bana "salak nasıl benim düşündüğümü düşünmezsin" bakışını atıyordu.

Azra bu sefer atladı söze:

-Bak bahaneye bak. Çıkamıyoruz işte sizin yüzünüzden dışarı. Ne güzel güneşli bir hava vardı. Az daha erken gelseydiniz çıkmış eve dönmüştük bile. Şu yağmura bak ya.

Daha fazla "yeter artık bıktık" konuşmasını çekemeyip konuşmaya başladım:

-Pardon da sanki bizim bu geç kaldığımız yirmi dakika da dışarı çıkabilecektik. Biz napalım.

Bakışlarımı Arya'ya doğru çevirdim koltukta bizi dinliyordu kızcağız. Yardım eeeet bakışlarımı attıktan sonra Arya'da konuşmaya başladı:

-Tamam. Yapacak bir şey yok artık. Kısmet değilmiş başka bir şey yaparız artık.

Bu seferde Azra:

-Arya bak konu dışarı çıkıp çıkamamak değil. Sürekli bu iki salağın her şeye geç kalması yüzünden bizim hiç bir şey yapamamamız.

Deniz:

-Abartma. Her zaman da geç kalmıyor-

Zümra Azra ve Arya'nın bakışları sayesinde cümlesi yarım kalmıştı Deniz'in. Oflayarak:

-Abartmayın be. Oturur cips, kola, çekirdek yaparız. Güzelce bir filmde açtıkmı tamaaam. Oldu bitti işte.

Dediklerimden sonra Azra ve Zümra şükür ki sustular.

Azra ve Zümra'nın evinde toplanmıştık. Arya'ya doğru:

-Tatlın varmı kız evde.

Arya hafifçe gülümsedi ve:

-Olması lazımdı, dur ben bir eve bakıp geleyim.

Dedikten sonra. Hemen karşı da olan evine doğru yürüdü. Biz de dördümüz odada kalmıştık. Sessiz sessiz oturuyorduk derken sessizliği Deniz'in telefonu bozdu. Gözlerinden bir parıldama geçti ve telefonu açtı.

-Efe ben şuan kızlarlayım sonra konuşuruz olurmu?

Deniz hepimize bakarak "alın sizinde değerinizi biliyoruz" bakışını attı. Azra sessiz bir şekilde:

-Vay vay. Gelişme var.

Sessiz olduğumuz için her ne kadar kısık olsada telefondan gerizekalı Efe'nin sesini hepimiz duymuştuk.

-Ya sabır. Şu üç cadıdanda bıkkınlık geldi ya. Sadece Arya iyi kız. Uzak tut Arya'yı o üç cadıdan. Hayır her anmı birlikte olursunuz ya. Resmen kumam var. Hem de bir tane bile değil. Dört tane.

Hepimiz Deniz'e oha oha bakışları atarken. Deniz'in ne diyeceğini bekliyorduk. Lakin deniz susunca ayağa kalktım ve Deniz'in elinden telefonu tuttuğum gibi aldım. Aramayı da hoparlöre almayı unutmadım.

-Lan seni döverim çocuk. Sen kimsinde benim prenses arkadaşlarıma ve bana cadı diyorsun.

Benim gibi ayağa kalkan Azra aldı bu sefer telefonu:

-Bana bak gerizekalı. Eğer Deniz'le çıkacaksan bize alışacaksın. Çünkü biz sana rağmen arkadaşımızın yanından hiç ayrılmıyoruz. Götle don gibiyiz anla artık bunu.

Azra'nın elinden de telefonu Zümra aldı:

-Bak eniştemisin nesin. Sabrımı zorluyorsun ha. Bende Zümra'ysam sizi ayırmasını bilirim.

Ben ve Azra'da arkadan:

-Biliriz. Dedik

Ve Zümra telefonu Efe'nin yüzüne kapattı. Hepimiz birbirimize sırıtarak "işte benim arkadaşlarım" bakışını atıyorduk. Fakat arkamızdan gelen yüksek ve sinirli ses sırıtmamızı erken bitirmişti.

-Ya siz gerizekalımısınız. Bana verseydiniz ben zaten ağzının payını verecektim.

Eveet yeni bir trip yolculuğuna başlamıştık. Sorun yok bir daha olsa bir daha o mal Efe'ye saydırırdım.

Şimdi tek yapmamız gereken Arya'yı bekleyip bizi kurtarmasını istemek olacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.