Jungkook duyduğu gürültü ile kendine gelmeye çalıştı. Biri kırarmışçasına kapıyı çalıyordu. Jungkook yerinden kalktı ve kapıyı açtı. Bu Hoseok'tu.
Jungkook
İki dakika beklesen ölürsün dimi?
Hoseok
Senin rahat bir şekilde uyuyor olman beni öldürüyor. Yoongi ve Matteo'yu gördüm.
Jungkook'un aniden uykusu kaçtı. Heyecanlı bir şekilde Hoseok'un dediklerini dinlemeye başladı.
Hoseok
Ellerinde birisi vardı. Geçen gün geldiğimde aldığım koku ile aynı kokuydu.
Jungkook
NE?!
Jungkook duydukları karşısında hızlıca evi taradı. Ardından hızlıca Taehyung'un evine gitti ve oraya da baktı.
Hoseok
Sanırım onu götürdüler Jungkook.
Jungkook
Nereye? Nerde?
Hoseok
Benimle gel.
Hoseok ve Jungkook hemen yola koyuldular. Bir süre gittikten sonra büyük bir eve vardılar. Sessizce evin içine girdiler. Evin içinde bir çok vampir vardı. Her ne kadar görünmemeye çalışsalarda bir şekilde yakalandılar. Vampirlerden biri gelip Yoongi'nin kulağına eğildi.
-Evde iki kişi bulduk efendim.
Yoongi, Jungkook'un geldiğini anladı ve kocaman gülümsedi.
Yoongi
Onları buraya getir.
İki kişi Jungkook ve Hoseok'u elleri bağlı bir şekilde odaya getirdi.
-Tam zamanında geldiniz. Bende tam güzel bir ziyafet çekecektim.
Siyah bir koltukta oturan adam ayağı kalktı ve yavaşça Jungkook'a doğru yürüdü.
-Ahh seninle tekrar karşılaşacağımız aklıma gelmezdi.
Jungkook gördüğü tanıdık yüzle sinirlendi ve onu tutan adamın elinden kurtulmaya çalıştı. Adam güldü.
-Hahaha! Hiç değişmemişsin.
O sırada Taehyung kendine gelmeye başladı. Yattığı yerden başını çevirdi ve Jungkook'u gördü.
Taehyung
Ju-Jungkook...
Jungkook Taehyung'a baktı. Bir hışımla tekrar adamın elinden kurtulmaya çalıştı ama başaramadı.
Jungkook
Bırak onu! Seni kana susamış lanet pislik!
-Kendi türüne hakaret ediyorsun ama.
Jungkook
Ben sizin türünüzden değilim. Hiçbir zaman da olmadım!
-Ahh keşke Seokjin de burda olsaydı. Eminim ki çok eğlenirdi.
Jungkook
Jake, bırak onu gitsin.
Jake
Böyle güzel bir lezzeti kaçıramam.
Jake Taehyung'un yanına geldi ve güzelce kokladı.
Jake
Daha önce hiç senin gibi bir insanla karşılaşmadım. Sen nesin?
Jake tam Taehyung'u ısıracakken Hoseok bağırdı.
Hoseok
Yakında vampir olucak. Böyle birini orduna katmak istemez miydin? Eşsiz biri.
Jungkook Hoseok'a döndü.
Jungkook
Ne? Sen ne yapmaya çalışıyorsun?
Hoseok
Onu kurtarmaya çalışıyorum tabikide.
Jake, arkasını döndü ve Hoseok'a baktı.
Jake
Haklısın. Onu dönüştürürsem eminim ki Seokjin gibi yetenekli bir vampir olur. Bu da benim işime yarar.
Taehyung korku ile olanları izliyordu. Eğer dönüşürse Jungkook ile sonsuza kadar yaşayabilirlerdi. Ama öteki ihtimalde vardı...
Jungkook
O asla sizin gibi bir vampir olmaz. ASLA!
Jake
Sen kapa çeneni!
Jake bir sıçramada Taehyung'un üstüne çıktı. Boynuna yöneldi ve Taehyung'u ısırdı.
Jungkook
HAYIR!
Jungkook son gücüyle adamın elinden
kurtulmaya çalıştı ve bu sefer başardı. Jake Taehyung'un dönüştürürken Jungkook elindeki bağlardan kurtuldu ve hızlıca Jake'e vurdu. Jake aldığı darbe ile yere düştü. Taehyung ısırılmanın etkisi ile gözleri kararmaya basladı. Jungkook hızlıca Taehyung'u kucağına aldı.
Taehyung
Jungkook... Sen... Misin..?
Jungkook
Benim. Burdayım tamam mı? Korkma.
Taehyung
Ben... Göremiyorum...
Taehyung'un bedeni titremeye başladı. Jungkook tanıdık olan bu görüntü karşısında paniğe kapıldı.
Jungkook
SENİ PİSLİK! ONA NE YAPTIN?
Taehyung
Jung... Kook... İyi... Olucak... Mıyım?
Jungkook Taehyung'u hızlıca evden çıkardı. Yolda koşarken Taehyung'un teni bembeyaz olmaya başladı.
Jungkook
Biraz dayan meleğim. İyi olucaksın.
Jungkook bir süre daha gittikten sonra sonunda bir eve vardı. Evin kapısını çaldı. Kapıyı biri açtı.
Jungkook
Lütfen yardım et. Dönüşmüyor...
Jungkook hızlıca içeri girdi ve Taehyung'u koltuğa yatırdı. Adam öylece durup olanlara bakıyordu.
Jungkook
Seokjin, lütfen...
Seokjin
Bunu yapamam.
Jungkook'un gözünden bir kaç damla yaş aktı.
Jungkook
İyileştirme gücün var ve bir şey yapamaz mısın?
Seokjin
Bir şey yapamam demedim. Bunu yapamam dedim.
Jungkook hızlıca Seokjin'in yanına geldi.
Jungkook
Namjoon için olsa bile mi?
Seokjin
ONUN ADINI SAKIN AĞZINA ALMA! EVİMİ TERK ET!
Jungkook daha fazla ısrar etmedi ve evden çıktı. Yavaş yavaş evine doğru ilerlemeye başladı.
Taehyung
Ju-Jungkook.
Jungkook dizlerinin üstüne düştü ve ağlaması daha çok şiddetlendi.
Taehyung
A-Ağlama.
Taehyung sevdiği adamın saçlarını son kez sevdi.
Taehyung
Se-seni se-sevi...
Taehyung'un eli yere düştü.
Jungkook
HAAAAYYYYIIIIRRRR! HAYIR!
Jungkook bütün gücü ile acısını dağlara haykırdı. O sırada Hoseok geldi. Jungkook kafasını kaldırıp Hoseok'a baktı.
Hoseok
Çok üzgünüm...
Jungkook sevdiğinin cesedini evine kadar yavaş yavaş taşıdı. Bir süre başından hiç ayrılmadı. Gücünü toplayınca da Taehyung'u bahçeye gömdü.
Taehyung, Jungkook'un saçlarıyla oynamayı çok sevmişti. Jungkook da onun mutluluğu ile mutlu oluyordu. Bir gün aynada saçlarına bakarken aklına Taehyung geldi. Eline jileti aldı ve bütün saçlarını kazıdı. Bir daha da hiç uzatmadı. Her ne kadar yaşadıkları aşk kısa sürmüş olsada Jungkook o aşkı ömrü boyunca kalbinde taşıdı. Hemde ölene kadar...