Şehre gece çökmüş, ay gökyüzünü aydınlatmaya başlamıştı. Dışarıda şiddetli bir şekilde yağmur yağıyodu. Taehyung, evine gitmeye çalışırken yağmur yüzünden çok ıslanmıştı.
Sonunda eve vardı. Hızlıca çantasını kurcaladı ama anahtarını bulamadı.
Taehyung
Burda olması gerek. Nerde bu?
O sırada arkasında bir silüet belirdi. Taehyung üstüne yağmurun gelmemesi ile arkasına döndü. Gecenin karanlığında parıldayan kırmızı gözlerle göz göze geldi. Gözlerin sahibi biraz geri çıktı ve ışıkta yüzü göründü. Bembeyaz bir teni vardı. Taehyung şaşkın bir şekilde karşısındaki kişiye bakakaldı. Karşısındaki kişi şemsiyeyi uzatmış Taehyung'a bakıyordu.
Karşısındaki kişi
Bunu al ve daha fazla ıslanma.
Taehyung
Ahh... Teşekkür ederim.
Şemsiyeyi veren kişi tam gidicekken Taehyung arkasından seslendi.
Taehyung
Hey! Bana yardım eder misin?
Duyduğu soru ile tam gidicek olan kişi geri döndü. Üstü yağmurda kısa sürede ıslanmıştı ve beyaz gömlek üstüne yapışmıştı. Bu yüzden de kasları rahatlıkla görülebiliyordu. Taehyung bir süre karşısındakini süzdükten sonra konuştu.
Taehyung
Sanırım anahtarlarımı kaybettim. Sen buralarda mı oturuyorsun?
Karşısındaki kişi
Evet. Evim tam şurası.
Kişi eliyle tam karşıdaki evi gösterdi. Taehyung şaşkın bir şekilde eve baktı.
Taehyung
O evde sen mi yasıyorsun?
Karşısındaki kişi
Evet
Taehyung
Orasının boş olduğunu sanıyordum. Sanırım pek dışarı çıkmıyorsun.
Karşısındaki kişi
Sayılır evet. Kasvetli havaları severim.
Taehyung
Anladım. Bu arada ben Taehyung.
Taehyung tanışmak için elini uzattı. Karşısındaki kişi dişleri ile kocaman gülümsedi.
Karşısındaki kişi
Senin kim olduğunu biliyorum Kim Taehyung.
Taehyung biraz korksada karşısındaki gizemli kişiyi çok merak ediyordu.
Taehyung
Peki senin adın ne?
Karşısındaki kişi
Jungkook. Jeon Jungkook
Taehyung
Tanıştığımıza memnun oldum Jungkook.
Jungkook, Taehyung'un uzattığı eli kavradı ve nazikçe öptü.
Jungkook
Bende öyle.
Taehyung, Jungkook'un yaptığı hareketlere anlam veremiyordu. Ama onun yardımına gerçekten ihtiyacı vardı.
Taehyung
Üşümüş olmalısın. Ellerin çok soğuk.
Jungkook
Haklısın. Hadi gel eve girelim.
Taehyung ve Jungkook koşarak eve girdiler. Taehyung şöminenin önüne oturdu ve ısınmaya çalıştı. Bir süre sonra Jungkook yanına geldi. Gömleği yoktu ve pantolonuda ıslaktı.
Jungkook
İstersen banyoyu kullanabilirsin. Senin için bir kaç eşyada getirdim. Eminim ki olurlar.
Taehyung
Teşekkür ederim.
Jungkook eşyaları koltuğun üstüne koyduktan sonra ortalıktan kayboldu. Taehyung, eşyaları aldı ve banyoyu aramak için yola koyuldu. Ev dışarıdan göründüğünden daha büyüktü. İçinde sadece üç rengin bulunduğu eşyalarla doluydu. Kırmızı, siyah ve beyaz. Taehyung biraz dolaştıktan sonra sonunda banyoyu buldu. Banyonun duvarları siyahtı, beyaz bir küvet vardı, kırmızı bir dolap ve yerdede kocaman bir halı vardı. Taehyung ıslak kıyafetlerinden kurtulup sıcak su ile doldurduğu küvetin içine girdi. Küvetin içine yattı ve başını kenarına yasladı.
Taehyung
Ahhh... Bu gerçekten çok iyi geldi.
Gözlerini yumdu ve düşüncelere daldı. Bembeyaz bir ten, kırmızı gözler, soğuk eller... Bu çocuk gerçekten kimdi? Buraya taşındığından beri onu hiç görmemişti. Kapının çalması ile Taehyung gözlerini açtı.
Jungkook
Korkma benim. Acaba içeri gelebilir miyim?
Taehyung , Jungkook'un sorduğu soru ile şaşırdı.
Taehyung
Gelebilirsin.
Bir dakika ne?! Bunu neden kabul etmişti ki? Taehyung verdiği cevap ile daha çok şaşkına döndü. Neler olduğunu bir türlü anlayamıyordu. Jungkook ise aldığı olumlu cevap ile içeri girdi.
Jungkook
Kabul etmeni beklemiyordum.
Jungkook üstünde sadece iç çamaşırı ile içeri girdi. Taehyung'un utançtan yanakları kızardı.
Taehyung
Bende beklemiyordum.
Jungkook yavaşça küvetin yanına doğru yürüdü.
Jungkook
Acaba bende girsem sorun olur mu?
Taehyung
Hayır olmaz.
Taehyung resmen manipüle olmuş bir şekilde Jungkook ne derse kabul ediyordu. Jungkook iç çamaşırını çıkartıp küvetin içine oturdu.
Jungkook
Herşey çok hızlı gerçekleşmedi mi?
Taehyung
Evet, haklısın.
Jungkook
Belki bu tanışmamız için bir fırsattır. Ne dersin?
Taehyung
Hmm olabilir.
Jungkook ıslak elleriyle saçlarını geriye doğru taradı. Gözleri dışardakine göre daha koyu kırmızıydı.
Taehyung
Ama sen beni zaten tanıyorsun degil mi?
Jungkook, Taehyung'un sorusu ile kocaman gülümsedi.
Jungkook
Bilmem. Bazı şeylerini biliyorum. Mesela adını, yeteneklerini, mesleğini... Temel şeyler yani.
Taehyung
Yeteneklerim mi?
Jungkook
Evet. Seni çoğu kez at sürerken gördüm. Bu işte çok iyisin.
Taehyung, Jungkook'un iltifatı üzerine utandı ve başını eğdi.
Taehyung
Ne zamandır burda yaşıyorsun?
Jungkook başını sağa doğru yatırdı ve bir süre düşündü.
Jungkook
Kendimi bildim bileli burda yaşıyorum.
Taehyung
Bu büyük evde yalnız başına olmak seni korkutmuyor mu?
Jungkook
Hayır. Aksine evin içinde bir şeyler yapacak daha fazla alan oluyor.
Taehyung
Çok fazla dışarı çıkmayan biri için iyi bir şey olmalı.
Jungkook biraz Taehyung'a yaklaştı. Taehyung, Jungkook'un yaklaşması ile sırtını küvete yasladı ve gözlerini kapattı. Jungkook, Taehyung'un bu hareketine dişleri ile kocaman gülümsedi.
Jungkook
Benden korkuyor musun?
Taehyung
Hayır... Ben... Sadece...
Jungkook, Taehyung'un kulağına doğru yaklaştı. Artık Taehyung'un üstüne çıkmıştı ve penisi Taehyung'un karnına değiyordu.
Jungkook
Peki ya bu kadar yakın olsaydım?
Jungkook'un kulağına fısıldaması ile Taehyung'un karnı kasıldı. Jungkook'un penisi karnına sürtündü. Taehyung sessiz bir şekilde inledi. Jungkook biraz geri çıkıp Taehyung ile gözlerini kenetledi. Taehyung'un yanakları kıpkırmızı olmuştu. Jungkook eliyle Taehyung'un çenesini tuttu ve baş parmağı ile Taehyung'un dudağına dokundu. Taehyung Jungkook'un yaptıkları ile daha çok gerildi.
Jungkook
Benden korkma. Sana zarar vermeyeceğim.
Jungkook gülümsedikten sonra havlusunu alıp kuvetten çıktı. Kapıdan cıkarken omzundan Taehyung'a baktı.
Jungkook
Benim yatağımda uyuyabilirsin. İyi geceler.
Ardından banyodan çıktı. Taehyung bir süre daha hareket etmeden durdu. Ardından hızlıca yıkandı ve kuvetten çıktı. Kurulanıp üstünü giydi. Jungkook'un bedeni Taehyung'dan daha büyük olduğu için kıyafetler Taehyung'a büyük büyük olmuştu. Taehyung banyodan çıktı. Evde bir ses yankılanıyordu. Sanki birisi dövüşüyormuş gibi. Taehyung sesin geldiği yöne doğru gittiğinde Jungkook'u gördü. Jungkook güçlü bir şekilde karşısındaki asılı şeye vuruyordu. Jungkook gerçekten çok iyi görünüyordu. Taehyung durup Jungkook'u izlemeye başladı. Jungkook aniden durdu ve Taehyung'un olduğu yere baktı. Taehyung Jungkook'un onu görmesi ile irkildi.
Taehyung
Şeyy... Ben... Odanın yerini sorucaktım. Ev fazla büyük, odanı bulamadım.
Jungkook
Seni götürmemi ister misin?
Taehyung
Olur...
Jungkook, Taehyung'un önünden geçerek uzun koridorda yürümeye başladı. Bir süre yürüdükten sonra sonunda bir odaya geldiler. Odanın içi gerçekten çok güzeldi. Kırmızı; siyah tülleri olan büyük bir yatak, beyaz bir halı, siyah bir gardrop ve siyah aynalı bir komidin vardı.
Jungkook
İşte odam burası. İzninle antrelmanıma devam edicem. Sana iyi uykular.
Taehyung
Teşekkürler.
Jungkook, odadan çıkınca Taehyung yatağa doğru ilerledi ve uzandı. Yatak gerçekten çok rahattı. Taehyung yatağın rahatlığına kendini saldı ve kısa süre sonra da uyuyakaldı.