Taehyung yine Jungkook'un yatağında uyandı. Üstünde bu sefer beyaz bir gömlek vardı. Oda Jungkook'un du ve Taehyung'a çok büyük olmuştu. Taehyung aşağıya indi. Evi dolaştı ama Jungkook'u bulamadı. Tam o sırada kapı çaldı.
Patron
Jungkook! Kapıyı aç! Evde olduğunu biliyorum.
Taehyung yabancı bir ses duyunca korktu ve olduğu yerde kalakaldı. Daha sonra kendine geldi ve Jungkook'un daha önce göstermiş olduğu yere gidip saklandı. Jungkook'un patronu vazgeçmiyor, kapıyı kırarcasına çalıyordu. Jungkook'un patronu kapıyı çalarken merdivenlerden biri çıkıp geldi.
Gelen kişi
Yavaş, kapıyı kırıcaksın.
Patron dönüp gelen kişiye baktı. Bu Jungkook du. Elinde alışveriş posetleri ile eve dönüyordu.
Jungkook
Ne o? Buraya haklı olduğumu söylemeye mi geldin?
Patronu mahçup bir şekilde Jungkook'un yüzüne baktı. Haklıydı çünkü. Taehyung zararsızdı. Sadece yanlış zamanda yanlış yerdeydi.
Patron
Haklıymışsın. O çocuk gerçekten de zararsız biriymiş.
Jungkook "ben demiştim" dercesine gülümsedi.
Patron
İyide sen bunu nerden biliyordun?
Jungkook
O kadar çok kişi öldürdüm ki bir kişinin zararsız mı yoksa zararlı mı olduğunu gözünden anlayabilirim. O gün galada onu bu yüzden vurmadım. Bana kötü biri gibi gelmedi.
Patron
Haklıymışsın Jeon. Eğer istersen benimle çalışmaya devam edebilirsin.
Jungkook
Üzgünüm patron ama bana güvenmeyen biriyle çalışamam.
Jungkook evinin kapısını açtı ve içeri girdi. Patrona el salladıktan sonra kapıyı kapattı.
Patron
NE YANİ İSTİFA MI EDİYORSUN? SENİNLE YAPABİLECEĞİMİZ DAHA ÇOK İŞ VARDI.
Jungkook kapının ardından yüksek sesle konuştu.
Jungkook
Üzgünüm ama gitmen gerek. Hoşça kal...
Patron pişmanlık ile evin önünü terk etti. En iyi adamlarından birini kaybetmişti. Hatta tek iyi adamını kaybetmişti. Jungkook ise Taehyung'u korumak için elinden geleni yapıcaktı. O yüzden artık insanları öldürmicekti. Tabi gerekli olmadıkça...
Jungkook aldıklarını yerleştirirken Taehyung geldi. Jungkook yine hızlıca silahını alıp nişan aldı. Taehyung bu sefer sakindi çünkü onu vurmayacağını biliyordu.
Taehyung
Sadece benim...
Jungkook derin bir nefes alıp silahı arkasına koydu.
Jungkook
Bu şekilde karşılaşmayı bırakmalıyız bence.
Taehyung
Benim hatam. Affedersin.
Jungkook
Sorun degil. Ne zaman uyandın?
Taehyung
Ahh biraz oldu. Bir adam geldi kapının önüne. Bende saklandım.
Jungkook birden Taehyung'un adının temize çıktığını hatırladı. Eğer ona bunu söylerse gider miydi? Jungkook onun gitmesini hiç istemiyordu.
Jungkook
Aslında o adam kapının önündeyken geldim.
Taehyung
Kimdi o? Beni öldürmeye mi gelmiş?
Jungkook
Hayır, gelen kişi benim patronumdu.
Jungkook işini bırakıp sandalyeye oturdu. Taehyung'a da oturması için işaret etti. Biraz düşündükten sonra konuşmaya başladı.
Jungkook
Bugün gitmediğin işten ne kadar alıcaktın?
Taehyung
Yaklaşık 10.000 dolar.
Jungkook
Sana o parayı vericem.
Jungkook bir çek yazdı ve Taehyung'a uzattı.
Taehyung
Ahh bunu alamam. Sen benim hayatımı kurtardın. Hem bu parayi neden veriyorsun ki?
Jungkook
Artık takip edilmiyorsun. Patronum geldi ve adının temize çıktığını söyledi. Hayatına devam edebilirsin. Bugün kaybettiğin parayı veriyorum.
Taehyung çeki Jungkook'a doğru ittirdi.
Taehyung
Ama ben yinede bunu istemiyorum.
Jungkook, Taehyung'un gideceğini düşünüyordu. O yüzden Taehyung'u hiç dinlemiyordu.
Taehyung
Sadece burda kalsam olmaz mı?
Jungkook
Evet tabikide gidebilirsin.
Taehyung
Jungkook? Beni dinliyor musun?
Jungkook kafasını kaldırıp Taehyung'a baktı. Taehyung Jungkook'a gülümsüyordu.
Jungkook
Efendim?
Taehyung
Sana gidebilir miyim demedim ki. Burda kalabilir miyim dedim.
Jungkook şaşkın bir şekilde Taehyung'un yüzüne baktı.
Jungkook
Burda mı kalmak istiyorsun?
Taehyung tatlı bir şekilde kafasını salladı. Jungkook hala çok şaşkındı. Ne diyeceğini bilmiyordu.
Taehyung
Ama istemiyorsan gidebilirim
Taehyung, Jungkook'u denemek için kapıya doğru gitmeye başladı. Jungkook hızlıca Taehyung'un bileğini yakaladı. Taehyung arkası dönük bir şekilde gülümsedi. Sonra Jungkook'a doğru döndü. Jungkook Taehyung'un belini kavradı ve kendine doğru çekti. Bedenleri birbirine değdi.
Jungkook
Aslında gitmeni istemiyorum.
Taehyung
O zaman kalıyım.
Taehyung, Jungkook'un dudaklarına doğru yaklaştı.
Jungkook
Sana aşık oldum Kim Taehyung.
Taehyung
Bende öyle Jeon Jungkook.
Jungkook, Taehyung'un dudaklarına yapıştı ve bir süre öpüştüler. Nefes almak için durup alınlarını birbirlerine yasladılar. Jungkook birden Taehyung'u kucağına aldı ve dönmeye başladı. Taehyung da sıkıca Jungkook'u tuttu.
Taehyung
Ahh dur! Başım döndü!
Jungkook durdu ve kafasını kaldırıp Taehyung'a baktı. Taehyung da kafasını eğip Jungkook'a baktı ve gülmeye başladılar. Taehyung, Jungkook'un dudağına küçük bir öpücük kondurdu.
Taehyung
Biliyor musun? Acıktım...
Jungkook
Bende öyle.
Jungkook, Taehyung'u kucağından indirdi ve birlikte mutfağa yürüdüler.
Jungkook
Ne yemek istersin?
Taehyung
Marifetlerini göster bakalım.
Jungkook gülümsedi ve Taehyung'u kaldırıp tezgaha otutturdu. Daha sonra birlikte yemek yapıp yediler. Birlikteyken çok eğleniyorlardı ve bu anların bitmesini hiç istemiyorlardı. Göz göze geldiklerinde gözleri birbirine kenetleniyordu. Yanlarında bomba patlasa duymazlardı. Birbirlerine olan aşkları vakit geçirdikçe daha çok büyüdü. Ve sonsuz aşkları böylelikle başlamış oldu.
Aradan bir kaç hafta geçti. Jungkook artık adam öldürmüyordu. Kiralik katil işini bırakmıstı. Taehyung ile güzel ve mutlu bir hayat yaşıyorlardı. Tabi Jungkook'a göre. Taehyung'a göre ise hayat bir zindandı. Jungkook çok çabuk kıskanıyor, dışarı çıktıklarında kavga etmeden eve dönmüyorlardı. Taehyung her eve döndüklerinde önce büyük bir azar işitiyor, Jungkook sakinleşince de yaralarını temizliyordu. Bir gün Taehyung artık dayanamayacağını anladı ve Jungkook'a not bırakıp evi terketti.