İki gündür şehrin dışındaki ormandaydım burada meyve ot avlayabildiğim Sincap gibi şeyleri yiyordum ilerde bir akarsu var dı oradan suyumu karşılıyordum ve ağaçta uyuyodum belime ağrılar girsede hayata kalmak için mecburdum en azından zombileri bedenimi parçlamasından iyidi
Elimde bulunan baltanın başı sağlam değildi eski ve paslıydı zaten bir silah bulmalıydım ormanı ve ormandaki evleri dolaşıyordum içlerinde intahar etmiş insanların cesetleri vardı
Artık bu kokuyu solumaktan bıkmıştım az ilerde bir ev daha vardı İçeri girdim evin penceresini kırmak zorunda kaldım ama
problem değildi evi aramaya başladım ve içerde on mermisi olan bir çifte buldum hemen onu yanıma aldım çok iyi ve işe yarardı benim için. Evi biraz daha aradım dolaplara baktım dolapların içersinde konserveler bulmuştum yüksek ihtimalle hayata kalabilmek için depolamışlardı ve sonra vazgeçip kendi kafalarına sıkmışlardı

bulduğum şeyleri hemen
Çantama doldurup evden çıktım ve yürümeye başladım hava kararmaya başlamıştı ama ben yürümeye karalıydım hayata kalan insanları bulmalıydım yada bir sığınak daha güvenli bir yer artık gece tam olarak çökmüştü ortalığı kuş sesleri yerine baykuş sesleri ve Kurt ulumaları almıştı el fenerim yoktu yola devam etmek çok tehlikeli olurdu hemen ilk bulduğum ağaca tırmanmaya başladım sırtım ağır çantayı taşıdığım için ağrıyor
ayaklarım ise yol yürümekten çatlıyordu çok yorgundum uyumadan önce ormandaki evlerden bulduğum
konservelerden birini açtım fasulye konservesiydi yemeye başladım karnım doyduktan sonra ağacın gövdesine sırtımı dayadım ve ağacın dalından ayaklarımı sarkıtım ve uyumaya başladım Sabah olmak üzereydi güneşin ışıkları ufuktan görünüyordu Çantamı sırtlayıp yola koyuldum yolun ilersinde bir araba görünüyordu belli ki çok önceden sürücüleri yenmişti
ve etrafında bir düzine zombi vardı beni fark etmişlerdi ve üzerime doğru koşuyorlardı geçenki evde bulduğum tabancayı çıkardım içersine önceden mermi doldurduğum jarjörü taktım
silahın emniyetini kapattım atışlarım iyi değildi önceden atış talimi yapmalıydım üzerlerine beş el ateş ettim ikisi boşa gitti
Kafalarına nişan almaya çalışıyordum silah seslerini duyan bir grup zombi daha gelmeye başladı her tarafımı kuşatmışlardı
açıkçası kaçıcak bir yerim yoktu paniklemeye başlamıştım
Korktukça ateş etmeye ateş ettikçe onlar bana dahada yaklaşmaya başlıyordu ve sonra birden araba sesleri duymaya başladım iki araba etrafımdaki zombileri ezmeye başladı
sanırım hayata kalan bir gruptu yaklaşık on kişilerdi zombileri haklamışlardı ve arabalar durdu içinden siyah siyah saçlı uzun boylu iri yarı bir adam çıktı diğerleri arabanın içinden çıkmadılar
sanırım bunlar iki aileydiler önceden birbirlerini bulmuşlardı
ve Korkudan nefes nefese kalmıştım sakinleşmek için iki dizimin üzerine çökmüş adamın yüzüne bakıyordum
ve adam beni ayağa kaldırmak için elini uzattı ve ismimi sordu
---Benim adım Furkan yan senin
adın ne
-------SERDAR