(Oğuz'dan)
"Sana bir sorum var ve sadece cevap ver!" diye bağırdım Yaprak'ın suratına. Bana anlamsız bakıyordu. Başını bekliyorum söyle der gibi salladı. "O adamdan çocuğun mu var?" dediğimde Yaprak ne diyorsun sen der gibi bakmıştı. Sonra "Ne diyorsun sen! Sen beni ne ile suçluyorsun?" diye hafiften sesi kırgınlıktan boğuk çıkmıştı. "O adam bana 'Yaprak galiba bizim çocuğumuz olduğunu söylememiş.' dedi bana." dediğimde 'nasıl buna kandın?' der gibi bakıyordu. "Ve sen buna inandın mı sevgilim?" dediğinde kendime küfürler ettim içimden. O pisliğin beni manipüle etmesine nasıl izin verdim? Yaprak bana "O dudağındaki ruj izi ne? Bir daha sormayacağım." dediğinde n e diyeceğimi bilmiyordum. Sözüme başlamadan önce dudaklarına bir öpücük kondurdum. Ve sonra "Sen çıktıktan sonra, Ceren girdi içeri ve beni...ve beni öptü. Ben ondan kurtulur kurtulmaz yanına ge-" dememe kalmadan yanımdan hızlıca ayrıldı. Yanına gitmeye cesaretim yoktu.
(Yaprak'tan)
Ah s*r*f*iz ona arkadaş dedim Diğer arkadaşımızı öldürdü sonra, benim sevgilimi, şey yaptı işte. Bir dakika orada. Evet hain orada. Hemen yanına gittim. "Selam Yapra-" demesine bırakmadan yakasına yapıştım. "Sen, benim sevgilimi, öptün öylemi?! Senin gibi bir şe**fsiz in selamını almam!" derken gözümden ateş saçtığıma emindim. Onu tokatlamaya başladım. Bir de selam veriyor!
Yüzü gözü kanlar içinde kalana kadar onu dövdüm.
HAHAHAHAHAHAH
Gittikçe pskopatlaşıyorum galiba.






