AVM’nin sessiz köşesinde, Mert Derin’i kendine çekti ve dudaklarını Derin’in dudaklarından ayırmadan fısıldadı: “Bazen sertim, bazen cüretkar… ama hepsi sana özel.”
Derin: “Mert… ben… inanılmaz utanıyorum.”
Mert, hafifçe gülümseyerek: “Evet… ama sen de bunu seviyorsun. Biliyorum. Ve ben hep böyle olacağım.”
Mert’in vücut dili, sertliği ve cüretkarlığı Derin’i hem utandırıyor hem de onu kendine daha çok bağlıyordu.