İçeriğe geç

Saklı Koordinatlar

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Saklı Koordinatlar

Bölüm 1

Patlamadan Önceki Son Kare

Şırnak'nın bunaltıcı yaz sıcağı, terk edilmiş fabrikanın paslanmış duvarlarına çarpıp geri dönüyordu.

Liva Demir, kamerasını göz hizasına kaldırırken alnında biriken terleri umursamadı. Yıllardır savaş bölgelerinde, afet alanlarında ve suç mahallerinde fotoğraf çekmişti. Ancak bugün bulunduğu yer farklıydı.

Karşısındaki bina yıllar önce kapatılmış eski bir mühimmat deposuydu.

Yanındaki ekip lideri haritalara bakıyordu.

"Son çekimleri alalım. Sonra çıkıyoruz."

Liva başını salladı.

Kameranın vizöründen binaya baktı.

Sessizlik vardı.

Rahatsız edici bir sessizlik.

Parmağı deklanşöre bastığı anda uzaktan motor sesleri duyuldu.

Siyah araçlar.

Hızla yaklaşan araçlar.

"Ekip lideri, burada bir hareketlilik var."

Adam dönüp baktı.

Tam o sırada kulaklıklarından bir ses yükseldi.

"Derhal bölgeyi boşaltın!"

Ses panikle bağırıyordu.

"Neden?"

Cevap gelmedi.

Sadece tek bir kelime duyuldu.

"Bomba!"

Liva'nın kalbi bir anda hızlandı.

Ne olduğunu anlayamadan binanın arka tarafında silahlı birkaç kişi belirdi.

Ardından her şey saniyeler içinde gerçekleşti.

Önce kırmızı bir ışık.

Sonra kulakları sağır eden bir patlama.

Yerin sarsıldığını hissetti.

Camlar havaya uçtu.

Beton parçaları etrafa saçıldı.

Patlamanın şiddetiyle Liva yere savruldu.

Kamerası elinden fırladı.

Kulaklarında uğultu vardı.

Nefes almakta zorlanıyordu.

Etrafını toz bulutu kaplamıştı.

Ayağa kalkmaya çalıştı fakat üzerine düşen beton parçası bacağını sıkıştırmıştı.

Canı yanıyordu.

"Lanet olsun..."

Çevrede çığlıklar yükseliyordu.

İkinci bir patlama sesi duyuldu.

Bu kez çok daha yakından.

Tavanın bir kısmı çöktü.

Liva korkuyla geriye çekilmeye çalıştı.

Ama hareket edemiyordu.

Tam o sırada yoğun dumanın içinden siyah üniformalı biri belirdi.

Yüzü yarı maskeyle kapalıydı.

Elinde saldırı tüfeği vardı.

Keskin bakışları bir saniyede ortamı taradı.

Özel tim.

Adam doğrudan ona yöneldi.

"Duyabiliyor musun?"

Sesi sertti.

Emir verir gibiydi.

Liva başını salladı.

"Sanırım..."

Adam çömelip beton parçasını kaldırmaya çalıştı.

Kasları gerildi.

Beton birkaç santim hareket etti.

"Çek ayağını."

Liva denedi.

Acı yüzünden dişlerini sıktı sonra yaptığı saçma denemeyi farkedip ona baktı ciddi misin dercesine

"Kafan mı güzel nasıl çekebilirim ayağımı?"

Adam tek hamlede betonu kenara itti.

Ardından kolundan tutup ayağa kaldırdı.

"Yürüyebiliyor musun?"

"Evet."

"Yalan söyleme."

Liva ona ters ters baktı.

"İyiyim."

Adamın gözlerinde kısa süreli bir sabırsızlık belirdi.

"O zaman koş."

"O kadar da değil be adam"

Üçüncü patlama binayı yeniden sarstı.

Tavan tamamen çökmeye başladı.

Adam hiç düşünmeden Liva'yı kendine çekti.

Başını korumak için kolunu onun üzerine kapattı.

Beton parçaları etraflarına düştü.

Toz bulutu her yeri kapladı.

Liva ilk kez yüzünü net görebildi.

Soğuk.

Mesafeli.

Sert.

Sanki duygularını yıllar önce bir yere gömmüştü.

Adam telsizine uzandı.

"Şahin-1 konuşuyor. Bir sivil buldum. Çıkış noktasına ilerliyorum."

Karşı taraftan ses geldi.

"Karan, bölge temizleniyor. Hemen çık."

Karan.

Demek adı buydu.

Adam hiç vakit kaybetmeden Liva'nın kolunu tuttu.

"Benimle gel."

"Bekle, kameram—"

"Boş ver kamerayı."

"Ama içinde—"

"Cidden şuan derdin lanet olası bir kemaramı?"

Derin nefes verip

"Hayatta kalırsan yenisini alırsın."

Liva istemeden sustu.

Birlikte çöken koridorlardan geçtiler.

Alevler giderek büyüyordu.

Sonunda çıkış kapısına ulaştıklarında arkalarında kalan bina büyük bir gürültüyle tamamen çöktü.

Liva dönüp baktı.

Dakikalar önce içinde bulunduğu yapı artık bir enkaz yığınından ibaretti.

Nefesi kesildi.

Karan ise hiç etkilenmemiş gibiydi.

Çevre güvenliğini kontrol ediyor, timine emirler veriyordu.

Tam ayrılmak üzereyken Liva seslendi.

"Hey."

Adam döndü.

"Ne?"

"Hayatımı kurtardın."

Karan'ın yüzünde en ufak bir değişim olmadı.

"Sadece görevimi yaptım."

Sonra arkasını döndü.

Ve yürüyüp gitti.

Liva onun uzaklaşan siluetine bakarken garip bir hisse kapıldı.

Çünkü içgüdüleri ona bunun son karşılaşmaları olmadığını söylüyordu.

Henüz bilmiyordu.

O patlama yalnızca bir başlangıçtı.

Ve o enkazın altında saklanan sırlar, hem onun hem de Karan'ın hayatını geri dönülmez şekilde değiştirecekti...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.