Bölüm 1
Sabahın erken saatleriydi ,gözüme bir gram uyku bile girmemişti .Heycandan tüm gün ayakta kalmıştım yinede yorgunluğun zerresini bile hissetmiyordum .Bu gün benim için ve ailem için büyük bir gündü ve ben bunu batırmamak için elimden ne geliyorsa hayır daha fazlasını bile ortaya koyacağım . Los Angeles eyaletine gidip EN İYİ BALERİN ünvanlarından birini mutlaka kazanacağım .Bunu başaracağım !
-Laura Beck ! uyan artık yoksa yarışmaya katılamadan kaybediceksin .
-Sorun yok anne ben uyanalı baya oluyor çoktan hazırlandım bile .
-Kahvaltıya bekliyorum ,çabuk aşağıya insen iyi olur!
-Emriniz olur Agnes Beck ...
Aynanın karşına geçip son kez saçlarımı düzeltmeye başladım ...
Normalde kahvaltı yapmayı çok seven bir insan değilim ,genellikle kahvaltıya ayıracağım vakti uykuya ayırmayı tercih ediyorum fakat canım annem Türkiye'ye gittiği bir seheyatte serpme kahvaltı olayını çok sevmiş görünüyor ve ailecek serpme kahvaltı ritüellerimiz olmaya başladı .(ritüel diyorum çünkü bunu sadece önemli bir günün öncesinde yapıyoruz ,sonuçta hangi insan sabahın köründe uyanıp kahvaltı hazırlanmaya katlanabilir ki ; en azından ben katlanamam.)
-Laura!
Owww aman tanrım işte bu gerçekten kullaklarımı mahvetti ...
Aynadaki görünüşüme son birkez daha bakıp hızla merdivenlerden aşağıya inip yemek salonuna doğru ilerledim ve evet herzaman ki gibi mükkemmel gözüküyordum . Kim benim gibi bir güzelliğe karşı gelebilirdi ki ...
AHHHĞĞĞ ! kafama yediğim terlikle kendime övgüler dağıttığım hayal dünyamdan uzaklaşıp gerçek dünyaya... annemin sinirden etrafa kara dumanlar saçtığı dünyaya geri döndüm kısaca .
Aman tanrım anne ne yapıyorsun .
- O küçük hayal dünyandan çıkıp şu masaya otur artık.
Derin bir iç çekip masaya oturdum .
- Vay be ! menü yıkılıyor .yumurta , sucuk ,patetes kızartması , zeytin ,peynir,reçel ,bal , ve kaymak evet kaymak ...üşenmeden gidip kaymak mı aldın anne ciddimisin .
- Ye işte sende sorgulama orasını .
Annemin cevap verme şekli o kadar çok çocuksuydu ki gülmeden edemedim .
.................
Enerji patlamasından sonra ailecek yarışmanın yapılacağı yere gitmek içi arabaya bindik .
Can sıkıntımın son zerreleri müzik listemin dibine vurduğumuz vakit sonunda yarışmanın yapılacağı yere gelmiştik .Tanrıya şükürler olsun!
İçeriye girdiğimde,tarihi bir bale salonunda ;yüksek tavanlı odada eski taş duvarlar ve büyük pencereler gözüme çarpıyordu .Tarihi avizeler ışık saçıyor , salonu adeta gizemli bir atmosfere bürüyordu .Eski dönem bale salonlarının o büyüleyici havasını iliklerime kadar hissedebiliyordum .
Jürilerin yarışmanın beş dakika içinde başlayacağını söylediğinde ben hala hayal dünyamda büyülenmekteydim...Fakat üçüncü duyuru yapıldığında hayal dünyama veda etmek durumunda kaldım .Kendimi bu büyülü atmosferden tamamen soyutlamayı başardığımda rakiplerime yönelip onları incelemeye başladım .
Rakiplerimi gözlemlemeye başladığım sırada çoğu balerinin şimdiden ısınma hareketlerini yarıladığını fark ettim.Benimde ısınma hareketlerine başlamam gerekiyordu fakat başlamadan önce rakiplerimi biraz daha incelemeye karar verdim ...
Genel olarak rakiplerim beni tam olarak zorlayamazlardı fakat gözlemlediğim kadarıyla Adel ve Annabel bana ter döktürücek gibiydiler. Nasıl bir performans sergileyecekler emin değilim fakat ısınma haraketlerinde ki Port de bras ,flex ve plie gibi harketleri o kadar kusursuz ve zarif bir şekilde sergilemişlerdi ki hayranlık duymamak gibi bir şey imkansızdı .Jürilerin gözleri bile o ikisinden başkasını görmüyordu ,anlaşılan o ki bu gün iyisinin de iyisi olmak zorundaydım !
O sırada annemin fighting ! diyerekten beni cesaretlendirmeye çalışan sesini duydum .Nazikçe gülümseyip yerde duran çantamı alıp giyinme odama doğru ilerledim ...
Kıyafetlerimi giydikten sonra aynada son kez kendime baktım.Zaten toplu olan saçlarımı bir kez daha kontrol edip bekleme alanına geçtim .Ben altmış katılımcı arasından kırkıncı katılımcı olduğum için hala vaktim vardı o yüzden yavaş yavaş ısınma hareketlerine odaklandım. Bacaklarımı önce biraz rastgele hareketlerle ısındırdıktan sonra asıl ısınma hareketlerine geçtim. Port de bras haraketiyle başladım ; ayaklarımı altıncı ve yedinci pozisyona uyacak şekilde ayarladıktan sonra kollarımı öne ve arkaya götürdükten sonra başımı diz hizasına gelecek şekilde eğdim .Daha sonrasında Port de bas haraktini flex hareketiyle birleştirip ısınma hareketlerine devam ettim ...
Nihayet ısınma hareketleri mi bitirdim .Hızlıca eşyalarımı toplayıp yarışmanın yapıldığı sahneye doğru ilerledim ,anlaşılan on ikinci katılımcı performansını sergilemeyi yenice bitirmişti. Ondan sonra sahneye kimin çıkacağını anlamak için yarışma pistinin hemen üzerinde yer alan ana ekrana baktım .13 numara Adel Aytaş yazıyordu .
Tüm ciddiyetimi toparladım ve önümde duran rakibime tüm dikkatimle odaklandım .Şarkının başlamasıyla Adel hızını dengeleyerek kuğu kadar zarif , bıçak kadar keskin adımlarıyla adeta bizlerin görebileceği fakat herkesin anlayamayacağı görsel bir şölen sunuyordu .Geçen birkaç dakikanın ardından Adel'in performansı bitmişti ve ondan sonrada Annabel denilen kız performansını sergilemek için sahnedeki yerini almıştı Adel'in ki kadar kusursuz olmasa da güzelliği ve çevik hareketleriyle bale hareketlerindeki belirgin kusurlarını geri plana atmaya başarıyordu .O da en az Adel kadar fevkaledeydi...
Geçen saatlerin ardından sıra çoktan bana gelmişti aslen bu kadar yarışmacının ardından sıranın bu gün içerisinde bana gelmesi olanaksız olmalıydı fakat herkes bir bale gösterisini kısaltarak belli bir dakikada sadece en ölümcül kısmını sergileyerek gösterisini tamamlıyordu. Bu benimde çok iyi bildiğim " ya hep ya hiç" taktiğiydi.
LAURA BECK
JURİ : LAURA BECK !
Jürilerin adımı anons ettiğinde kalbimin ritmik hareketleri bile çoktan kontrolden çıkmıştı .
Annemin amuzlarıma sertçe dokunup "neyi bekliyorsun " demesiyle ayaklarımın kontrolünü yitirdim,irademin çoktan bedenimi terk ettiğinin farkındaydım fakat yinede uzun ve büyük adımlarla sahneye doğru ilerledim her adımım da kalbim bir kez daha atıyordu bir kez daha uçurumun kenarına doğru ilerliyordum .Bu gün burada ya düşecektim yada tekrar var olacaktım.
Sahneye çıkmıştım, korkumu çoktan bir köşeye fırlatmıştım tek yaptığım jürilerin herkese sordukları gibi bana da performansımın ne olduğunu sormalarını beklemek olmuştu .
JÜRİ : Bizlere neyi göstereceksin Laura .
Derin bir nefes aldım ,sertçe yutkundum ; suratıma bana her daim yakışan gülümsememi yerleştirdim "FINDIKKIRAN BALESİNİ SİZLER İÇİN SERGİLEYECEĞİM"
Jürilerin gözleri şaşkınlıkla parıldamıştı " zor bir gösteri , dikkat ister , hattaya yer yoktur "
"emin misin ?"
"eminim "
"pekala sahne senin "
Kendimi rahat hissedeceğim bir pozisyonda kollarımı göğsüme yakın bir hizaya getirerek bacaklarımı belli bir açıda açıp üçgen bir aralık bıraktım ve kulaklarıma dolan zarif ve içten bir melodiyle dansımı ortaya serdim...
Bale benim için her daim özgür hissetmemi sağlayan gökyüzünü ayaklarımın altına seren bir yol olmuştur ; benim için sadece bir dans değil ,mutluluk ,acı ,hüzün, özgürlük her şeyi içinde barındıran konuşamadığım da nefes alamadığım da pes ettiğimde beni tekrar ayağa kaldıran şeydi bale .
kafamdaki düşüncelerimi bir köşeye fırlattım; odaklandım , odaklandıkça hırslandım.. kollarımı adeta kuşların kanatları gibi açtım bu hareketimle sevginin melodisini gökyüzüyle buluşturdum .sonra yavaşladım daha da yavaş adımlarla hüzün dolu melodiyi dansımla harmanladım içimden geçen acıyı sessizce kollarım ve bacaklarımla dile getirdim . Gözlerimi bir kez daha araladım .Jüriler , seyirciler ve annem olmak üzere herkesin gözleri dopdolu olmuştu evet bu benim performansımın bitişiydi ...
sahnedeyken seyircilerin arasından annemi ararken sahne ışıklarının baskın olduğu noktaya istemsizce baktığımda yunan tanrılarını aratmayacak yakışıklı bir adamla göz göze geldim .
Yanaklarımın kızardığını hissediyordum daha fazla utanmamak için gözlerimi kaçırıp sahneden indim fakat onun kim olduğunu bilmemek beni çok üzmüştü .
JÜRİ:
LAURA BECK 'İN hareketleri adeta bir kuğunun zarafetiyle doluydu .Her adımında zarafeti belli oluyordu .Bu bale stüdyosunda ona verilen öz güven ve karalılık düşüncesi bile zaten onu zirvenin son noktasına taşıyabilecek kadar kuvvetliydi .Sahnedeki performansıyla bizleri yani jürileri büyülediği gibi seyircileri de büyülemişti .Fakat işi oldukça zordu ...
Ne kadar harika olsa da henüz hiçbir şey belli değildi . Çünkü henüz sonuçlar açıklanmamıştı ,üstelik sonuçların açıklanma tarihi askıya alınacak gibi duruyordu...
1