“İnsanları bilirsiniz peki herkesin karanlığına gömüldüğü geceyi? İnsanların asıl içini döktüğüdür gece, belkide kendilerine bile yalan söyledikleri için utanmış, geceye haykırmışlardır herşeylerini.”
diye yazdım kağıda kendimden emin bir şekilde
”Herkes konuştuğunda ben kendi suskunluğuma gömülüyorum.Bir suskunluk ile başlıyorum çığlığıma” dedim.
“Konuşurken çözemediğimiz herşeyi sessizliğimiz ile bitirmeye başladığımızda ölüm sessizliğine büründüğümüzü söylerler. Ama ölmek toprağın altında yeniden doğmaktır. Lakin sessiz çığlıklarımız gecenin küllerinden yeniden doğmaktır. Söyle bana savaşçı ölerek doğmak mı?-ki bu bir intikam değildir-
Yada sessizliğin ile gecenin küllerinden yeniden doğmak mı?-Ve bu sefer intikamın karanlığa gömülmüş sessiz çığlıklarını yeniden aydınlığa çıkartacaktır..” dediğinde soluğum kesilmiş bir şekilde onu dinliyordum.
“Karar senin Savaşçı”