İçeriğe geç

Şair Kasabası

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Şair Kasabası

Bölüm 1

1. Bölüm

“Sanırım ilk kıta oldu.” diye düşündü Selim. Elindeki defterde karalanmış onlarca satır arasından bambaşka konumlarda bulunan dört tane satırı almış ve birleştirmişti. “Her kıta için bu kadar uğraşmaya değer umarım.”

Kendi kendine konuşmalarını yakın arkadaşı Berk bozdu. Elinden defteri alan Berk, Selim’in karalamalar ve yazılar doldurduğu şeye baktı.

“Ben seni buraya ne diye getiriyorum, sen ne yapıyorsun böyle?” Elindeki defteri bir suçta kullanılmış bir alet gibi, bir delil gibi tutarak dikildi.

“Sana başından beri gelmek istemediğimi söylemiştim.”

Berk gözlerini kısarak kendini zorlarken, yazılanları okumaya çalıştı.

“Kim bilebilir? Bugün bile ölebilirim; yarın ecel gelirse onunla gidebilirim. Gerçekten mi? Depresyondan çıkmaya niyetlenmez misin sen hiç?”

“Depresyon şairliğime iyi geliyor.” Ani bir manevrayla defteri kaptı. “Hem yanlış okudun. Bu bir dörtlük ve sıralamayı mahvettin.”

Söyleyeceksen söyle, dök bana içini

Yarın ecel gelirse onunla gidebilirim

Gözyaşın bırakmasın yanağında izini

Kim bilebilir? Bugün bile ölebilirim

“Böyle okunuyor.”

Berk derin bir iç çekti. “Peki, peki.” Pes etmiş bir edayla elindeki mineral suyu şişesiyle Selim’in yanına oturdu.

“Biliyorsun, bugün şu kızla bir randevum var.”

“Hangi kızla?”

“Dün sen kitap okurken sana anlattığım. Beni dinlemiyor muydun yoksa?”

“Ha, evet. Hatırladım.”

“Yalan söylüyorsun değil mi?”

“Plajdayken yanında takla atıp etkilemeye çalıştığından bahsettiğin kız işte. Sonra düştüğünden sana çok gülüp seni tatlı bulduğundan bahsetmiştin.

“BİLEREK DÜŞMÜŞTÜM!” Berk derin bir nefes aldı. “Her neyse. Bugün akşam kayalıkların oradaki bir kafede buluşmak istedi. Ve…”

“Ve ne?”

“Bir arkadaşı daha varmış ve kız seninle tanışmak istiyormuş.”

“Yok hayır…”

“Bir dinle…”

“Ben böyle iyiyim. Sadece zorla bu tatil beldesine gelmeyi kabul ettim. Dilek hakların bitti dostum.”

“Seni araba kazasından kurtardım. Hem de 2 kere!”

“ONLAR ÇARPIŞAN ARABALARDI!”

Berk ayağa kalktı. Ellerini masum olduğunu göstermek için iki yana açtı.

“Bak bunu tahmin etmiştim o yüzden kıza, arkadaşına göstermesi için ikimizin olduğu bir fotoğraf attım. O da bana yolladı. Ben de sen reddedersin diye kızı çok beğendiğini, onunla tanışmak istediğini söyledim.”

“Ben böyle bir...”

“Evet, söylemedin ama birinin senin kıçını kaldırması gerekiyordu. Kız çok sevinmiş ve eğer bu akşam benimle gelmezsen kızın kalbini kıran kesinlikle sen olacaksın.”

Selim uzun uzun Berk’e bakakaldı.

“Bu bakışı evet olarak kabul ediyorum.”

Selim eline geçen tüm yastıkları, evden ayrılmadan önce kendisinin toplayacağını bilerek Berk’e fırlatmaya başladı. Bu Berk’in sodasını dökmeden koşmaya çalışması ve kör maymun gibi tuhaf hareketler yapmasına yol açtı.

Berk geldiğinde açık olan kapıdan çıkarak salonu terk etti ve kapıyı kapattı. Bir dakika bile geçmemişti ki kapıyı geri açtı ve kafasını uzattı.

“Sana kızların yolladığı fotoğrafı gönderdim. Bakars…” Daha lafını bile bitirmemişken kafasında bir yastık patladı. Mağlup bir düşman gibi sessizce aralıktan tekrar kayboldu ve kapıyı kapattı. Kapının ardından boğuk bir ses duyuldu. “Mavi elbiseli olan kız seninkisi!”

“Aptal çocuk.” diye düşündü. Bir yandan arkadaşının böyle bir şey yapmasına karşı çok sinirliydi ama bir yandan da kendisine yardım etmek istediğini biliyordu. Tek bir sorun vardı. Yardım istemiyordu.

Başarısız birkaç ilişkisine yazın girmesiyle bir tane daha eklenmişti. Her ilişkiye gereksiz değer yüklediği ve sanki her şeyini yitirmişçesine bitirişler yaşadığı için; en yakın arkadaşı Berk, gelecek olan depresyona set çekmeye çalışmıştı. Onu büyükannesinin deniz beldesindeki evlerine getirmişti. Büyükanneleri ve ailesi gelene kadar kendisi ve Selim ile burada kalacaklar, karşılığında da her yaz yapılan temizlik ve bakımları halledeceklerdi.

Kendini mahcup hisseden Selim bu karşılığı verse de Berk’in olayı, daha çok sahilde kızlarla ilgilenmek ve en küçük bir hamleyi devasa bir zafer gibi arkadaşına anlatmaktı. Bu yaz yaptığı ilk başarılı hamleydi bu ve beraberinde Selim’i de sürüklemişti.

“Gitmezsem benim kötülüğümü Berk’e yıkarlar. Benim için bir sorun.” diye düşündü. Ama merak içine salınmıştı bir kere. Zaten gitmeyecekti ama istemeden kırdığı kişinin nasıl biri olduğunu merak etti. Belki onun için üzülecek, belki de bu duygularla empati yapıp bambaşka bir şiir yazacaktı. Elini telefonuna attı. Uygulamaya girdi ve fotoğrafın yüklenmesini bekledi. Saniye bile olmamışken yüklenen fotoğrafa bakakaldı. Siyahlara bürünmüş güzel bir kız vardı ama yanındaki mavi elbiseli kız… Güzel olup olmadığını söyleyemiyordu. Güzeldi elbet ama simasında daha önce görmediği ve bilmediği bir şeyler vardı.

Simsiyah saçları ve tatlı bir yüzü vardı. Teniyse bir efekt olacak kadar beyazdı ama öyle olsa yanındaki yanmış sarışın arkadaşında da beyazlıklar olurdu.

Kıza sadece bakmakla yetindi. Baktıkça baktı.

Kendisi bakışlarıyla kızın tüm hatlarını ezberlerken kapı tekrar açıldı ve vücudu gözükmeyen o sarışın kafa tekrar çıktı.

“Ee? Ne diyorsun?”

“Kaçta demiştin?”

“Beğeneceğini biliyordum. Gördüğüm gibi senin tipi…”

Selim yine yastık fırlatmak için hamle yaptı bu sırada Berk korkudan dilini ısırınca acı bir ses çıkardı. Yastık kalmamıştı.

“Haha! Cefhanen bitmiş.” Konuşmakta zorlansa da durumla dalga geçmekten kendini alıkoymadı. O an ikisi de masada neredeyse hiç kullanılmamış silgiye baktılar.

“OH OLAMAZ!” Bu sefer kafasını veya çenesini vurmadan kaçan Berk, kapının arkasından gayet gürültülü bir tıklama sesi duydu.

Selim iç çekip telefonunu kapattı. Etrafı şimdiden toplamaya başlasa iyi olacaktı. O toplarken kapının arkasındaki boğuk ses yine yükseldi.

“Saat 7’de!”

Selim dağıttığı yerleri düzeltirken aklında ne giyeceği, hangi parfümü sıkacağı gibi şeyler yoktu. Tek bir şey vardı. O da fotoğraftaki kızdı. Siyah saçlı, beyaz tenli, mavi elbiseli o kız.

Bölüm sonu

1 yorum

  • Merhaba, biz Çizgi Yazarlarıyız! Sizi Çizgi'de "kitabını duyurmaya çalışan ve destek arayan yazarlara" yardımcı olmak için kurulan yepyeni discord sunucumuza davet ediyoruz. Sunucumuzda siz yazarlara, yorum, oy ve eleştiri gibi desteklerin yanı sıra diğer yazarlarla arkadaşça sohbetler edebileceğiniz, gerekirse kitap yazarken yardım istediğiniz konularda size el uzatacak olan kişiler bulabileceğiniz bir ortam, okurlara da sevdikleri yazarlarla bir yerde muhabbet imkanı ve etkinlikler, oyunlarla dolu saygılı, eğlenceli bir ortam vadediyoruz! Siz de aramıza katılmak isterseniz lütfen bize dönüş yapın...