İçeriğe geç

Saijun The Revenger

Bölüm 7 · 4 dk okuma

Saijun The Revenger

Bölüm 7

SAMİMİYET

SAMİMİYET

Chaney ve Saijun o akşamdan sonra sınavlara her akşam beraber hazırlanmaya başladılar. Aradan birkaç hafta geçti. Sınavlar bitmişti. İkisi de hiç beklemediği kadar yüksek not aldılar. Ve en sonunda aralarındaki rekabeti bitirmeye karar verdiler. Aniden iki rakipten daha çok kardeşe dönen Saijun ve Chaney’in değişimi açıkça belli oluyordu.

Tekrardan bir gün Chaney ve Saijun teneffüstelerken ders hazırlığı yapıyorlardır. Derslerinin onlara en iyi davranan hoca olan Sebastian’a olduğunu görürler. İçlerini ister istemez bir mutluluk hissi kaplar.

Teneffüs bitip Hoca Sebastian sınıfa geldiğinde yanında bir çocuk daha vardır. Herkes meraklı bir şekilde çocuğa bakar. Sonunda Hoca Sebastian söze başlar: Yanımda görmüş olduğunuz çocuk yeni nakil olan öğrencidir.

Yeni çocuğa dönerek devam eder: Kendini tanıtabilirsin.

Çocuk yeni bir ortama girmenin utancı olmadan kendine güveni var bir biçimde söze başlar.

Yeni çocuk: İsmim Gaki, 16 yaşındayım. İki yıl üst üste sınıfta kaldım. Boyum 1.80, 58 kiloyum. Gördüğünüz üzere saçlarımın yarısı kırmızı, yarısı ise sarıdır. Saçımın sarı tarafında kalan gözüm mavi, kırmızı tarafında kalan gözüm siyahtır. İngilizim. O kadar çok küfretmem, problemlerimi genellikle konuşarak çözmeye çalışırım, inatçıyım fakat yine de barışçıl bir yapıya sahibimdir yani en azından öyle söylerler. Çocukken babamı kaybettim. Herhangi bir kötü alışkanlığım yok.

Hoca Sebastian ise ona göz hareketleri ile Saijun ve Chaney’in bir arka sırasına geçmesini işaret eder.

Gaki, Chaney ve Saijun’un bir arka sırasına giderken Chaney, Saijun’u dürterek ona fısıldar: İlginç birisi gibi gözüküyor, değil mi?

Saijun: Evet fakat içimde ona karşı tarif edemediğim bir his var. Sanki şu an söylediklerinin bazıları yalan bazıları da gerçekmiş gibi.

Chaney: Hadi ama Sai, her biriyle tanıştığında bunu yapıyorsun. Daha onunla tanışıp konuşmadın bile. Biraz fazla önyargılısın.

Saijun: Haklısın, belki de öyleyimdir.

Gaki sırasına oturduğunda defter ve kitaplarını çıkarır. Sınıfta teneffüse kadar Hoca Sebastian dışında hiç kimse bir kelime dahi etmez.

Teneffüs zili çaldığında Gaki’nin etrafında büyük bir kalabalık oluşmuştur. Saijun ve Chaney ise kalabalığın içinden sıyrılarak sıralarından kalkmaya çalışıyorlardı.

Sonunda Saijun sinirle bağırdı;

Saijun: Tamam anladık! Gaki geldi fakat diyorum nefes almamıza da bir izin verseniz?

Kalabalık ani bağırtı ile geri çekildi. Saijun ve Chaney kalabalığın geri çekilmesi ile okulun bahçesine çıktı. Gaki de bu ani geri çekilmeden faydalanarak okul bahçesine çıkmıştı.

Chaney ve Saijun okul bahçesinde dolaşırken Gaki’ye rastlamışlardı. Chaney, Gaki’ye elini sallayarak;

Chaney: Kalabalıktan kaçmayı başarabildin mi Gaki?

Gaki gülerek yanıt verdi: Evet, sınıfa yeni birisi gelince onu tanımak istemeleri normal fakat sanırım sizin sınıf biraz abartıyor ya da bana öyle geliyor.

Saijun, Gaki’ye hafif soğuk fakat yine de samimi bir tavırla: Evet bizim okul abartmayı sever. Bize okul hakkında bir şeyler sormak istersen istediğin zaman sorabilirsin Gaki.

Gaki: Teşekkür ederim. Eğer bir sorunum veya sorum olursa size söyleyeceğim. Aslında okulun biraz karmaşık olduğunu düşünüyorum. Derslerin yerlerini öğrenmek ve öğretmenleri tanımak biraz uzun zaman alacak gibi.

Chaney söze atlayarak: Zamanla alışırsın. Aslında Saijun ve ben her akşam beraber ders çalışıyoruz eğer müsaitsen akşama bize gelip üçümüz beraber ders çalışmaya ne dersin?

Gaki: Kusura bakma fakat bu şehre yeni taşındım. Anneme evde eşyaları yerleştirmesinde yardım etmem gerekiyor. Ayrıca isminizi bilmiyorum, isimlerinizi söyleyebilir misiniz? En azından birbirimizi tanımış oluruz.

Saijun soğuk bir tavırla: Saijun, Saijun Soratawa

Chaney, Saijun’a göre daha samimi bir tavırla: Chaney, Chaney Charlioette

Gaki: Sizinle tanıştığıma memnun oldum çocuklar.

Chaney aceleci bir tavırla: Kantinden su almayı unuttum su alıp hemen geliyorum, bir yere ayrılmayın!

Chaney giderken Gaki’nin bakışları arkadaş canlısı bakışlardan kin dolu bakışlara döner.

Saijun: İstersen sana okulu tanıtabilirim Gaki, ne dersin?

Gaki soğuk bir tavırla: Fena olmaz.

Saijun tam adımını atıp okulu Gaki’ye tanıtmaya başlayacakken Gaki ayağını Saijun’un ayağının önüne koyarak onu düşürür.

Gaki: Senden pek hoşlandığımı söyleyemem Saijun. Tavırlarına dikkat etsen iyi edersin.

Gaki, Saijun’un kulağına eğilir ve fısıldar: Yakında okulda büyük bir çete kurulacak. Ben lider yardımcısıyım, ayağını denk almalısın yoksa sonun kafanın kesilmesi bile olabilir.

Saijun: K-kafamın kesilmesi mi?

Saijun bu tehdit karşısında şok içinde yerde kalır. Chaney elindeki su ile kantinden geldiğinde Saijun’a neler olduğunu sordu: Saijun iyi misin? Bir şey mi oldu?

Gaki hemen lafın arasına girerek: Bir şey olmadı Chaney, sadece taşa takılıp düştü.

Saijun hala şok olmuş bir biçimde: Evet, sadece takıldım. Bir şey olduğu falan yok. Endişelenme.

Chaney: Oh, tamam o zaman. Gerçekten iyisin değil mi Sai?

Saijun: Evet, iyiyim.

Bu sırada ders zili çalar. Gaki, Saijun ve Chaney sınıfa doğru ilerlerken Saijun, Gaki’nin tehdidini aklından çıkaramıyordu. Chaney’e söylemeyi düşündü fakat Gaki’nin tehdidi gerçekten onu korkutmuştu. Bütün gün bu tehdit Saijun’un beyninde dolaşıp duruyordu. Sadece bir buçuk saat uyuyabilmişti. Uyuyana kadar Gaki’nin tehdidi beyninde dönüp duruyordu. Uyuduğunda ise Gaki’nin onun kulağına eğilip söylediği tehdit anını defalarca görüyordu.

Bölüm sonu

1 yorum