İçeriğe geç

SAHTEKAR MASKE

Bölüm 1 · 4 dk okuma

SAHTEKAR MASKE

Bölüm 1

SUÇLULARIN LİDERİ

Ne yaptığını sanıyorsun?!" diye bağırdı karnı bıçak yüzünden delik deşik olmadan hemen önce adam. Kız dişlerini göstererek gülümsemesini büyütürken keyifle,

"Sadece... Eğleniyorum sorun olurmu bayım?" diyerek sesli bir kahkaha attı. Adamın bağırış ve hakaretleri fısıltıya dönüşürken

"Seni b-bulacaklar ve hapise atacaklar" dedi. Adam gülümseme sırasının ona geldiğini düşündü. Ardından devam etti. "Hatta belkide idam edecekler. Bu parti malikanesine elini kolunu sallayarak giremezsin. Malikanenin her köşesinde üst düzey güvenlikler ve kameralar var"

Kız eteklerini tutarak eğildi. Sarı uzun saçları yere dökülenecek kadar eğildi ve adama yaklaştı.

"Aptalmıyım sanıyorsun beni? Sence patronu öldürmeye gelirken önüme çıkan kimseyi öldürmedim mi? Çığlıklarının kimsenin duymamasından anlamalıydın bunu. Şimdi sana iki sorum var. Birincisi mezarının nerede olmasını istersin? İkincisi ise mezarlık taşınız hangi renk olsun?" Adamın cevap verebilecek bir enerjisi yoktu. Ama yinede ıkınarak denedi. Kız alt dudağını üst dudağının üstüne getirerek büzüştürdü. "Eh o zaman ben seçerim" Uzun kirpiklerini kırpıştırarak "Merak etmeyin harika seçimlerim vardır" diyerek sahte bir güvence verdi. Adamın bilinci kapanınca kız cesedin yaslanmış olduğu masanın etrafında döndür ve eline eldivenlerini geçirerek kalemi ve kağıdı aldı. İç çekerek ince el yazısıyla kelimeleri yazdı. İşi bittiğinde hiç iğrenmeden kağıdı özenle cesedin üzerine koydu. Ardından pencereyi açarak pencerenin kenarındaki borulara ayak basarak malikanenin çatısına çıktı. Elbisesinin içine koyduğu sıkı halatı büyük bir rahatlıkla beline ve direklerin üzerindeki yatay direklere bağladı ve büyük bir rahatlıkla sanki kaydırakdan kayarmış gibi davranarak direklerden sallanarak görev başlangıcı olan yere indi. Belini halattan kurtararak işçilerini selamlayarak koltuğuna oturdu. "Eee gelişme varmı?" diye sordu gururla. İşçileri özgüvenleriyle kızın önüne dikildi ve görevlerinin bittiğini söyledi. Kız gururla onları tebrik etti. Tekrardan derin bir iç çekti ve kocaman gülümsemeye başladı.

★★★

Polisler kızın olay yerinden sızmasından yarım saat sonra malikanenin etrafını sarmıştı. Olay yerini belirten sarı bantlarla malikanenin etrafı sarılmış, her yerde parmak izi arıyorlardı. Tabiki kimse bulamadı. Çünkü suikastçı işini özenle yapıp sızmıştı. Komiser sarı bantların altından geçerek malikanenin içinine girdi. Kapıdan geçtikten sonra duraksadı ve sağına, soluna baktı. Güvenliğinde emin olunca hızlı adımlarla yoluna devam etti. Eline eldivenlerini geçirip her odanın kapısını açtı. Üst kata çıktı ve son kapıya kadar hiçbir şey bulamadı. Son kapıyı açtı ve etrafındaki ekip çalışanlarını ayırt etti. İçeriden bir ses

"Komiserin bir not var siz gelene kadar sakladık!" diye bağırdı. Komiser ağır adımlarla ses sahibinin yanına geldi. Adamın elindeki notu elinden aldı ve önce içinden okudu. Nottaki sözler kesinlikle bir tehditti.

" Selam sizi aptal, işe yaramaz, beceriksiz çalışanlar ve liderleri! Bugün size bu notu yazma sebebim gazetelere falan çıkmak. Şaka yapıyorum. Bu notu yazma amacım sizin ne kadar yeteneksiz meslektaşlar olduğunuzu belirtmek. Geçen günlerde zor bir görev için henüz çaylak olan bir işçimi gönderdim. Fakat inanırmısınız? Vücudunda hiç bir çizik olmadan geridönebildi. Benden size bir düşman tavsiyesi, şu şehire işe yarayacak güvenlik önlemleri alın. İş yaparken bu kadar kolay olması çok sıkıcı. Her neyse biraz daha yazarsam cesetin organları çürüyecek. O halde görüşürüz aptallar!"

Sahtekâr Maske

Komiser etrafındaki meraklı gözlerle döndü ve notu sesli okudu. Acıklı bir iç çekti ve konuşmaya başladı

"Uzun lafın kısası her beş günde bir vatandaş kaybediyoruz. Tüm ülke bize güveniyor o yüzden lanet olasıca şu suikast ekibini bulmak zorundayız! Odanın kaç metrekare olduğuna kadar tüm bilgileri istiyorum! Anlaşıldımı?!" diye bağırdı. Kendi beceriksizliğini başkalarının üzerine atarken çalışanlar kafalarıyla onayladıklarını belirttiler. Adam tüm malikanenin içinde yankılanan adımlarıyla malikaneden çıktı. Şiddetle araba koltuğuna oturdu ve tüm sinirini araba kapısından çıkarırcasına gürültüyle kapıyı kapattı. Korkuyla dolup taşan titrerk nefes alış verişi nasıl hissettiğini açıklıyordu. Bunun bir korku hikayesine dönmesi için sadece camın üç kere tıklatılması gerekti. Ne yazıkkı bugün düşünülen herşey oluyordu. Arabanın camı üç tıklatıldığında komiserin artık sadece sesi değil tüm bedeni titremeye başlamıştı. Komiser,

" Hayır şu anda olmaz. Hayır...hayır...hayır" diye mırıldandı camın ardındaki ses,

" Baba korkaklık yapma. Kapıyı açarmısın? Senin yüzünden hasta olmak üzereyim!" dedi. Bu bir suikastçının sesi değildi. Komiserin küçük kızı Ella'ydı. Komiser tereddütlede olsa arka kapıyı açtı ve kızın girmesiyle kapı kapandı. Hiç ses gelmedi. En ufak hışırtı bile. Bunun anlamını komiser kesinlikle biliyordu ama kabullenmek istemiyordu. O görüntülerin gözünün önünden geçmesine izin vermezdi. Veremezdi. Komiser kafasını çevirip arka tarafa baktığında kimse yoktu. Küçük kız yoktu. Ruhu bile yoktu. Komiser kafasına sinirle vurdu ve acısıyla yan koltuğa yattı. Küçük kızın tatlı, pardon, ölümcül ölü sesi babasının kulağına fısıldadı

" Vicdan azabı mı çekiyorsun? Baba, korkma. Bak yanındayım. Asla gitmeyeceğim"

Komiser kafasını yana salladı. Bu ne yalandı ne gerçek.

"Sen bir ruhsun. Ella'nın ruhu. Özür dilerim hemde defalarca ama lütfen git. Lütfen. Lütfen. Lütfen. LÜTFEN! Kafamın içinden çık seni hatırlamak istemiyorum! Yaptıklarım bana yetti! Arabadan çık küçük bok çuvalı!"

komiserin bağırmasına karşılık küçük kız neşeyle güldü ve

" Sanki o çuvalı farklı bir şey için kullanmıştın" dedi. Bu sözlerden sonra durmak için bir sebep yoktu. Komiser yaşlı gözlerini açtı ve kıza baktı. Baktı ve tekrardan baktı. Kız ağzı yarılırcasına gülümsedi ve adamın boynuna sarıldı. Komiser başını iki yana salladı. Kızının ruhuna dokunamazdı. Yeterince dokunmuştu. Bir kere daha olmazdı. Kız saniyeler içerisinde babasını boğdu. Boğarken kulağına fısıldadı

" Hep benimle birlikte olmak istediğini dile getirdi. Öbür dünyada görüşürüz"

Bugünden 21 yıl önce...

(devamı gelecek)

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.