Gelecek bölümden bir kesit.. @GAZETEMAGAZİN Ünlü Mafya Lideri Tahliye Oldu! Onu Şikayet Eden Kişi Şok Etti! İki yıl önce Türkiye'nin en büyük suç örgütlerinden birinin lideri olarak tutuklanan Emir Aksoy, bugün sabah saatlerinde tahliye edildi. Suç dünyasında "Buz Kral" lakabıyla tanınan Aksoy'un hapishaneden çıkışı büyük yankı uyandırırken, onu şikayet eden kişinin karısı Duru Aksoy olduğu ortaya çıktı! İhanet mi? Adalet mi? 2013 yılından itibaren yeraltı dünyasında büyük bir güç kazanan Emir Aksoy, yasa dışı bahis, kara para aklama ve yasa dışı silah ticareti suçlamalarıyla gözaltına alınmıştı. Ancak asıl bomba, ona karşı en büyük delilleri sunan kişinin eşi Duru Aksoy olduğu öğrenildi. Göz kamaştıran lüks hayatıyla sık sık magazin gündemine gelen çiftin arasındaki iplerin neden koptuğu bilinmezken, Duru Aksoy polisle iş birliği yaparak eşini hapse göndermesi büyük tartışmalara yol açmıştı. Tahliye Sonrası İlk Sözleri! İki yılın ardından özgürlüğüne kavuşan Emir Aksoy, hapishane çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtsız bırakırken, yüzündeki sert ifadeyle dikkat çekti. Yanında yakın adamları bulunan ünlü mafya lideri, yalnızca tek bir cümle kurdu: "Herkes yaptığının bedelini öder." Bu sözlerin kime yönelik olduğu merak konusu olurken, Duru Aksoy'un güvenlik önlemlerini artırdığı ve yurt dışına çıkmak için hazırlık yaptığı iddia ediliyor. Duru Aksoy Ortaya Çıkacak mı? İhanet, intikam ve suç dünyasının gölgesinde yaşanan bu olayın nasıl sonuçlanacağı ise büyük merak konusu. Emir Aksoy'un tahliye sonrası nasıl bir adım atacağı, Duru Aksoy'un bu duruma nasıl karşılık vereceği magazin ve suç dünyasında uzun süre konuşulacak gibi görünüyor. Gelişmeler için takipte kalın! ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ YENİ KURGUMA HOŞ GELDİNİZ Duru ve Emir'le tanışmaya hazır mısınız.? Bölüm kesitleri ve duyurular için beni buradan ya da instagram hesabımdan takip edebilirsiniz. Başlama tarihlerinizi buraya yazabilirsiniz. Keyifli okumalar Evde beni bekleyen adamı ve yaşayacağımız tartışmayı düşünüyordum. Emir..Dünya için beni yakacak bir adamdı. "Duru daldın aşkım." Karşımda bana seslenen arkadaşıma baktım. Hafifçe gülümseye çalışarak kafamı bir şey yok anlamında salladım ama o ikna olmayarak gözlerini kısarak bakmaya devam ediyordu. "Kalkalım mı.? Sabah çekime gitmem gerekiyor." Konuşmamla beraber masada uğultu oluştu. "Ne yaptın be Duru daha erkendi." "Aman kızım hep böylesin tavuk gibi yat zıbar." Açelya koluma dokunduğunda tekrar gülümsedim. "Takma sen onları kalkalım geç olmuş zaten.." Çantamı alarak ayağa kalktığımda bir kaç bakış anında bana dönmüştü. Alışıktım ama her seferinde geriliyordum. "İyi geceler herkese.." Hepsi bana iyi geceler dilerken ben bir an önce bu ortamdan çıkmak istiyordum. İki saattir telefonlarını açmadığım ve hesap vermem gereken birisi vardı. Telefonun ekranını açıp saate bakarken gözüme aramalar ve mesajlar takıldı. 38 arama 1 mesaj. Gerginlikle telefonu kapatıp yürümeye devam ettiğimde kapının önünde arabamı bekliyorduk. "Yarın öğlen haberleşiriz tamam mı aşkım." Açelyaya karşılık vererek sarıldığımda başımı salladım. "Emir'i çok takma bir sorun olursa da beni mutlaka ara." "Sorun olmaz merak etme." Arabamı gördüğümüzde tekrar sarıldık ve açılan kapıyla beraber teşekkür ederek arabama geçtim. Açelyaya son kez el sallayarak yola çıktığımda gözlerimi kapatıp açarak olacakları düşünmeye başlamıştım. Beni mahvedecekti. Hayır beni öldürecekti. Telefonum tekrar çaldığında korkarak yan tarafa baktım. O arıyordu. Tekrar. Emir Aksoy. Telefonu açtığımda ses gelmeyince ben de konuşmadım. Yutkunma sesi duyunca gerginlikle konuştum. "Ne var Emir." Ona bu aralar fazlasıyla sinir oluyordum. "Ne var.?" Dedi alayla. "Evet ne var, ne arıyorsun ard arda açmıyorsam meşgulüm demektir...ne arıyorsun.!" Son cümlemde sesim yükselince sağ elimle alnıma vurdum. Onu kızdırıyordum. "Ne olduğunu eve gelince göstereceğim sana Duru...şimdi o siktiğimin arabasını dikkatli kullanarak eve geliyorsun." Ve kapattı. Dudaklarımı birbirine bastırarak sinirle güldüm. Yapacağım şeyi söyleyince yapmayacağımı bildiği için beni sinirlendirmeye çalışıyordu ve bunu başarıyordu. Benim onu sinirlendirdiğim gibi o da beni sinirlendiriyordu. Evin önüne geldiğimde dış kapının kapalı olmasıyla durdum. Korumalar arabayı görünce düğmeye bastığında yine derin bir nefes aldım. Arabayla garaja gireceğim sırada Serhat'ın işaretiyle durdum. "Yenge ben götürürüm arabayı sen abimin yanına geç." Ona bir şey demeden yan taraftan çantamı alarak açtığı kapıdan çıkarak indim. "Haberleri birazdan kaldırtıyoruz yenge." Arkam dönükken kaşlarımı çattım. Bir şey demeden eve doğru yürümeye başladığımda bir yandanda sosyal medyaya bakınıyordum. @ÜNLÜLERİNDÜNYASI DURU AKSOY GECELERDE.! EMİR AKSOY İLE BİR BUÇUK YILDIR EVLİ OLAN ÜNLÜ MODELİ EVLENDİĞİNDEN BERİ GECE HAYATINDA GÖRMÜYORDUK AMA BUGÜN BİR DEĞİŞİKLİK YAPILMIŞ SANIRIM. ÇİFTİMİZ HAKKINDA A BİLE DİYEMİYORUZ ÇÜNKÜ BİLİYORSUNUZ Kİ ÜLKEMİZİN EN ÜNLÜ YATIRIMCILARINDAN VE YERALTI DÜNYASININ TEHLİKELİ İSİMLERİNİN BAŞINDA GELEN EMİR AKSOY ANINDA TELİF ATARAK HABERLERİMİZİ KALDIRIYOR. EMİR AKSOY DÜN BİR KADINLA GÖRÜNTÜLENİNCE BOŞANACAKLAR MI DİYE DÜŞÜNMÜŞTÜK, BUGÜN DE DURU AKSOY'UN TEK BAŞINA ÇIKMASI...DAHA FAZLA YORUM YAPMAYACAĞIM SÖZ SİZDE. DURU AKSOYU NASIL BULDUNUZ.? 369.820 beğenme 22.027 yorum @instagramkullanıcısı: Lan kadın çeken kişiye nasıl bakmış anırdım. @instagramkullanıcısı: Çok itici aq Emir bununla neden evlendin Emir. @instagramkullanıcısı: Bu kız bir bana mı güzel gelmiyor. @instagramkullanıcısı: Peri Kızı. @instagramkullanıcısı: Emir'le araları bozuk diye haber çıkmıştı sanırım doğru. @instagramkullanıcısı: Emir'im bunu boşar mısın.? @emiraksoy @instagramkullanıcısı: Duru çok güzelsin aq @instagramkullanıcısı: Son fotoğraf sbndkd @instagramkullanıcısı: Kadın güzelde Emir gibi bir adamı taşıyamıyor. @instagramkullanıcısı: Bi de ayakta güzel fiziğini görseydik be Duru. @instagramkullanıcısı: Bunlar boşanacak izleyin. @instagramkullanıcısı: Hadi ayrılın. @instagramkullanıcısı: Şu kızdan boşanır mısın hemen ne işin böyle varoşlarla @emiraksoy @instagramkullanıcısı: Bir yıllık evli olmaları bile mucize. @instagramkullanıcısı: Abi anlaşmalı evlilik işte çok belli ediyor ikisi de. Sinirle telefonun ekranını kapatıp yorgun gözlerimi kırpıştırdım. Aptal yorumlar ve aptal insanlar. İşte böyleydi. Emir Aksoy'la evlendiğim içindi tüm bu nefret. Nefret ediyordum ondan da, kendi ailemden de hepsinden nefret ediyordum. Büyük devasa kapıyı sertçe iteklememe rağmen yavaş yavaş açılıyordu. Çok ağırdı bu kapı. Sonunda geçebileceğim kadar açıldığında hemen içeri girmiştim. Adımlarım salona yönelirken tedirginliğim devam ediyordu. Karşılıklı olarak birbirimizi çok sevmediğimizi düşünüyordum ve en ufak bir tartışmada ikimizde kalp kırmaktan çekinmiyorduk. Bir buçuk yıldır durum böyleydi. Salona girdiğimde tahmin ettiğim görüntüyle karşılaşmıştım. Elinde viski şişesi vardı ve oturmuş dışarıya bakıyordu. Manzaraya. Bir kaç adım daha atıp durduğumda bana doğru dönmüştü. Bir eli takım elbisenin pantolonundaki cebindeyken diğer elinde tuttuğu viski bardağıyla tehlikeli görünüyordu. İçkisini bana bakarak kafasına diktiğinde yutkundum. "Telefonunu ver." Dediğinde tekrar yutkundum. "Yorgunum sabah konuşalım." "Telefonunu ver.!" İrkilerek elimdeki telefonu ona uzattığımda viski bardağını yan taraftaki sehpaya sertçe bırakıp bana yürümesiyle ağzımdan ufak bir şaşkınlık nidası döküldü. Ona doğru uzattığım telefonu elimden sertçe almasını beklerken normal bir hızda alıp gözlerini tekrar bana dikti. Sinirden iyice koyulaşmış gözlerini. "Amacın ne.? Ne olsun istiyorsun Duru.!" Bağırdığında korktuğumu göstermeden ona bakmaya devam ediyordum. "Anlaşma yaptık." Diyerek tekrar bağırdı. "Siktiğimin evliliğini ben istemedim...Sen istedin kabul ediyorum tüm şartları dedin.!" Gözlerimi kapattım. Doğruydu. Ben gitmiştim ona kabul etmesi için. O sinirle bana bağırırken ben istemsizce onunla ilk tanıştığımız zamanı düşünmeye başlamıştım. Onu ilk gördüğüm zamanı.. "Ah Duru gel anneciğim seni Serpil'le tanıştırayım." Annemin verdiği gereksiz davetlerin birisinde boş boş etrafıma bakınırken koluma girmesiyle yan masaya geçmiştik. "Ne kadar güzelsin...Serpil ben. Serpil Doğan." Bana doğru uzattığı elini tutup gülümsedim. "Duru, memnun oldum Serpil hanım." Gülümseyip elimi okşadığında ilk defa bir davette bana samimi gelen birisini bulmuştum. O da benden oldukça büyük bir kadındı. "Ben de çok memnun oldum kızım." Serpil hanımla beraber on beş dakikaya yakın sohbet ettikten sonra eşiyle de tanışmıştım. İkinci eşiyle. "Bak ablan orada." Annemin gösterdiği yere bakmadım. Onun yanına gidecek değildim. "Anneciğim." Duyduğum sesle beraber çantamı elime almıştım. Abim Sedat, tüm pişkinliğiyle yanımıza gelirken hızla masadan ayrılıp yürümeye başlamıştım ama arkamdan geldiğini görünce sağ tarafta gördüğüm ablamla beraber onun yanına yürümeye başladım. Yanında iki tane adam vardı. Ablamın gözleri etrafta gezinirken göz göze geldiğimizde bir şey olmamış gibi gülümsemişti. "Duru." Dediğinde aramızda bir kaç metre vardı. "Sinan, kız kardeşim Duru." Yanındaki adamlardan birisi bana baktığında samimiyetle gülümseyip elini uzatmıştı. "Meşhur Duru'yla sonunda tanıştım. Ben Sinan biliyorsundur zaten." Gülümseyerek başımı salladığımda gözlerim elindeki içkisini içen ve bize bakmayan adama takılıyordu. Boyunun uzun olduğunu otururken bile anlayabilirdiniz. "Memnun oldum." Dediğimde bakışlarımı ondan alabilmiştim. "Yakın arkadaşımız Emir...Emir Aksoy." Adamın gözleri sonunda bize döndüğünde önce Sinan abiye sonra ablama bakıp gözlerini bana değdirmeden elini uzatmıştı. Sanırım sürekli bu şekilde birileriyle tanıştırılmayanalışık olacak ki yüzüme dahi bakmamıştı. Uzattığı eline karşılık elimi uzatmadığımda ablam koluma vurdu. Karşımdaki adamında gözleri sonunda gözlerimi bulduğunda dikkatle yüzümü incelemeye başlamıştı. Yüzümü yeterince incelemiş olacak ki tek kaşını kaldırmıştı. "Duru Altın." Dediğimde hala uzattığı eline baktım. Buz gibi olan ellerim onun sıcak elleri arasına girdiğinde kaşları çatılmıştı. "Kardeşin mi.?" Hala bana bakmaya devam ederken ablama sorduğu soruyla ablam onu onaylayınca gözlerini kıstı. Ellerimiz ayrıldığında hissettiğim boşluğa düşme hissini boş verip etrafıma bakındım. Sedat ortalıkta görünmüyordu. Ablam koluma dokunup okşadığında rahatsız bir şekilde kolumu ondan çektim. Ben ablama bakarken bizi izleyen gözlerin farkındaydım. Başımı tekrar Sinan abi ve Emir Aksoy'a çevirdim. "Memnun oldum iyi eğlenceler size." Cevaplarını dinlemeden elbisemin eteğini hafifçe kaldırıp yürümeye başladığımda karşıda gördüğüm Sedat'la hemen yönümü değiştirdim. "Emir...burası fazla sıkıcı oldu sana mı geçsek." Yanımdan geçip arkaya doğru yürüyen kadın ablamların masasına doğru konuştuğunda dalgınlıkla ben de omzumun üstünden oraya baktım. Göz göze geldiğim bir çift kahverengi gözle bakışlarımı kaçırıp tekrar önüme dönünce hala Emir Aksoy tarafından izlendiğime emindim. Arkamda kalmışlardı. "Duru gidiyor musun.?" Serpil hanım koluma dokunup anaç bir ifadeyle gülümsediğinde ben de ona gülümsedim. "Gidiyorum Serpil hanım çok memnun oldum sizinle tanıştığıma." Elimi bırakıp kollarını bana doladığımda yüzümde gerçek bir gülümseme vardı Ben de aynı şekilde ona kollarımı sardığımda Serpil hanım sırtımı okşuyordu. "Seni oğlumla tanıştırmak istemiştim ama pek müsait değil...eğer biraz vaktin varsa bekle onunla da tanışmış olursun." "Belki daha sonra Serpil hanım gitsem iyi olacak." Derken gözlerim etrafta geziniyordu. Kendimi tutamadan omzumun üstünden arkama baktığımda gözlerimle Emir Aksoy'u ararken onun zaten bana ve yanımdaki kadına bakan bakışlarıyla şaşırsamda bakmaya devam ettim. Bu adamı merak etmiştim. Hayır. İlk kez bir adamı merak etmiştim. Gözleriyle dikkatli bir şekilde yanımdaki kadına bakarken ben de onun yanında oturan ve omzuna dokunan kadına bakıyordum. Sarışın orta boylu güzel bir kadındı. Kadının elleri Emir'in yüzüne çıktığında hemen Emir'e baktım. Bakışları hala buradaydı. Kadın onun çenesinden tutup kendine çekerken öpüşeceklerini anlayıp önüme döndüm. Hipnoz olmuş gibi ona bakmaktan masadaki diğer kişilere bakamamıştım. Masaları kalabalıklaşmıştı. "O zaman iki gün sonra annen bana beş çayına geldiğinde sende gel olur mu.?" Omuz silktim. "Söz vermeyeyim ama gelmeye çalışırım Serpil hanım." Gözlerim anneme takıldı. O kadar yapmacık bir kadındı ki. Serpil hanımda benim gibi anneme baktığında hemen bana dönmüştü. "Aranızda bir sorun mu var.?" "Hayır." Derken inanmadığını bakışlarıyla anlatmıştı. "Biraz." Dediğimde beni tekrar kendine çekti. Onunla tekrar sarıldığımda ne kadar tatlı bir kadın olduğunu düşünüyordum. "Bir ara mutlaka görüşelim biraz laflarız." Gözleri arkamda bir yere takıldığında kaşlarını çatıp tekrar bana dönmüştü. "Müsait olduğum bir zaman mutlaka." Dediğimde onunla vedalaşıp çıkışa yürümeye devam etmiştim. "Duru.!" Ablamın yakından gelen sesiyle hafifçe yana döndüm. Koluma dokunduğunda çantamla elinin üzerine vurdum. "Dokunma." Dişlerimin arasından konuştuğumda başını eğmişti. "Tek gitme birlikte gidelim yarım saat bekle beni hem...hem belki o da arkandan eve gider tek gitme." Tüm samimiyetsizliğimle gülümsedim. "Sen beni çok düşünme ablacım tamam mı.? Hadi arkadaşlarının ve sevgilinin yanına dön." Omzuna iki kere vurduktan sonra yüzümdeki gülen ifadeyi bırakmıştım. "Yapma şunu." Dediğinde gözleri dolu doluydu. Gözlerim tekrar Emir'i görmek için onların masasına dönerken o sanki benim baktığımı görmüş gibi Serpil hanımda olan bakışlarını anında benimle buluşturmuştu. Yüzümü incelerken ben de onun suratını inceliyordum. Çok yakışıklıydı. Eve gidince kesinlikle onun sosyal medya hesaplarına bakacaktım. Aklıma gelen kadınla beraber bakışlarımı ondan çektim. Sevgilisi vardı ve benim bu düşünceleri aklımdan atmam gerekiyordu. Hiçbir şeyine bakmayacaktım. Sevgilisi, belki nişanlısıydı o kadın ve yaptığım çok yanlıştı. Nişanlısı varsa neden bize bakıyor. Gözlerimi kapatıp açtığımda ablamın zırvalıklarını dinlemeden hızla davetten çıktım. Açelya'ya geleceğime dair mesaj attıktan sonra aklımdaki adamla beraber arkadaşıma doğru yola çıkmıştım. "Duru." Emir koluma dokununca ona döndüm. "Beni hapis etmeni kabul etmedim." Diye karşılık verdiğimde sinirle tek kaşı havaya kalktı. "Hapis.? Bu mu lan hapis." Ellerini açarak bağırdığında tekrar irkildim. "BU MU HAPİS.?" "Bana haber vermeden, telefonlarımı açmadan ne sikime gidiyorsun sen Duru." Dün beni sinirlendirdiği için yapmıştım. "Sen çıkarsan ben de çıka..." "DURU." Sözümü bağırarak kestiğinde sustum. "Benim neden gittiğimi biliyorsun amına koyayım." "O zaman sende bil..Ben de arkadaşlarımla normal insanlar gibi oturup sohbet etmek istedim.!" Evde ikimizin bağırma sesleri iyice yükselirken yüzümü buruşturdum. Böyle bir ilişkimiz vardı işte. Birbirini tanımayan, tanımaya çalışmayan iki insandık biz. Emir sadece eve giriş çıkış saatlerime karışıyordu onun dışında müdahale ettiği pek fazla konu yoktu. Gece karanlık işleriyle meşgul olduğu için dışarı çıkmam yasaktı. O yokken çıkamazdım. O yokken tehlikedeydim. Doğruydu. Ne zaman bir olay olsa gece ve Emir yokken yapıyorlardı. "Odana çık." Düşüncelerimin arasında onun sesini duyduğumda yerdeki bakışlarımı tekrar ona çıkarttım. "Bir daha bu telefon açılmazsa neler yapabileceğimi biliyorsun değil mi.?...Acımam." Acımazdı. Bir şey demeden ona elimi uzattığımda önce uzattığım elime sonra da gözlerime baktı. "Telefonumu ver." Sinirle ensesini kaşırken yüzünde o tehlikeli gülüşü vardı. "Odana çık delirtme beni daha fazla." "Emir telefonumu ver sen beni delirtme.!" Onun aksine bu sefer ben bağırıyordum. "Duru odana çık dedim." Öyle mi der gibi baktığımda hızla arkamı dönerek salondan çıktım. Tekrar dış kapıya doğru yürürken arkamdan geliyordu. Dış kapıyı tüm gücümle iterek kendim geçecek kadar yer açtığımda bağırmıştı. Ya da kükremişti. "DURU." "Yenge bir şey mi oldu.?" Yusuf'a cevap vermeden düz bir şekilde yürüyünce kolumdan çekilmem bir oldu. Dibime kadar girmişti. "Bırak.!" "Geç içeriye kötü şeyler olacak." Dişlerinin arasından konuştuğunda başımı kaldırıp yüzüne baktım. Nefes nefeseydim. "Emir seni mahvederim." Bu sefer öyle mi der gibi bakan taraf oydu. "Seni mahvedeceğim." Dedim tekrar ederek. "Odana çıkıyorsun." Dediğinde yüzümün her tarafını inceliyordu. Sertçe kollarının arasından çıktığımda nefretle ona bakıyordum. "Pisliğin tekisin." Burun kemerini sıkıp arkasını döndüğünde yanımıza Serhat gelmişti. "Abi." "Duru elimde kalacaksın...içeriye geç lan." Bağırdığında Serhat kolundan tutmuştu ama Emir onun elini sertçe ittirdi. Koluma dokunan ellerle yanımdaki adama baktım. Yusuf'tu. "Gel yenge içeriye götüreyim seni." Ben de Emir gibi ondan kolumu sertçe çektim. "Siz beni her seferinde içeriye götüreceğinize şu mağara kaçkınına insanlık öğretin.!" Emir sözlerimle beraber tekrar bana döndüğünde sertçe bileğimi kavradı. Serhat onu tutarken Yusuf'ta bizim aramıza elini koymuştu. "Lan." Sinirli halinden korktuğum için daha fazla konuşmadım. "Ailene güvenme onları da mahvederim.!" Gülmek istedim bu dediğine. Ben onlara zaten güvenmiyordum. Aksine onlardan kaçmak için seninle evlendim Emir. "Hıhı." Dedim sinir bozucu bir sesle. Gözlerini kapatırken çenesine baktım. Dişlerini sıkıyordu. Çok fazla sıkıyordu. Kırılsın. "Yusuf götür elimden bir kaza çıkacak...GÖTÜR." Yusuf koluma tekrar girdiğinde beni eve doğru yürütmeye başlamıştı. "Hayvan." Dediğimde sadece Yusuf duymuştu. "Ne oluyor bugün size bu kadar çok tartışmazdınız." Dedi Yusuf. "Abi tamam sakinleş." Serhat'ın sesi geliyordu. "Abine sor Yusuf." Ona da bağırmıştım. Benim zorlanarak açtığım kapıyı biraz ittirdiğinde içeriye geçmiştik. Kolumu ondan kurtararak hızla merdivenlerden çıkmaya başladığımda dolu olan gözlerimi kırpıştırdım. Odamın kapısını hızla açıp çarparak kapattığımda üzerindeki anahtar yere düşmüştü. Bugün ilk defa bu kadar sözlü tartışmaya girmiştik. Normalde bu kadar büyümezdi kavgalarımız. Aşağıdan gelen bağırma sesleriyle çok fazla sinirlendirdiğimi anlamıştım. İyi oluyordu. Sana bulaşmıyor sende bulaşma. Normal zamanlarda bana bulaşmıyordu ama bana yasaklanan her şeyi yapıyordu. Üzerimi değiştirip pijamalarımı giyindim. Yatağımın üstündeki bilgisayarı açarak dün çıkan haberlerini açıp ona gösterecektim ama kadınlarla olan haberlerini bulamamıştım. Kaldırtmıştı. @GAZETEMAGAZİN EMİR AKSOY ADKADAŞLARIYLA GECELERE AKMIŞ. ÜNLÜ İŞ ADAMI EMİR AKSOY BİR GECE MEKANINDA ARKADAŞLARIYLA BERABER EĞLENMİŞ AMA BİZE GELEN DUYUMLARDA YANLARINDA BİR KAÇ GİZEMLİ KADININ OLDUĞU DA YAZIYORDU. SİZCE EMİR AKSOY EVLENMEDEN ÖNCE YAPTIĞI GİBİ TEK GECELİK İLİŞKİLER YAŞAYIP EŞİNİ ALDATIYOR MUDUR.? BENCE NET ALDATIYOR ÇÜNKÜ YILLARIN EMİR AKSOYUNU KOLAY KOLAY HİÇBİR KADIN DEĞİŞTİREMEZ. YORUMLARDA BULUŞALIM. 459.629 beğenme 47.107 yorum @instagramkullanıcısı: NET @instagramkullanıcısı: Aldatıyorsan ayrıl lan it @instagramkullanıcısı: Aldatmaz benim Emirim. @instagramkullanıcısı: Bu adam zaten çapkındı kesin aldatıyordur. @instagramkullanıcısı: Duru ayrıl. @instagramkullanıcısı: Kıza üzüldüm. @instagramkullanıcısı: Lan bir rahat bırakın şu çifti. @instagramkullanıcısı: Duru hamile kalır adamı kendine bağlar öyle fena bir kız. @instagramkullanıcısı: Benim kocam yapmaz böyle şeyler (şüpheli) @instagramkullanıcısı: Abi linçlenmeyeceksem ben Duru ve Emiri yakıştırıyorum lan. @instagramkullanıcısı: Ayrılın. @instagramkullanıcısı: Çok yakışıklı amk. @instagramkullanıcısı: Duru biraz aklın varsa ayrıl şundan. @instagramkullanıcısı: Böyle bir adam nasıl Duru'ya baktı. Emir'le evlendikten sonra ülkedeki tüm kadınlar bana düşman olmuştu. Alın tepe tepe kullanın dememek için kendimi zor tutuyordum. Yorumlarda beni savunan tek bir yazı okumamıştım. Herkes Emir'e aşıktı. Tehlikeli, yakışıklı ve çapkın bir adam. Herkese cezbedici geliyordu. Ben hariç. Sen hariç. Evet ben hariç. Odamın kapısı sertçe açıldığında bilgisayarın ekranını hızla kapatmıştım. "Yuh." Dedim sinirle. Beni baştan aşağı süzdükten sonra tekrar dişlerini sıkarak yavaş yavaş başını salladı. Üzerimde civcivli pijamalarım vardı. "Yarın annenlere kahvaltıya gideceğiz." Yerimde dikleştim. "Neden." Dedim telaşımı belli etmeden. Onları görmek istemiyordum. "Ne demek neden Duru, sen bugün beni delirtmek için mi çabalıyorsun." Bakışlarımı elime indirdim. "Yarın işlerim var." "Kahvaltıdan sonra hallet, Mustafa beyle konuşmamız gereken şeyler var." Hemen başımı kaldırıp tekrar ona baktım. "Tartışmamızı mı söyleyeceksin." Boynunu kütletti. Yine o tehlikeli gülüşünü yaparak konuştuğunda biraz içim rahatlamıştı. "Bilerek yapıyorsun...bugün bilerek beni delirtmek için elinden geleni yapıyorsun...ne zaman kime bir şey anlattım lan ben.!." Parmağını bana doğru uzattığında dudaklarımı ıslattım. "Beni delirtme zararlı çıkan sen olursun." Kolumu kaşıdığımda bir süre daha beni izledikten sonra odadan çıkmıştı. Arkasından kalkıp kapıyı kilitlediğimde kendimi hemen banyoya attım. Bir buçuk yıldır bu şekilde olmasa da birbirimize bulaşıp duruyorduk. İlk defa bugün bu kadar bağırarak kavga etmiştik. Tehditleri hep vardı ama bugün başkaydı. İkimizde dozumuzu ayarlayamamıştık. Bornozuma sarılıp kendimi yatağa attığımda yarın babamlarla karşılaşınca ne yapacağımı düşünerek uyumuştum. BÖLÜM SONU İlk bölümü nasıl buldunuz.? Yorumlarınızı bekliyorum. İlk 5 bölümü arka arkaya yayınlamayı düşünüyorum ondan sonrasında gün belirleriz ve haftada bir bölümü atarım <3
Bölüm 1
1.BÖLÜM
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.