İçeriğe geç

Sahte sevgiliyle bir Asır

Bölüm 3 · 5 dk okuma

Sahte sevgiliyle bir Asır

Bölüm 3

Olaylı parti

Okul çıkışında birkaç kişi partiye kaçta geleceğimizi sormuştu,henüz kesin bir saat olmadığı için parti için hazırlıklar bitince özel sınıf grubuna haber vereceğimi yazdım.Hem herkes rahatça hazırlanırdı.

Çantamı toplarken sınıf kapısından hızla çıkan Atalay'ı ve peşinden giden Asel'i farketince kaşım çatıldı ve çantayı hızla koluma takıp peşlerinden gittim.

Asel Atalaya köşede oldukça hararetle bir şeyler söylüyordu.Atalaysa bıkkın bir şekilde dinliyordu.

Onlara kendimi farkettirmeden,daha iyi dinleyebilmek için yaklaştım.

Asel neredeyse ağlayarak,

"Ciddi misin sen ya?Sen öyle şımarık kibirli kızları asla sevmezsin!"

Atalay ise omuz silkti,

"Başka erkeklerin altına giren kızlar da pek ilgimi çekmiyor haberin olsun.Ayrıca olduk işte çok takılma Asel."

Yakalanma riskimi tamamen gözardı edip oldukça keyifli bir kahkaha attım.İkisinin bakışları beni buldu.

Ortamın son konuşmasını yapacak kişi gelmişti ve ikisi de sessizleşti bense alayla Asele,

"Başkalarının gözünü diktiği şey hep benim olmuştur Aselcim.."

Asel tiksinerek bana bakışlarını gönderdi,Atalay ise bir eşya gibi sürüklenmekten yorgun bir şekilde dinliyordu.

"Bu iş burada bitmedi Talya."

"Hıhı"

Ardından Atalay'ı kenara ittirdi ve hızla merdivenlerden inip uzaklaştı.Onun gittiğinden emin olarak Atalaya iyice yaklaştım,şaşkınca bir adım geri gitti ve duvara yaslandı.

"Eee,sevgilim günün nasıldı?"

"Talya ciddi misin?Bir de soruyorsun,senin yüzünden düştüğüm hallere bak!Bir de başımıza parti çıkardın."

"Hiç,mızmızlanma o kadar sahte sevgili olduk bari kutlayalım dimi?"

Öfkeyle bana baktı ve aramızda ki mesafeyi daha da kapatarak yaklaştı,

"Çok acınası haldesin, tuttuğunu ilk defa koparamadığın için beni tehdit ettin ama şuna bak hâla seni tırnağımın ucu kadar sevmiyorum."

O kırıldığımı zannediyordu ama onu sevdiğimi gerçek anlamda belli etmeyecektim,sadece bir piyon sansın kendini öküz..

"Şuan elimde oynattığım sıradan bir piyonsun,ne yapacaksın?Gururunu tamamen ortadan kaldırıp seni bütün sınıfa hatta okula rezil edeceğim o zaman sevildiğini zannedersin."

Sinirden güldü ve nefret kusarcasına konuştu.

"Daha ne yapacaksın acaba? Herkesin ortasında ayakkabının bağcıklarını bana mı bağlatacaksın?

Daha gururumu ne kadar ezebilirsin?"

Bir kahkaha attım ve sinsice sırıttım bana harika bir fikir vermişti, bugün kendi kozuyla onu vuracaktım.

"Neyse bebeğim,partiye geliyorsun."

Ve onu orada bırakıp merdivenlerden indim, arkamdan küfrettiğini bile düşünüyordum,kıkırdayarak okuldan çıktım.

&

Evde beyaz yazlık elbisemi giydikten sonra,çok abartıya kaçmayan hafif bir makyaj yaptım.Ardından sarı saçlarıma dağınık bir topuz yapıp sırf sinsilik yapacağım diye topuklu ayakkabıları terk edip beyaz spor ayakkabımı giydim ve gerekli süs eşyalarını bir poşete tıkıp evden çıktım.

Yemekleri herkesin zevkine göre ayarladım,partiler için hep sipariş aldığım ve memnun kaldığım restauranttan bütün isteklerin okula gelmesini rica ettim.Sınıf grubuna menü fiyatını ve herkesin partiye gelirken yemek ücreti kadar parayı getimesini yazdım.

Benim partilerim genellikle muazzam olurdu,bu okulda 3.yılımdı ve lider ruhlu biri olduğum için sıksık parti verirdim ve herkes partilerimi severdi.

Asel bile.

Markete uğramıştım biraz atıştırmalık almak için,bir sürü cips ve içecek almıştım.Birde bunları koymak için Zeyda'dan tabak çanak getirmesini isteyecektim.

Marketten çıkınca Zeyda'yı aradım.

"Efendim Talya?"

"Evden çıktın mı?"

"Hayır,yoksa tabak çanak işi bana mı kaldı?"dedi ve kıkırdama sesi geldi.

"Evet,evet" dedim ve bende güldüm.

"Hallederim sen sorun etme,bardakta getireyimmi?"

"Yok ben plastik bardak aldım.Sen dert etme,ben okula geçiyorum, oraları düzelteceğim."

"Tamamdır,öpüyorum."

"Bendee"

Zeydayı hep kanım çekerdi benim gibi vurdumduymaz olduğundan ve beni hep kendi halime bırakmasından..

Kendi kendime tebessüm ederek okula gittim.

Çardağa geçtim ve poşetten masa örtüsünü çıkarıp kenara koydum, ardından bir deri bir kemik halimle masaları taşımayı düşündüm ama en fazla biryerimi sakatlardım onun yerine gruba birkaç erkeğin yardım etmek için gelmesini yazdım.Ezhel ve bilge hemen geliceğini yazınca yüzüm aydınlandı.

Bir süre sonra geldiler ve onlar masaları getirirken ben de dışardan bir iki bank çektim sürükleye sürükleye.

Bilge omzuma vurdu.

"Kız şu halinle niye kendini zorluyorsun?Biz taşırız."

"Yok yaa siz öyle taşırken benim içim dayanmaz."

kıkırdadı ve gülümseyip,Ezhelle beraber birkaç bank getirmeye başladılar.

Bu sefer parti biraz daralır diye düşündüm ama oturmak isteyenler çardak ta durur geri kalanıda çardağın dışında dans ederse yine güzel olurdu.

Bir süre sonra Zeyda da geldi ve aburcuburları yerleştirdik.İçecekleri herkes gelince koyarız diye düşündüm.Ardından müzik işini unuttuğum aklıma geldi ve tam krize girecektim ki Ezhel bana sinsice elinde ki hoparlörü gösterdi.

İşte ekibim!

&

Parti için herkes gelmeye başladı ve herkes ortamın tadını çıkarıyordu.Atalay malı hariç.Tabi ona keyif filan sunma meraklısı değildim, benden daha çok çekicekti.

Fakat yakışıklı olduğunu hiçbir zaman reddemiyordum,üstüne siyah bir gömlek giymiş ve ilk üç düğmesini açık bırakmıştı,siyah saçları dağınıktı.Altında siyah kot bir pantolon vardı.

Gözlükleri yine gözündeydi,inek gibi duran erkekler bana hiçbir zaman çekici gelmese de Atalay da işler biraz değişiyordu, ona bu hal yakışıyordu.

Ama o beni hep canımı acıtan bir yerden vurmaya çalıştı ve şimdi ise onu kendi kozuyla vurup rezil edicektim, umarım rezil olurken de yakışıklı olursun

Atalay..

Dans edenlerin arasından sıyrıldım ve çardağa girip Atalayın yanına oturdum.Elimle ayakkabı bağcıklarımı çözdüm ve yüzüme bir sırıtış yerleştirip Atalaya bakarak,

"Ayakkabı bağcıklarımı bağlasana Atalaycım."

"Ney?"

Afallayarak baktı bir bana bir ayakkabıma.

"Asla."

Sinsice güldüm ve

"Yarın müdürün odasında kendini bulduğunda asla diyebilecek misin?"

Bana bir kez daha o nefret ettiğim bakışlarını attı ve eğildi,birkaç kişinin bakışı ona döndü ben ise dikkatleri tamamen buraya çekmek için oldukça sesli bir şekilde,

"Atalay düzgünce bağla bağcıklarımı bebeğim."

ve bir elimle alayla saçlarını istediğim olmuştu herkesin bakışları bizdeydi, Atalay nefes nefeseydi.

Birden durdu ve ayakkabı bağcıklarımı bağlayacağına ayakkabımı ayağımdan çıkardı ve çardağın arkasında duran dikenli bahçeye fırlattı.

Herkes şaşkınca bakıyordu,ben de öyle.

Benden daha sinsi olduğunu söylemişti ve bana karşı savaşıyordu ki görecekti.

Çıplak ayağıma rağmen sinirle kenarda duran içeceği alıp kafasından aşağı boşalttım.

Şimdi ise ben ona alayla gülüyordum.

Derin sessizlikte ben ona bir şeyler fırlatıyor o da hemen karşılık veriyordu,göze göz dişe diş gibiydi.

En sonunda yorgunluktan kendimi yere bıraktım.İkimizde sırılsıklamdık...

Bazı kişiler telefonuyla bizi çekmiş bazıları ise ürkek bakışlarla sadece bizi izlemişti.

Kendi oyunumda berabere kalmıştım bu beni sinir ediyordu.

Son kozumu kullandım ve diğer ayakkabımı da ben çıkarıp onun yüzünün tam ortasına fırlattım.

Bu sefer ki sessizlik sıradan bir sessizlik değildi fazlasıyla derin ve nefret doluydu..

Herkes bana tiksinerek bakıyordu,ben ise bir kahkaha attım.

Erkeklerden biri,

"Bu kız deli." Dedi.

Ardından birkaç kahkaha daha attım.

Beraberliği bitirip kazanan olmuştum.

Bölüm sonu

16 yorum