Sınıfta ki karmaşa öğrenciler için bir zevk ve keyifti,öğretmen için ise bir sıkıntı.
En sonunda beyaz saçlı, bıyıklı öğretmenimiz elini masaya sertçe vurdu.
"Bu kadar gırgır yeter,size bir duyurum var yeni aklıma geldi."
Yaşlılık işte ne yapsın adamcağız!Ben kıkırdadım,hoca ise ters ters bakarak beni görmezden geldi.
"Yarın bir matematik olimpiyatı var ve hepiniz katılmak zorundasınız,işlediğimiz konuların hepsi çıkacak.Sınavda sakın kopya çekmeye yeltenmeyin,yakalarsam çok kötü olur.Bu devletin yapacağı bir sınav haberiniz olsun."
Herkesin yüzü düştü,bahara daha yeni girmişken keyfini çıkarmamız gerekir ama sağolsun okulumuz ona da kazık soktu.
Sesli bir şekilde bir of çektim ve yanımda oturan, tırnaklarını gizli gizli törpüleyen arkadaşıma fısıldadım.
"Zeyda,törpüyü ver kendimi öldüreceğim,bu ne yaa!"
"Tırnaklarımın henüz işi bitmedi,sen cama git."
Beni ciddiye almadığı için dil çıkarıp kendi önüme döndüm.Matematikçi bir şeyler anlatırken ben sınıfı gözlemliyordum.Birilerini izlemek keyifli ve onlara kendilerinin izlendiğini hissettirmek.
Yan tarafım da oturan Bilgeye nazikçe silgi fırlattım.
Kafasını yapıştığı kitaptan kaldırdı ve bana baktı.
Bakışların da ne var bakışı vardı.Ben de elimle birkaç işaret yaptım,bir halt anlamadı ve göz devirip kitabına geri döndü.
İnekler ne anlarki be işaret dilinden!
Ve sonunda saatlerce süren matematik dersi bitti.
Hoca çıkar çıkmaz Bilgenin sırtına sertçe vurdum.
"Ne vuruyon ya!"
"Salak niye bir kere kafanı kitaptan kaldırıp beni anlamıyorsun?O kadar işaret dili boşuna mı?"
"Ay kız kusura bakma."Bu erkeğin aşko kuşko konuşmaları beni bir kızla konuşuyormuşum gibi hissettiriyordu.Güldüm.
Sırtıma dokunan elle kafamı diğer tarafa çevirdim.
"Kız Talya parti işi ne oldu?"
"Şu matematik olimpiyatını halledelim bebeğim,o basit."
Ardından avımı gördüm ve sırıttım.
Kalçalarımı hafifçe sallayarak Atalayın yanına koşturarak gittim.
Siyah saçlı,gözlüklü uzun boylu fıstığımın omzuna bir şaplak attım ve bana baktı.
"Ne var Talya?"
"Seni özledim fıstık,bana gelsene bugün?"
Bir kaşı çatıldı ve güldü.
"Üzgünüm sapık kızlarla ilgilenmiyorum."
"Ama zeki kızlardan hoşlanıyorsun?"
"Kendini zeki sanan kızlarla da ilgilenmiyorum."
"Ay haspam!Sen ne tarz kızlardan hoşlanırsın o zaman?"
"Benden daha sinsi olanlardan fakat süslü olanından değil."
"Hahaahah fazla komiksin,henüz sinsiliğimi göremedin.."
Beni duymazdan gelip hızlı adımlarla önümden geçti ve gitti.
Bu çocuk kaşındı ben de kaşıyacaktım.Henüz Talya kim bilmiyordu.
Sarı saçlarımın geriye savurdum ve hızlı adımlarla okuldan çıktım.
&
Evde yatakta pjamalarımla yatakta yuvarlanıp duruyordum, matematik kitapları kenarda bana bakıyordu ben de göz temasından kaçınıyordum,böylesi ben ve matematik için daha hayırlıydı.
Tiktoğun ebesi ağlamıştı, YouTube intihar etmişti ama yapıcak bir şey yoktu ben de instada foto yüklerim diye düşündüm.
Ama uykum vardı,işte uyku reddedilemeyecek bir cazibeye sahipti.Telefonu bir köşeye koydum ve yatakta kendimi uykuya bıraktım.
&
Okulda
Sabah annemin telaşıyla evden hızlıca çıkmıştım, şimdiyse saçma salak geometri sorularıyla bakışıyordum.
Onlar beni sevmiyordu bende onları.Niye sevenleri buluşturacaklarına sürekli sevmeyenleri buluşturlardı?
Zaten en arkadaydım,sınıfa bakmaya başladım.
Bilge kağıdın üstüne adeta yatarcasına çözüyordu.
Zeyda kağıdı bir kenara çekmiş tırnaklarına oje sürüyordu.Çoğu kişi sorulara baya bir çaba gösteriyordu.
Benim gibi en arkada oturan Atalay'a merakla baktım.Oy!Sinsi öküz!Elinde telefonu vardı kalemliğine sıkıştırmış, sürekli oraya bakıyor bir taraftan kağıda onları geçiriyordu.
Aklıma benden sinsi kızlardan hoşlanıyorum dediği aklıma geldi.Şu sınavın canını yiyim ben!
Kimseye çaktırmamak için yalandan sorulara baktım.
&
Sınav çıkışı herkes keyifsizdi,yorgundu.Bense benden beklenemeyecek kadar mutluydum.
Sıramdan kalktığım gibi Atalayın peşinden gittim.
Onu ensesinden tuttum.
Bana baktı.
"Ne var yine?"
"Bazı şahısları sınavda kopya çekerken gördüm."
Korktu ama korkmamış gibi baktı.
"Hadi ama Atalay,ikimizde herşeyi biliyoruz,cesurca yatma."
"Kanıtın yok."
"Bal gibi de var."
Cebimden telefonumu çıkardım ve kopya çektiğine ait fotoğrafları gösterdim.Biraz ürkmüştü.
"Ne oldu?Rengin mi soldu senin?Bak bana sinsimiyim?"
Ardından kulağına fısıldadım.
"Senin zayıflığın benim fırsatım bebeğim."
"Anlaşma yapalım,ne istiyorsan yaparım ama bu fotoğrafları sileceksin."
"Tamam,her istediğimi mi?"
"Evet."
"Sevgilim ol.."
(Bölümle ilgisizdir öncelikle okudunuğuz için çok teşekkür ederim, eğer kitabın devamını okumak istiyorsanız sahte sevgiliyle asır 2 hazır oradan kitaba bu kitap bitince devam edebilirsiniz🖤)










