İçeriğe geç

Sahte Sevgilim

Bölüm 1 · 9 dk okuma

Sahte Sevgilim

Bölüm 1

1. Bölüm

Hayaller para ile olsa tekrardan hayal kurmaya cesaret edebilir miydik? Ya da hayatımızda olan kişileri bu kadar düşünür müydük? Neden sürekli bir şeyler düşünüyoruz? Ben sussam da kafamın içindeki sesler susmuyor gibi. Sanki susmak çok zor bir şeymiş gibi geliyor. “Danla!” Diye bağıran edebiyat hocasının sesi ile kendime gelmiştim. “Bu akşam etüte kalıyorsun.” Diye söylendi, bir bu eksikti. Kimya dersinde deney yaparken yanlışlıkla birer şişeyi kırmıştım. Tabi ben imha ettim ama ne yazık ki Esra beni şikayet etmişti. Benimle ne derdi var anlamış değilim.

Zilin çalması ile son saat olduğu için ev arkadaşlarıma –ki bunlar Eslem ve Arya oluyor- etüte kaldığımı haber verdim. Etüt sınıfı diye bahsedilen yer kütüphaneydi. Kütüphaneye gidince içeride Çınar’ı gördüm. En azından boş durmak yerine Çınar ile sohbet edebilirdim, değil mi?

Çınar’ın yanındaki sandalyeye oturdum. “Selam olsun sana mahkum.” Diye söyledim, Çınar bana bakıp gülümsedi. “Sana da selam Dalin.” İsmim Danla olmasına rağmen her şeyi söylüyorlardı. Bir keresinde Eslem ‘Dadilen.’ Bile demişti. Her neyse, lakapları çok severim. “Ee sen niye düştün?” Sanki nezarete düştük. Dediği şeye güldüm. “Kimya dersinde yanlışlıkla şişe kırdım.” Dedim, Çınar göz devirince “Sen niye buradasın?” Diye sordum.

“Arya olacak arkadaşın bana iftira attı.” Arya mı iftira attı? Gülmemek için dudaklarımı içe doğru bastırdım. “Hadi ya, niye kavga ettiniz bu sefer?” Diye sordum, Arya ve Çınar arasında ne var anlamadım ama ne zaman görsem kedi köpek gibi birbirlerini yiyorlar. En son Çınar Arya’nın üstüne bir kova çilekli süt dökmüştü. Bana verse ben içerdim ama onlar, biraz salaklar.

Çınar bana bıkkın bir şekilde bakıp “Sınavda kopya çekmişim.” Diye ağzında geveledi. Anlaşıldı, Arya intikamını almıştı. “Hem beni boş ver, sen saklayamadın mı şişeyi?” Çınar bana üstten bir bakış atarken kütüphaneye müdür yardımcısı girdi. Tam önümüzdeki sandalyeye oturdu. Etrafa baktığımda birçok öğrenci gördüm. En azından tek ceza alan bir değiliz.

Müdür yardımcısı boğazını temizledikten sonra bize ‘Sizden adam olmaz’ bakışı atıyordu. “Sizin eğitime hiç mi saygınız yok?” Diye sordu, Çınar ile ben arkalarda oturduğumuz için umursamadan sessizce konuşmaya kaldığımız yerden devam ettik. “Ben saklamıştım ama Esra beni ispiyonladı.”

“Biz hepimiz paramızı alır, çekip gideriz ama siz bir şeyler öğrenmek için buradasınız değil mi?”

Müdür yardımcısı söylenirken Çınar bana not kağıdını uzattı. “Esra’nın adresi bu, senin yerinde olsam evini spreyler ile boyardım.”

Büyük (!) cezamız bittikten sonra biz de okuldan çıkmıştık. Zaten ceza da ceza olsa, bir saat daha kütüphanede bomboş oturup azar işitmek. Çınar’ın şeytan aklına uymaya karar verdiğim için en yakın kırtasiyeden sprey boyaları aldım. Kızın evinin önüne gidip sprey boyaları çıkarttım. Elime sprey boyayı alıp kız evinin kapısına ‘Daha yeni başlıyoruz.’ Yazıyordum ki daha ‘yeni’ yazmamla elimdeki sprey bitti. Yeni birer spreyi alacakken biri elimi tutup koşmaya başladı. Sprey boyalarım orada kaldı…

"Lan dur." Diye söylendim arkasından ama beni umursamadan koşmaya devam ediyordu. "Arkada polis var arkana bakmadan koş." Dediğinde demin söylediğimi geri alma gibi bir şansım olsa kullanırdım. Dediğini yaptım ve arkama bakmadan koştum. Artık ikimiz de nefes nefese kalınca ara sokaklardan birine girdik. Ellerimi dizime koyup derin derin nefesler aldım. "Daha işim bitmemişti." Dedim sinirle, demin elimden tutan kişiye baktım. "Ersin?" bana bakıp gülümsedi, Ersin ile fazla muhabbetim yoktu ama aynı sınıfta olduğumuzdan onu tanıyordum. Hem bu bana bakıp neden sırıtıyor? Yakışıklı diye sana kızmayacağım falan mı sanıyor?

"Lan antilop! Beni mi takip ettin?" Dedim halen daha nefes nefese kalmış bir halde. "Ne takip edeceğim seni?" Yere oturup arkasını duvara yaslandı. "O zaman Esra'nın evini boyayacağımı nereden biliyordun?" Dedim, kaşlarını çatıp bana baktı.

Çınar'dan evi öğrendiğime göre Ersin'e demesi normal değil mi ey Danla? Sonuçta ikisi çok yakın arkadaş, yani öyle biliyorum. Fakat neden böyle bir şey yapsın ki? "Kimsenin evini falan boyayacağını bilmiyordum. Evim oralarda, geçerken bizim sınıftasın diye yardım edesim geldi ki bu kadar konuşacağını bilsem yardım etmezdim." Tek nefeste söylemesine şaşırmaya zamanım olmadan kaşlarımı çattım. Ne dedi daha demin bu? Ersin’e ters ters bakmaya başladım.

"Etmeseydin çok da umurumda." Dedim sinirle. “Sanki senden yardım isteyen oldu.”

"Keşke…" Diye mırıldandı, ayağa kalkıp "Hadi Danla, okulda görüşürüz." Dedi, yanımdan geçince dönüp ona baktım. Umursamadan kendi evime doğru yol aldım.

Eve gelince kapıyı çalmak yerine açık olan camdan içeri girdim. Zaten birinci kattayız, hem boşuna mı birinci kattayız? Salondan ses gelince Eslem ve Arya'nın salonda olduğunu düşünüp salona geçtim. Tam da tahmin ettiğim gibi ikisi de salondaydı. Koltuğa oturdum. "Etüt nasıldı?" Dedi Arya kahkaha atarak, biliyor tabi Çınar’a yaptığı şerefsizliği. "Hiç sorma, Çınar ile konuşmaktan başka bir şey yapmadım." Koltuğa uzanırken Eslem’e baktım, telefonla uğraşıyordu. "Ee Çınar etüt bitince direkt mesaj attı sen niye geç geldin?" Arya bana sorgulayıcı bakışlarını atarken hafifçe sırıttım. Bak sen Çınar efendiye, hemen de mesaj mı atmış. Ben diyorum bunlar birbirine aşık ama inatçılar diye.

"Ne yapalım Arya? Çınar gibi bizi bekleyen bir sevgilimiz yok.” Dedim Arya hızla arkasında duran yastığı kafama attı. “Belki de beyin kanaması geçiriyorumdur!” Koltuktan kalkıp yalandan iki adım atarak sarsılma numarası yaptım. İkisinin de beni umursamadığını görünce tişörtümü çıkarttım. "Banyo yapacağım ben." Eslem sonunda kafasını telefondan kaldırıp bana baktı. "Ya burada soyunma hayvan!" Gülerek çıkarttığım tişörtü Eslem'e attım. Eslem tişörtü bana atacakken Arya bağırdı "O benim tişörtüm değil mi!?" Diye, yakalandık! Hızla koşup banyoya kendimi kilitledim.

Telefonumu cebimden alıp müzik açacakken telefonumun cebimde olmadığını fark ettim. Ha siktir! Koşarak kızların yanına geri gittim. "Telefonum yok." Dedim telaşla, ardından demin oturduğum koltukta telefonumu aramaya başladım. "Dalin çalıyor." Dedi Arya, merakla Arya'ya baktım. Arya telefonu bana uzatınca telefonu alıp kulağıma yaklaşırdım.

"Alo?" Diye ses geldi telefondan, "Lan hırsız! Bir de telefonu açıyor, hiç mi telefonu çalmaya utanman yok?" Ben bağırırken Eslem gülerek beni izliyordu, Arya ise bir şey demeden bana bakıyordu. Telefonla konuşurken istemsizce etrafta gezinmeye başladım. "Danla bir daha sana yardım etmeyeceğim, benim ya ben Ersin. Telefonu spreyler ile bırakmışsın. Görürken aldım yarın veririm sana." Deyince derin bir nefes alıp verdim. Neyse ki telefonum güvenli ellerdeydi. Yani… Binevi.

"İyi, telefonumu kurcalama." Dedim ama Ersin dediğim cümlenin üstüne gülerek "Şifresiz telefon olunca kurcaladım bile." Dedi, telefon gizli bir bölgedir. Telefonumu kurcalamanın cezası idamdır. "Ey katkısız domuz yağı ile yapılmış salak!" Diye bağırırken telefonu yüzüme kapattı. Arya'ya telefonu geri verip "Ersin'deymiş." Diye kızlar açıklama yaptım. Bana yan yan bakarken “Saçmalamayın!” Diyerek banyoya geri gittim.

Huzurla banyomu olup saçını kuruttum. Kızların yanına geri gidince Eslem'in telefonda Emir ile konuştuğumu gördüm. Telefonu elinden alıp "Ne haber enişte?" Dedim, Emir bıkkın bir ses ile "Dalin bunu yapmayı ne zaman keseceksin?" Dedi, bir de soruyor mu? Kesmeyeceğim ki. "Vallahi enişteciğim bana yarın iki tane çikolatalı süt alırsan belki buna son verebilirim." Dedim, çikolatalı süt hassas noktamdı. Yani çikolatalı süt için böbreğimi bile satarım. Emir gülerek "Tamam Dalin, şimdi sevgilime geri ver telefonu." Deyince telefonu Eslem'e verdim.

Arya'ya baktığımda bana bakıp telefonunu sakladı. Gülümseyip Arya'nın yanına ilerledim. Telefonu sakladığından saçını bozdum. "Hayır yani neden? Tamam telefonun yok canın sıkılıyor ama yapma şöyle şeyler evlâdım. Git televizyonu izle, youtubeye bağlan just dance yap. Yani ne bileyim bana bulaşma." Deyince bön bön baktım. Bu kız avukat olsa da beni böyle uzun cümleler ile savunsa keşke. "Ne bu isyanlar kardeşim? Küçük Emrah'ı geçtin." Arya’ya bakarak saçımı savurdum.

Mutfağa gidince buzdolabından çikolatalı süt alıp içmeye başladım. Salona geri geldiğimde en sevdiğim dizinin son sahnesine denk geldim. Acaba tekrar o bölümü verirler mi? Resmen Esra yüzünden dizinin yeni bölümü izleyemedim. Şeker boğazında kalsın Esra. İnşallah misafirliğe gittiğin tuvalette sifonu bozarsın da yarım saat içeriden çıkamazsın. Sinirlerimi bir yere atıp diziye odakladım.

Bir süre sonra, yani reklam verince sıkılıp "Ben uyumaya gidiyorum." Deyip odama çıktım. Odamda yatağa girip Ersin'i düşündüm. Acaba ona haksızlık falan mı yapıyorum? Çocuk yardım etmeye çalıyor ben ise mallanıp ona bağırıyorum. Yarın okulda yanına oturup çikolatalı sütümü paylaşıp onunla barışırım. İnşallah rüyamda izleyemediğim o bölümü görürüm yarabbim amin.

Çarşamba

Sabah sabah alarmım olmayınca Arya ve Eslem'in üstüme atlaması ile uyanmak da varmış kaderimde. Yataktan kalkıp yüzümü yıkayıp tuvaletimi yaptım. Ne? Tuvaletimi mi yapmayayım?

Tuvaletten çıkıp okul kıyafetini giymeye odama gittim ama odamın ağzına sıçmışlar. "Lan iki dakika tuvalete gittim odanın bu hali ne!?" Diye bağırdım. Kıyafet seçerken hepsini yere atmışlar. Derin bir nefes alıp verdikten sonra "Odayı siz toplarsınız." Dedim ve okul kıyafetini giydim. Üstüne de elime gelen bir sweat giydim. Pantolon almaya Eslem'in odasına girip siyah pantolonu giyindim. Arya'nın odasından siyah lastik alıp saçımı topladım. Tamam hazırım.

Mutfağa inip buzdolabından çikolatalı süt alıp içtim. Bir tane daha çikolatalı süt alıp odamda çantama koydum. "Kız çantasında depolama yapıyor." Dedi Eslem gülerek, boşuna mı para verdik kızım? "Yok ya bir tanesini Ersin'e vereceğim." Dediğimde Arya bana ters ters baktı. "Biz senden çikolatalı süt almak için götümüzü yırtalım, Ersin Bey iki dakikaya alıyor." Dedi, gülmeye başladığımda "Vallahi Ersin Bey'ciğim bunlar özendiğim hareketler." Dedi Eslem gülümseyip konuyu kapatmaya çalışarak "Ee kahvaltı hazırlandın mı Eslem?" Dedim,

"Neden hep ben hatırlıyorum?" diye isyan ederken, Arya Eslem'in suratına yastığımı atıp "Ulan hayvan, biz yemek yapmayı mı biliyoruz?" Dedi, Arya’ya destek çıkmak için ben de söze atladım. "Hem senin sevgilin var yani ilk sen evleneceksin bu durumda senin yemek yapmayı bilmen lazım." Dediğimde Eslem pes edip mutfağa doğru yol aldı. Arya ile birbirimize bakıp sırıttıktan sonra mutfağa doğru Eslem'in peşinden gittik.

Eslem yumurta yaparken ben de masaya bardakları falan koyuyordum, Arya ise çay demliyordu. Benim işim bitince sandalyeye oturup ikisini bekledim. İkisi de işini bitirince oturup yemeye başladık. En ilk bitirip "Son kalkan masayı toplar." Deyip tuvalete koştum. Dişimi fırçalayıp kapıya doğru gidip bizim kızları bekledim.

Kızlar gelince evden çıktık. Okula doğru giderken Eslem Emir ile konuşuyordu. Arya Çınar ile mesajlaşıyordu. Ben ise yolda giderken seksek oynuyordum. Kim daha yıkık tartışmayalım, lütfen.

Okula gelince merdivenden hızla çıkıp sınıfıma girdim. Ersin'i görünce gülümseyip yanına oturdum. Ersin beni görür görmez "O sabah alarmın beni benden aldı." Dedi, ne yani keloğlan-uyan güzel şarkısı ise? Çantamdan çikolatalı süt çıkarıp Ersin'e uzattım. "Barış kongresi imzalayalım mı?" Dediğimde bana bön bön baktı. Herkese jest yapmam aslan. "Yani dün bağırdığım için beni affetmen için." Yaptığım açıklamanın ardından Ersin gülüp uzattığım çikolatalı sütü bana doğru uzattı. "Az sonra sen beni affetmelisin." Dediğinde anlamayarak baktım.

Çantasından telefonu çıkarıp verdi. "Bazı güzel fotoğrafını." Kahkahalar içerisinde konuşamadığı için durup derin bir nefes aldı. Ardından bana bakarak cümlesine devam etti. "Yani dudak büzdüğün fotoğrafları falan kendime attım." Dediğinde hafif kaşlarını çattım. "Bir de dün Evlatlık diye kaydettiğin biri aradı, ben de açıp sevgili olduğumuzu söyledim." Dediğinde iyicene kaşlarımı çattım, hangi manyak abime ben sevgiliyim der? Sabırla bitirmesini dinledim. Kendi telefonunu çıkarıp "Bir de dün spreyle duvarı boyarken ki fotoğrafın var." Dedi, anı mı saklayacaksın ne yapacaksın? Bitirince sinirle suratına bakıp çikolatalı sütü elime aldım. "Eğer sevgilim olursan sprey ile boyama resmi silinir, bana yolladığım o ifşalar da gider, abini de bir şekilde hallederiz." Dedi, çikolatalı süte pipet batırıp pipeti sıraya koydum. Çınar Arya’nın üstüne süt dökmüştü değil mi? "Hem o sprey ile boyama işini polisler öğrense ne olur?" Dedi baya eğlenerek. Ayağa kalkıp çikolatalı sütü kafasından aşağı döktüm.

"Aptalsın sen!" Diye bağırıp kendi sırama geçtim. Sinirle telefonumdan whatsappa geçip kendine attığı o fotografları herkesten sildim. Ulan namussuz bir de kendini 'Sevgilim♡' diye kaydetmiş. Sinirle abime mesaj attım.

Danla: Canım telefonu etütte unutmuşum arkadaşım almış, seni sevgilim sanınca şaka yapmak istemiş, kusura bakmasın diyor.

Diye mesaj atıp, sprey boya işini düşünmeye başladım. Telefonunu alıp fotoğrafı silsem? Ama nasıl telefonunu alacağım? Ersin yanıma oturup bana sinirle bakınca çikolatalı süte yazık olduğunu bir daha anladım. "Polise mi gitmek istersin yoksa benimle sevgili olmak mı istersin?" Dedi pişkin pişkin suratıma bakarak. "Sanırım hayatımın en büyük hatasını yapıyorum.."

Bölüm sonu

22 yorum