Minel: aşkiim
Minel: biliyorum bugün antrenmanın çok yoğundu ama insan arada bir yazar yaanii
Minel: seni çok özledim
Minel: neredeyse gün boyu hiç konuşmadık ve biliyorsun ben konuşmadan asla yapamam çünkü hemen özlüyorum
Minel: hadi amaaa
Minel: mesajlar gidiyor ama görülmüyor demek🤨
Minel: umarım uyuyorsundur ve telefonun sessizdedir
Minel: bencede uyuyorsundur çünkü çok yoruldun bugün
Minel: artık maç zamanı gelse de hemen kurtulup güzelce vakit geçirebilsek
Minel: neyse çok da yazmıyayım çünkü unutkan bir sevgilim var ve arada telefonunu sessize almayı unyutuyoorr😊
Minel: iyi uykullaar
"Bu kız peşimi asla bırakmayacak, nasıl kurtulacağım ben şimdi bundan" Minel ile ikimiz çocukluk aşkıydık ve benim ona karşı hislerim son zamanlarda neredeyse hiç yoktu. Hatta evet hiç yok. Başlarda pek görüşemediğimiz için böyle hissettiğimi sanmıştım ama onunla buluştuğumuzda sarılıp öptüğümde inanın bana hiç bir şey hissetmemiştim. Önceden yaşadığımız basit bir çocukluk aşkıydı işte. 6 yaşından beri birlikte büyüdük ve 14 yaşında da sevgili olmuştuk. 4 yıllık bir ilişkimiz vardı. Yani en azından benim için biten bir ilişki.
"Artık bende bıktım be oğlum at yakandan şu kızı" Cenk in dediklerine göz devirdim.
"Sanki o kadar kolay o iş kardeşim, olmuyor yapamıyorum. Kaç kere denedim ayrılmak istediğimi söylemeye çalıştım. Ama sürekli benden başkası olmadığı geldi aklıma. Ben bu kızdan uzaklaşırsam kimi kalır ki."
"Kızı böyle kandırman daha mı iyi sence aptal. Ya bir gün öğrenirse ne olacak. En azından kendin söyle için rahat etsin."
"Tekrar denicem, ama büyük ihtimalle yine başaramayacağım."
"Hepiniz aptalsınız bulmuşsunuz saf kızı oynatın durun tabi." Sabahtan beri ağzına açmayan Ömere kaydı. Bunda da son zamanlarda bir haller vardı ama hayırlısı.
"Sustun sustun şimdi konuşuyorsun yani" diyip güldü Cenk.
"Evet, çünkü siz ve küçük beyniniz saçmalıktan ibaret." Ceketini alıp hızla evden dışarı çıktı.
Tam ağzımı açıp arkasından seslenecektim ki mutfaktan gelen Asena'nın sesini duydum
"Sevgilim kahve yaptım bizee"