İçeriğe geç

Sahne Kapanınca

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Sahne Kapanınca

Bölüm 1

Bölüm 1: Seçimler

Londra’nın puslu sabahında Isabella Hale gözlerini açtığında, alarmın keskin sesi odasında yankılanıyordu. Gözlerini ovuşturarak doğruldu, odasına düşen gri ışığın kasvetini hissetti. **Saat 07:15.** İçini çekerek yatağından kalktı. Bugün tiyatro seçmeleri vardı ve bu, haftalardır düşündüğü, hazırlandığı şeydi. Bütün gece rolüne odaklanmıştı; her kelimeyi zihninde defalarca tekrarlamıştı. **Juliet olmalıydı.**

Aynaya baktığında saçları darmadağındı, ama umursamadı. Alelacele giyinerek merdivenlerden indi. Mutfağa girdiğinde annesi kahve fincanını karıştırıyordu.

“Isabell, kahvaltı yapmadan çıkma,” dedi, sesi sakin ama uyarıcıydı.

“Zaten geç kaldım,” diye mırıldandı Isabella ve çantasını omzuna attı. Kapıyı çekerek dışarı çıktı. Hava soğuktu ama bu onun umurunda değildi. İçindeki heyecan ve stres, Londra’nın pusunu bastırıyordu. Okula varmak için acele ederken zihni tamamen tiyatroya odaklanmıştı.

Öte yanda, Adrian Williams çoktan uyanmış, rutinini tamamlamıştı. **Saat 07:00’de uyan, 07:10’da yüzünü yıka, 07:30’da kahvaltını bitir ve çık.** Bu düzen ona her zaman huzur vermişti. Sabahları belirli bir kurguya göre yaşamak zihnini kontrol altında tutmasını sağlıyordu. Aynaya baktığında kusursuz bir gömlek, düzgün taranmış saçlar ve net bakışlar gördü. Onun için **düzen mükemmelliğin temeliydi.**

Koridorda ilerlerken öğrenciler sınıflarına dağılıyordu. Günün planını zihninde oluşturuyordu—önce matematik, ardından tarih, sonrasında seçmeler. Tiyatroyu sevmiyordu, ona göre fazla duygusaldı, fazla kaotik. Ama mükemmel olmaya alışkındı. **En iyi şekilde oynayacak ve işini bitirecekti.**

Koridorun sonunda Isabella’yı gördüğünde içinden derin bir nefes aldı. **Bu kız her zaman bir şekilde dikkat çekiyordu.** Duygularını herkesin önünde sergileyen biri olmak onun gözünde zayıflık göstergesiydi. Isabella ise ona bakarak gözlerini devirdi.

“Günün en kötü yanı şu: Seninle aynı sahnede olma ihtimali.”

Adrian hafifçe kaşlarını kaldırdı. “İnan bana, hislerimiz karşılıklı.”

Matematik dersi başladığında Isabella sıkıntıdan kalemini masaya vuruyordu. Problem çözmek ona anlamsız geliyordu. Öğretmenin tahtaya yazdığı formüllere bakarken derin bir iç çekti.

“Isabella, şu denklemi çözebilir misin?” diye sordu öğretmen.

Kendi masasından doğrulurken kaşlarını çatmıştı. “Bence bu tarz şeyleri kafamızda değil, duygularımızla çözmeliyiz.”

Sınıfta hafif bir gülüşme oldu. Adrian, kalemini tutarak ona alaycı bir bakış attı. “Mantık her şeydir. Denklemler duygularla çözülmez.”

Isabella ona gözlerini devirdi. “Mantık seni sevmezdi, değil mi?” diye alaycı bir sesle fısıldadı.

Adrian sertçe karşılık vermedi ama rahatsızlık duyduğu belliydi.

Tarih dersinde roller değişti. Isabella öğretmenin sanat akımlarından bahsetmesini büyük bir dikkatle dinliyordu. Sanat onun ruhuydu, tiyatro onun sesi. Adrian ise geriye yaslanarak gözlerini sınıfta dolaştırıyordu.

Öğretmen sınıfa döndü. “Sanat büyük bir dönüşüm yaşadı. İnsanlar duygularını sanata yansıtarak kültürleri değiştirdi.”

Isabella gözlerini Adrian’a çevirdi. "Sanatı anlayamıyorsun, değil mi?"

Adrian başını kaldırıp ona baktı. "Sanat, disiplin ve düşünceden doğar."

Isabella hafifçe güldü. "Yanılıyorsun. Sanat, hissetmekten doğar."

Adrian cevap vermedi, sadece ona kısa bir bakış attı. Aralarındaki çatışma derinleşiyordu. **İkisi de birbirini anlamıyordu—anlamak istemiyorlardı.** Ama gün ilerledikçe, seçmelerin kaçınılmaz olduğunu fark ettiler.

Saat öğleden sonra üçü gösterdiğinde, öğrenciler tiyatro salonunda toplanmıştı. Seçmeler için yönetmen sesini yükseltti.

**"Romeo ve Juliet için seçilen başroller… Isabella Hale ve Adrian Williams!"**

Sessizlik.

Adrian, derin bir nefes aldı. **Bu olamaz.**

Isabella, elindeki senaryoya baktı, içinde öfke yükseldi. **Adrian mı?** O kibirli, mükemmeliyetçi Adrian mı?

Ama artık geri dönüş yoktu. Sahne onların olmuştu.

Kuliste, Isabella Adrian’a sert bir bakış attı. “Seninle çalışmayacağım.”

Adrian gözlerini devirdi. “Bunu yönetmene anlatabilirsin.”

Isabella dişlerini sıktı. **Bu rolü istiyordu ama Adrian’ı istemiyordu.**

Bölüm sonu

1 yorum