İçeriğe geç

SAHNE ARKASI

Bölüm 1 · 3 dk okuma

SAHNE ARKASI

Bölüm 1

Bölüm 1

Hiç kimsenin kafesine Koyamayacağı bir kuş... Kaçmasını öylesine. Uçmasını böylesiye Unutmuş.     Bir insan sesine gelip konmuş. -özdemir Asaf Aynada hızla elbisemi düzelttim ve içimdeki heyecanı gizlemeden, ajansın senaristi, en sevdiğim iş arkadaşım Ali’ye döndüm. “Yaptığımız en iyi işlerden olacak, ortak!” dedim. Ali büyük bir gururla, “Tabii kızım, bir kere oyuncu kadrosu mükemmel! Tüm Türkiye bu yaz ekran başına kilitlenecek, bizim sayemizde,” dedi. Yüzümdeki gülümseme daha da büyüdü. Heyecan vericiydi. Bu yaz tiyatrosu kampı benim başımın altından çıkmıştı; bin bir emek vererek, beş yıldır girmeye çalıştığım ajanstaki ilk projemdi. Daha önce birkaç projede başarılı olmuştum ama onlar benim işim değildi. Bu benim işimdi. Hayalimdi. “Hadi Ali, bekletmeyelim. Oyuncularla tanışmak için çok heyecanlıyım,” dedim. Ali başıyla onaylayan bir işaret yapınca toplantı odasına doğru yürümeye başladık. “Zahir Arvas, üç yıl sonra tekrar bizimle çalışıyor. Hem de senin projende!” dedi Ali büyük bir gururla. “Çok heyecanlıyım, hâlâ anlayabilmiş değilim. Sadece Zahir Bey değil, Nurten Hanım, Osman Bey... Hepsi bizimle. Çünkü senaryo kaliteli, senarist bey,” dedim ben de Ali’ye. Ali de gururlanmıştı. “Fikir olmazsa çıkmazdı bu hikâyeler,unutma,” dedi. Yüzümdeki tebessümle teşekkür ettim Ali’ye. Toplantı kapısını açtığında önden girmem için yol verdi. Uzun bir masada yan yana oturmuş oyuncular, masanın en başında ise ajansın sahibi ve en büyük destekçim, Fuat Amca yer alıyordu. Fuat Amca büyük bir gururla beni yanına aldı. “Projemizin asıl sahibi, Sare Dila Hanım,” diyerek beni tanıttı. Önümdeki isimler büyüktü. Onları ancak uzaktan bir iki defa görebilmiştim. Baş selamı ve büyük bir tebessümle hepsini selamladım. “Sizi fazla sıkmadan projemden bahsetmek isterim,” diyerek elimdeki broşürleri masalara dağıtmaya başladım. “Yaz tiyatrosu olarak düşünebiliriz. İnsanları yazın cıvıltısıyla, enfes akşamlarda tiyatrolara kilitleyeceğiz adeta. Senaristimiz Ali Bey, oyun senaryosunu maillerinize attı. Bizim diğer ajanslardan farkımız şu olacak: Bu yaz tiyatro oyunumuzu, sürekli bir dizi gibi, üç aya böleceğiz.” Broşürleri tüm oyuncuların önüne dağıttığımda, yaşça tecrübeli bir tiyatrocu olan Osman Bey, “Bu, insanlara tiyatroyu sevdiren bir proje olacak gibi hissediyorum kızım. Sizin gibi genç yeteneklerin bunları düşünmeleri beni gururlandırıyor,” dedi. Allah’ım, mutluluktan ağlayabilirdim. Sonunda hayallerim gerçekleşiyordu. Yüzümdeki gülümseme büyürken, teşekkür etmeyi ihmal etmeden hızla üç aylık programı anlatmaya başladım. Yaklaşık kırk beş dakika süren, dolu dolu geçen toplantının ardından herkesle el sıkışarak teşekkür ediyordum. Zahir Bey elini uzattığında göz teması kurarak gülümsedim. Ama gözlerine bakınca içime oturan his garipti. Sanki bir anda bir ağırlık... Midem hareketlenip oracıkta uyuyan kelebekleri uyandırmıştı. Kalbim deli gibi atmaya başlamıştı. Açık kumral saçları dağınıktı. Açık kahve gözlerinin ardında başka bir hikâye vardı sanki. Bu adam, cidden dedikleri kadar yakışıklıydı. “Görüşürüz Sare Dila Hanım,” deyip ifadesizce yanımdan geçti. Ama vücudumdaki o yanma hissiyle ben orada kalmıştım. "Lisede herkese âşık olan Sare Dila büyümüştü, hani? Saree!" Evet, ben... İlk görüşte âşık olmuş aptal bir ergen gibiydim şu an. Toplantı odası boşalınca hızla eve gidip, tüm günün yorgunluğunu uyuyarak attım. Ama aklımdan atamadım işte Uyudum o vardı uyandım sıcacık eli çıkaramadım aklımdan Eveeet yaz gelemeye yakınken atayım dedim harika bjr yaz cıvıltısı kurgusu olacağını düşünüyorum Karakterleri tanıyınca daha çok benimsiyeceginizden De eminim İlk yayınladığım kurgum çok bir beklentim yok açıkcası sadece word dosyalarinda daha fazla eskimesinler istedim Hoşçakal hafataya gene buradayımm✨

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.