"Son dakika haberi! Sevilen fenomen Leman Deniz, okula gitmek için evinden ayrılırken kaçırıldı. Ünlü fenomen, Bursa'nın Osmangazi ilçesinde bulunan evinden son 2 gün önce ayrıldığı ve okula giderken kaybolduğu bildirildi. Leman Deniz, yakın zamanda gerçekleştirdiği Yalova gezisinden dönüş yapmıştı ve bu seyahatten hemen sonra kaybolduğu düşünülüyor. Mahalle sakinlerinden biri, kayıp kızın okula giderken kullandığı çantasını bulduğunu bildirerek polise haber verdi. Şu anda olayla ilgili detaylı bir soruşturma başlatıldı ve Leman Deniz'in akıbetiyle ilgili endişeler devam ediyor."
Uzun zamandır takip ettiğim Leman Deniz'in kaçırıldığını gördüm.
"Toplanın! Gidiyoruz"
Alarmın gıcık sesiyle uyandım, yine klasik bir gün. Bu döngüden nefret ediyorum. Her gün, okula git, gıcık sınıf arkadaşlarınla uğraş, işe git kazandığın para ile babanın borçlarını öde, eve git yorgunluktan uyu. Ertesi gün yine aynısı, bunları yaşamaktan bıktım. Bunları düşünürken okula hazırlanmaya başladım. Üstüme siyah dar boğazlı bir kazak giydim altıma ise ispanyol paça bir pantolon giydim. Çıkmak için çantama uzandım çantamda fazla eşya olmadığı için kaldırması gayet kolaydı
Derin bir iç çekerek odamın kapısını açtım, açtığım gibi burnuma gelen alkol kokusuyla yüzümü ekşittim. Ev'in alkol kokmasının sebebi babamdı, bu kokudan nefret ediyordum.
Kendimi bildim bileli babam annemi dövüyordu, o küçük halimle annemi korumaya çalışıyordum ama nafile babam bana da saldırıyordu. Bir gün babam anneme bıçak çekti, annem daha fazla katlanamayıp evi terk etti. 11 yaşımdan beri annemi görmüyordum. Annemi özlüyor muyum? bilmiyorum ama sinirli olduğum kesindi. Neden beni alıp gitmedi? Ona yük olacağımı mı düşündü ? Yoksa başından beri beni istemiyor muydu? Neyse, okula geç kalacağım.
Okula gitmek için evin kapısını açtım tam çıkacakken babama son bir bakış attım ve "Allah belanı versin" dedim sessizce, babamın horlama seslerinden kendimi bile zor duydum.
Evden çıktım ve Falcı Gülben ablaya selam verdim, abla bana kaşlarını çatarak
"Kız senin moralin mi bozuk? Betin benzin atmış" dedi. Böyle demesine şaşırmıştım çünkü gerçekten moralim bozuktu. Fal baktıran herkes bu kadının dediklerinin doğru olduğunu söylerdi de inanmazdım
"Yok abla ya klasik okul işte. Neyse abla iyi bak kendine ben gidiyorum" arkama bakmadan hızlıca yürümeye başladım. Daha hızlı gidebilmek için ıssız bir sokağa girdim. Bu sokağın ıssız olmasının sebebi o sokak da daha önceden bomba patlamış olmasıydı. Bunları düşünürken sert bir şekilde burnuma ve ağzıma bez kapandı, karşı koymaya çalışamadan bayıldım.
Saatler geçtikçe zihnim karanlık uykudan uyanmaya başladı. Gözlerimi hafifçe açtığımda, karanlık odada sıkıca bağlı ellerimi ve ayaklarımı hissettim. Bana doğrulmuş bir loş ışık gördüm, ancak ışığın arkasında gizlenen ürkütücü bir siluetin ardından üçten fazla adamın varlığını seziyordum. Görünmez bir tehdit gibi, karanlığın içerisinden bir adam bana doğru yaklaşmaya başladı. Sarışın kalıplı bir adamdı.
"Cebinde ne varsa şu an ver, aksi takdirde sonun geldi bil" dedi ve ağzımı açmak için bana doğru uzandı.
"kazancımı zaten size veriyorum, daha ne istiyorsunuz benden?" dedim, gözlerimdeki çaresizlik belirginleşirken.
"Çok konuşma," diye homurdandı sarışın, kalıplı adam, ardından kafama bir darbe indi ve etraf tekrar karardı.
"Toplanın! Gidiyoruz..."
Z,H,E sunar
biliyorum kısa oldu ama bu bölümün buraya kadar olması lazım. Diğer bölümleri daha uzun tutacağız