İçeriğe geç

Sahadaki Güneş

Bölüm 41 · 2 dk okuma

Sahadaki Güneş

Bölüm 41

41. Bölüm : İlk Defa

Bora ve diğerleri masaya döndüğünde ortam artık tamamen değişmişti.

Yankı tepsiyi bırakır bırakmaz bağırdı:

“OLDU DEĞİL Mİ?!”

Güneş anında:

“Bağırma!”

Emir:

“Tepkiden sonuç doğrulandı.”

Atlas:

“Net.”

Sarp:

“Belliydi.”

Bora sandalyeyi çekip oturdu.

“BEN BU ANI AYLARDIR BEKLİYORUM.”

Güneş kaşlarını çattı.

“Aylardır mı?”

Bora omuz silkti.

“İlk bakıştan belliydi.”

Ayaz sakin şekilde içeceğini aldı.

“Ben biliyordum.”

Yankı çığlık attı:

“BAKIN BUNA!”

Güneş yüzünü kapattı.

“Biriniz beni kurtarsın.”

Cemre keyifle arkasına yaslandı.

“Hayır.”

—

Gece ilerledikçe herkes daha rahat davranmaya başladı.

Şakalar.

Kahkahalar.

Takım içindeki alışılmış kaos.

Ama tüm gürültünün arasında Güneş sürekli Ayaz’ın bakışlarını hissediyordu.

Her döndüğünde onu buluyordu.

Ve bu garip şekilde güzel hissettiriyordu.

—

Bir süre sonra Bora ayağa kalktı.

“SAHİLE İNİYORUZ!”

Yankı:

“EVET!”

Emir:

“Rota değişimi.”

Atlas:

“Uygun.”

Sarp:

“Gidelim.”

Herkes hareketlenirken Güneş geride kaldı.

Ayaz da onun yanında durdu.

“Üşüyor musun?” diye sordu Ayaz.

Güneş başını salladı.

“Biraz.”

Ayaz hiç düşünmeden üzerindeki ceketi çıkardı.

Ve onun omzuna bıraktı.

Güneş şaşırdı.

“Sen?”

Ayaz omuz silkti.

“Ben iyiyim.”

Güneş ceketi tuttu.

Ayaz’ın kokusu geliyordu.

Bu düşünce bile kalbini hızlandırdı.

—

Sahile indiklerinde gece sessizleşmişti.

Dalgaların sesi uzaktan geliyordu.

Bora ve Yankı ileride saçma sapan yarış yapıyordu.

Emir onları analiz ediyordu.

Atlas telefon ışığıyla yolu aydınlatıyordu.

Sarp ise hepsinden uzak yürüyordu.

Cemre arkaya dönüp Güneş’e sırıttı.

Sonra bilerek hızlandı.

Onları yalnız bırakıyordu.

—

Ayaz ve Güneş birkaç adım geride kaldılar.

Sessizlik vardı.

Ama bu kez rahatsız edici değildi.

Ayaz yavaşça konuştu:

“Garip.”

“Ne?”

“Bugün.”

Güneş hafifçe gülümsedi.

“İyi garip mi?”

Ayaz ona baktı.

“En iyi hali.”

Güneş başını eğdi.

Kalbi yine saçma şekilde hızlandı.

—

Bir süre yürüdüler.

Sonra Ayaz durdu.

Güneş de ona döndü.

“Ne oldu?”

Ayaz birkaç saniye hiçbir şey demedi.

Sadece baktı.

Sonra çok sessiz:

“Bunu yapabilir miyim?”

Güneş’in nefesi hafifçe takıldı.

“Ne?”

Ayaz yavaşça elini uzattı.

Tereddüt vardı.

Bu kez gerçekten çekiniyordu.

Güneş bunu görünce içi yumuşadı.

Ve kendi elini onun eline bıraktı.

Ayaz parmaklarını dikkatlice tuttu.

Sanki yanlış yapmaktan korkuyordu.

Ama bırakmadı.

Güneş’in kalbi o anda tamamen kontrolden çıktı.

Çünkü bu…

ilk defaydı.

İlk kez gerçekten el ele durmuşlardı.

—

Uzaktan Bora’nın sesi geldi:

“LAN ELLER!”

Yankı yere çöktü:

“BEN BUNU KALDIRAMIYORUM.”

Emir:

“Temas doğrulandı.”

Atlas:

“Sonunda.”

Sarp:

“Normal.”

Güneş gülmeye başladı.

“Aşırı kötüler.”

Ayaz elini biraz daha sıkı tuttu.

“Boşver.”

Güneş ona baktı.

“Sen gerçekten değiştin.”

Ayaz kaşını kaldırdı.

“İyi mi kötü mü?”

Güneş gülümsedi.

“İyi.”

Ayaz da ilk kez tamamen rahat bir şekilde güldü.

Ve Güneş o an fark etti:

Ayaz’ın en güzel hali…

sadece onun yanındayken ortaya çıkıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.