İçeriğe geç

Şafakta Aşk ₪

Bölüm 2 · 7 dk okuma

Şafakta Aşk ₪

Bölüm 2

2.Bölüm ► Gökkuşağı *

Telefonu hoparlöre alarak açtım .

" Buyur gülüm "

" Yanındaki Bir Bordo Bereli . Şu an Arkadaşları ağır silahlarla geliyor .

Çatışmada , arkadaşları için esir düşmüş . Konumuz bu değil , büyük ihtimal yanındadır . Sen Arı kovanına , çomağını soktun mu ? "

" Soktum da ..."

"O ' da ' ekini nedense oldum olalı sevmem . Ne bok yedin gene "

" Geldiğimde desem "

" Üsse Rapor vericem , delirtme beni "

" Rapor vereceksen hayatta demem "

" Geldiğinde Panzerle uğraşırsın o zaman " İçimdeki korku ve endişeyi bir yana siktir ettim , panzer abi bu . Üstümdende geçerdi , başka bir yerimden de .

" Kraliçe , sizlere ömür "

"Allah rahmet eylesin "

"Amin "

İlk başta telefonu yüzüme kapadı zanlettim ama daha sonra sinirli sinirli konuşmaya başladı .

" Üstle sen uğraşırsın. Kılımı kıpırdatmam "

" Tamam abi tamam. Sen yolla birisini aldır bizi şuradan, Allasen "

" Bordo berelinin takımı ve seninkiler geliyor. Kuzey tarafına gidin, buluşma alanı orası "

" Tamam, hadi Allah'a emanet "

" Sanada kolay gelsin, yavrum "

Telefonu koydum ve adama doğru döndüm. O kadar koşmaktan sonra ben nefes-nefese kalırken o hiç etkilenmemiş, hatta etrafını kontrol ediyordu.

" Ekibin geliyormuş. Kuzeye doğru gitmemiz gerek. "

Hiç bana bakmadan sağ tarafa saptı "Buradan " onu takip etmeye başladım. Lakin hala kendimi yorgun hissediyordum. Zaten aklıma üsse vereceğim hesap gelince yoğun bir psikolojik baskı gelmişti üstüme üstüme. " Hızlı yürü " diye seslendi.

Genel erkek türü işte. Klasik öküz , katkısız odun. İnsan bir teşekkür eder. Sonuçta ben gelmesem çoktan gebermişti. Ama öküz diye boşuna demiyorum.

Mısır sıcaklığından ölmek üzereydim ama ben bu gibi durumlar için eğitilmiş ve adaptasyon yapmayı öğrenmiştim. Burnumdan derin derin aldığım nefesi ağzımdan almaya , Adımlarımı büyüterek hızlanmaya , Bileklerimi ovarak kendime gelmeye , çalıştım.

Ağaçlar sıklaşmaya başladığı zaman, insan sesleri yüksek bir desibelde geliyordu. Hani biz değilde düşman olsaydı, sıçtıklarının resmiydi. Aslında hiçbir asker beklerken çıktını bile çıkarmazdı. Ama artık bu sesler normal bir konuşma sesi değil idi resmen böğürmekti.

Adam kaşlarını çatarak ileri doğru bakıyordu. Hani aslında dikkatimi çekmez ama bu adam dikkatimi çekmişti . Adamın karşındaki kanlar kurumaya yüz tutmuştu ve yüzüne vuran ay ışığında bile belli oluyordu. Ama bir kaç yara ve kanlar , yüzündeki enfesliği kaybetememişti . Esmerdi, benden en az 10 cm uzundu. Kirpikleri ise benim saatlerce uğraşıp rimel ile yaptığımdan daha gür ve uzundu. Omuzları geniş ve yapılıydı . Erkek düşkünü değildim ama o gerçekten de iyiydi.Allah sahibine bağışlasın ne diyim.

Seslere yaklaştıkça bir kaç kişi görünmeye başlamıştı.

" Bu işte olduğunuzu Bildirmeniz lazımdı, Albayım "

"İstem dışı bir olay bu, ve haber verilmişti, Albayım "

"Herşeyi mahvetmiş olabilirsiniz "

"Allahın izniyle sağ salim dönerler, İkisi de eğitimli "

" Eğitimli oldukları ölmiyecekleri anlamına gelmez . "

Curcuna çıkmak üzereydi, komutanımız olan Servet Albayım ile tahminimce bordo bereli komutanı Yusuf Albay tartışıyorlardı. Komutanlar burun burna bir bağırışma içine iyice gitmişlerdi ve bizim geldiğimizi bile farketmemişlerdi. Ordu gibi tüm iki ekipte gelmişlerdi. Hayır cidden başka birisi şuraya gelseydi, şeyi tutmuştulardı da neyse.

Adam direkt olarak hazır ola geçince yanına geçip hiza alıp ona uyum sağladım.

"Komutanım " diye seslendi . Birbirine yemekten onu duymuyorlardı .

"Komutanım " diye bağırdı kalın bir sesle İkisi de dönüp bize bakmıştı .

" Ben sana demiştim , Albayım "

" iyi bok yediniz Albayım "

" Teşekkürler "

Az sonra yumruk yumruğa kavga ederlerse hiç şaşırmıyacaktım .

" Efendim " diye bağırdı , şu ana dek hiç görmediğim asker . Şu an karşımda Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığının en iyi askeri birliklerinden biri olan Bordo Berelilerin bir kısmı karşımda duruyordu .

" Ne var asker " diye bağırdı Yusuf Albayım .

" Orgeneral , Asım Çekipkaya sizi ve Servet Albayımı görmek istiyor " ikisi de birbirinden ayırmadığı ölümcül göz bakışlarını birbirinden çekip bize baktılar . Yusuf Komutanım çok sinirli bir şekilde

" Asker , orada bir şey mi karıştırdın " dedi , galiba yanımdaki askeri kast ediyordu .

" Hayır komutanım " demesiyle birlikte , Servet komutanım bana döndü .

" Asker ne yaptın , Görev olumsuz mu ? " dedi

" Hayır komutanım , görev olumlu "

" Ne yaptın lan o zaman " Buyrun Cenaze namazına

" Naimah , sizlere ömür . " İlk başta bir kızardı , daha sonra morardı bide birazcıkta sararmış gibi oldu . Adam iki dakikada gökkuşağına döndü. Lan ormanın içinde kaçacak yerde yok , kaçsam zaten araplar siker .

" Ulan , var ya eğer .. " dedi ve sustu , sonra sabır çekti . Dayak yemesem iyidir . " Lan seni bana asker verenin ta gelmişinin, geçmişinin "

" Komutanım demeyin öyle alınıyorum "

"Alın bir zahmet evladım. "

Yusuf albayım destek çıkarcasına Servet komutanımın omzunu sıvazladı.

" Biz en başından o seçim zamanında askeriyeyi seçmicektik, senden elektrik ben de bilgisayar mühendisi olurdu ne güzel, derdi tasası yok. "

Ulan erkek milletini anlamıyorum, daha demin kavga ederken şimdi ise birbirlerini sakinleştiriyorlar, ey güzel Allahım sen şu millete akıl fikir ver yarabbim.

" Siz ikili peşime düşün diğer ekip ise, bizim ine gidin " dedi Servet komutanım. Bordo berelileri şaşkına bir bizim komutana bir de kendi komutanlarına bakıyordu. Yusuf albayı durumu anlayınca dikeldi ve kendi ekibine döndü " Sevet albayımı dinleyin . Herkes adam akıllı beni bekliyecek. Kavga gürültü yok . "

Kendimi bir an gezmeye gitmeden önce nasiyatlenen çocuk gibi hissetmiştim . Ne değişik insanım la ben . Herkes kafasını salladıktan sonda ekipler arabayla biz iki albay iki asker ve bir pilot Orgenaralin yanına gidiyorduk , Allah sonumuzu hayır etsin

ʕ•ﻌ•ʔ ⌐╦╦═─

" Yaptığınız sorumsuzluğun farkımdamısınız Albaylarım , burada askerlerin suçu yok hepsi sizin hatanız , bir tarafta , her yerde en iyisi olması için eğittiğimiz ve en iyisi yaptığımız birim Bordo Bereliler , diğer yandan özenle seçilen askeri timinden Anadolu Demirleri . Ve ortaya çıkan sonuç , Mısırın en iyi korunaklı üstünde elini kokunu sallayarak gezinip hem bilgileri alıp pilanlarını siliyorlar hemde başındaki adamı kolayca , hiç biz bu götü nasıl kurtarırız korkusu olmadan görev yapan bir bereli ile anadolucu . " diyerek kükredi , Orgeneral . O kadar kızgındı ki , şu an Arapların elinde işkence görmeye razıyım . Allahım galiba bu sefer sana harbi harbi geliyorum .

Orgeneral ilk başta çatılan kaşları titredi daha sonra göğsünü gere gere gülümsedi " Afferim lan , sizin gibi askerlerimiz olduğunu biliyordum " dedi , tabi ben şok .

Sadece ben değil o adam - ki hala adını bilmiyorum - albaylar ve ben , tamam şimdi şoktan çıkıp bim'e girebiliriz . O nasıl espiridir arkadaş kendimden soğudum .

" Bana öyle , yüzüne far yemiş tavşan gibi bakmayın , buradaki tebrikte Genel Kurmaydan geliyor . Tabi birde küçük bir emir . Ha bu arada , yüzbaşılarım , sizi tebrik etmemi bizzat istedi . " dedi , tabi ben iptal .

Yusuf albayın alnını karıştırarak sormak istemediği halde sordu , " Küçük bir emir derken efendim "

" Biliyorsunuz ki Edirnedeki askeri birlilte büyük bir çatışma hazırlğındayız . Bu sefer ön sürülen birlik , Yunan ve Esdsa birliği tabi ki de kukla bunlar , asıl sahipleri, Ruya ve Avusturalya . Koduğumun ülkesi hala sıcak denizlerin hayalini kuruyorlar . Neyse , oradaki gizli görevde ve merkezde durması gereken birlikler olarak sizi istedi . " dedi

Esdsa ; Iraklıların yarattığı , güya müslümanlığı kendilerince yayma yollarıydı . Bizden , Avrupa, asaya ülkelerinden çok , afrika kıtası ile uğraşan bir örgüttü . Adını son zamanlarda çok duyar olmuştuk çünkü yavaştan Türkiyeye bulaşmaya başlamışlardı ama Batum tarafından saldırırlardı . İlk defa Kırım tarafında görüldüler .

Evet öyle bir duyum almıştık , ama kesin ve net değildi ki Servet albayım konuşmamızı ve düşünmemizi yasaklamıştı . Gereksiz ve asılsız bir haber olarak düşünüyordu ki şu an karşımıza çıktı .

" Hangi birliği komutanım " dedi , Servet albayım .

" Her iki birliği de , Bordo berelileri ve Anadolu demirlerini . Şimdi çıkın ve hazırlanın 3 iş gününde , merkezde olun tam ekiple beraber . Allaha emanet olun askerler " dedi ve selamladı. Hazır ola geçip selam verdik " Sağolun komutanım " ve ben Vefat .

Şimdiden bizim ekip ve berelilerin hallerini düşündükçe tüylerim diken diken oluyordu . Allah bu Türk ordusuna sabır versin , yada Yunanlılara .

(~_^)

" Yorum ve votelerinizi büyük bir merakla bekliyorum gençeler , beni merakta bırakmayın "

- SevvalCNG

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.