Hayat, bazen bir kızı acıya mahkum kılan bir labirent gibiydi. Asena, 23 yasinda genç bir kiz olarak, bu labirentte kaybolmuştu. Gözlerinde bir hüzün, kalbinde ağır bir yük taşıyordu. Ailesinin boşanması, içindeki neşeyi yavaş yavaş silmişti. Annesiyle ve abisiyle yaşarken, her gün evdeki sessizliğin içinde kayboluyordu. Ancak, ilkokuldan beri kalbinde bir ışık vardı; Emre. Onun gülümsemesi, karanlık günlerinde bile umut ışığı gibi parlıyordu. Bir gün, cesaret bulup ona hislerini açtığında, ikisi de birbirine aşık oldu. Her şey güzel başlamıştı; gençlikleri canı, birbirlerine olan sevgileriyle dolup taşıyordu. Fakat hayat, ne yazık ki, birçok şeyin bedelini ödemek zorunda bırakıyordu. Ülkeleri bir gün aniden esir düştüğünde, Asena'nın hayatı tamamen değişti. Kendini asker olarak buldu, mücadele etme arzusu her zamankinden daha güçlüydü.
Sevdiğiyle beraber ya bu savaş uğruna ölücekti
Ya da bu düşüncelerde kaybolup gidicekti


