Eşyalarımı toplamaya ve valize koymaya başlamıştım. Babam ise ortalarda yoktu, kapımın çalmasıyıla
"Gir"
Diye bağırdım. Kapı açılınca babamın göbeği önden odaya girdi. Onun göbeğinden gözümü çekip yüzüne baktım yüzü mutsuz ve endişe kaplıydı.
"Ne olursun dikkat et. İntikam alma uğruna kendini paralama."
Babam beni deli edecekti ne zaman intikam lafını ettim babam o zaman değişmişti, her yönüyle.
"Of baba. Annem öldürülmüş hem de yakılarak onların yanına kar mı bırakıyım ve biliyorsun buradaki kanunlar esnek."
Diyerek ona sitem etmiştim. Bu kadar vurdum duymaz olmamın tek bir sebebi vardı 10 yaşlarımda annemin söylediği tek bir cümle:
"Ne olursa olsun kimseye yıkıldığını, üzüldüğünü belli etme."
Kim annesi ölürken ağlamazdı ama ben ağlayamadım. İçimi dökemedim ve bu o kadar kötü bir his ki. Babama o sözleri söylerken sesim titremediğinden emin bile değildim ama güçlü duracaktım.
Valizimi hazırladıktan sonra yanıma silah ve hançer almıştım. Hançerin kapağını kapatıp botlarımın içine soktum. Ne kadar acıtsa da tedbiri elden bırakmamak lazımdı. Babama sıkı sıkı sarılmıştım.
"Baba dikkat ol. Güvenli bir yere git sana da bir şey olmasını istemem."
Diyerek kollarından ayrıldım.
Nereye gideceğimi bilmiyorum ama hislerimin bana yol göstereceğinden eminim. İlk olarak seyahat etmem gerekiyordu malum bizim yaşadığımız yer Srius denilen bir yıldızdı çok parlak olmasıyla tanınsa da bir o kadar karanlık yerleri vardı.
Dünyanın çarpışma yaşamasıyla insanlar yaşamak için uzun bir süre çalışmalar yaptı ama bu sırada oksijen yetmezliğinden bir çok insan yaşamını yitirdi. Bilim adamları yaşamak için bir yol bulamadılar ama aynı anda farklı annelerle dünyaya gelen çocuklar uzay boşluğunda yaşaya bildikleri keşfedildi. Onlardaki DNA'yı kendilerine de enjekte ettiler bu sayede dünyada kalan 1M kişi hayatta kaldı ama bunlar yıllar önce olmuştu. İnsanlar uzaylılarla yaşamaya başladılar.
Tabi bunlar asırlar önceydi. Benim atalarım bu gezegene yaklaşa bilen tek ırktı. Buraya elini kolunu sallayan giremezdi, şimdiye kadar giremiyorlardı. Buraya girenler ya bizim kanımızdan olabilirdi yada bizim kanımızdan olan biri yolu açmalıydı. Buda direk uzak ırklarımıza dayanıyordu. Onlarda genellikle Castor isimli yıldızda takılıyorlardı.
Oraya doğru giden bir uzay mekiği bulmakta zordu. Kendimize ait mekiğimiz vardı ama oda sadece yan yıldıza götürüyordu ve bir o kadar pahalıydı. Küçük bir yıldız kadar pahalıydı. Bize ait ne varsı hepsi atalarımdan gelmişti yoksa yaşayacağımız yer beliydi Marün'dü Mars ile Dünya çarpıştıkları için bu isim verilmişti oraya. Orda sadece 1 gezegen değil 2 gezegen vardı. Orada hep haydutlar yada parası olmayanlar vardı. Oranın yaşam formu o kadar pisti ki evrendeki bazı çöpleri oraya gönderirlerdi.
Uzay mekiği geldiğinde ona bindim mekikte Taylor yani amcam olduğu için bu seferli para almayacağını söylemişti. Çünkü bu benim ilk yıdızdan çıkışımdı. yolculuk sadece 4 gün süreceği için rahattım kendi yerime yerleştim. Çantamdan okumak için aldığım kitabı çıkardığımda kapağında "Aşk durur muydu beni?" yazıyordu. Yanlış kitabı aldığım için kendime sövdüm.
Aradan 2 gün geçmişti kitap gereksiz uzundu hep aşk vardı bir o kadar tiksinsem de bir o kadar içine çekiyordu beni. Aşkın her şeyi affeder mi? Aşk sadece aptallık mı? Aşk gözü kör eder mi? gibi soruları yanıtlayan bir kitaptı hem varlığından hem yokluğundan bahsediyordu.
Kitap bitmek üzereyken her yerde kırmızı ışık yanıyordu ve alarm ötüyordu ne olduğuna bakmak için ayaklandığımda Taylor hızla anons yapıyordu.
"Sevgili yolcular bu bir tadbikat değildir rota dışındayız ve motorlar çalışmayı durdurdu. Panik yapmadan her kes için ayrı verilen motorlara bininiz."
Dediğinde korkmuştum uzaydaydık ama uzay mekiği yavaş yavaş düşüyordu. Ben motor kullanmayı bilmediğimden acayip korkuyordum ama yinede bindim. Motor etrafında baloncuk oluştu. Gitmek için çalıştır butonuna basmıştım ki bana doğru hızla gelen bir motor gördüm. ve yine sirenler.
"Düşüyorsunuz! Düşüyorsunuz! Düşüyorsunuz!..."
Daha ne kadar duymuştum bu cümleyi bilmiyorum. motor döndükçe benim midem bulanıyordu en son ne bir ışık vardı nede bir hareketlilik.
Devam Edecek..
Daha başımıza neler gelecek kim bilir.
Bölümü nasıl buldunuz?