ÖZET
Mira'nın Aras'a olan duyguları bir türlü karşılık bulmuyordu, ancak Aras da Mira'dan uzak durmak istemiyordu. Aynı sınıfta okuyan bu iki genç, arkadaşlık ile aşk arasında sıkışıp kalmıştı. Aralarındaki bağ her geçen gün güçlenirken, hiçbir şey tam anlamıyla netleşmiyordu. Bazen saatlerce konuşuyor, bazen birbirlerine yabancı gibi davranıyorlardı. Mira, Aras'ın davranışlarının ardında gizli duygular olduğuna inanmak istese de aldığı her yeni sinyal onu daha da karmaşık bir çıkmazın içine sürüklüyordu.
Bir yanda karşılıksız gibi görünen hisler, diğer yanda koparılamayan bir bağ... Ne tam anlamıyla birlikteydiler ne de birbirlerinden vazgeçebiliyorlardı. Sınıfın kalabalığı içinde başlayan bu hikâye, yanlış anlaşılmaların, kıskançlıkların, umutların ve yarım kalmış cümlelerin gölgesinde ilerlerken Mira ve Aras'ı duygularıyla yüzleşmeye zorlayacaktı. Çünkü bazı hikâyelerde en zor soru, birbirini sevip sevmemek değil; birbirinden vazgeçip geçememektir.
KARAKTERLER
Mira
14 yaşında, 1.50 boyunda, dalgalı saçlı, kâküllü, kumral bir kızdır. Eski okulunda zorbalığa maruz kaldığı için içine kapanık, utangaç ama aslında tatlı ve sakin bir yapıya sahiptir.
Aras
1.74 boyunda, kısa saçlı, esmer, basketbolcu ve başarılı bir öğrencidir. Sosyal, zeki ve çevresi geniştir. Tarzı havalı ve rap müziğe ilgisi vardır. Birkaç yıl içinde okulun popüler çocuğu olacak kişidir.
Yaren
Mira'nın sınıf arkadaşıdır. Hem içine kapanık hem de zaman zaman sosyal olabilen biridir ve trans bir bireydir.
Vera
183 boyunda, zorba bir karakterdir. Ailevi sorunları vardır ve bu yüzden insanlara karşı dışlayıcı bir tavır sergiler.
Gece
Mira'nın sosyalleşmesinde en büyük role sahip kişidir. Tatlı ve sevecen bir kızdır. Mira ile ortak ilgi alanları sayesinde arkadaş olmuşlardır. K-pop'a ilgi duyar.
İLK GÜN
Mira
Burası çok tuhaf bir yer. Her yerden bir sürü insan gelmiş. Farklı insanlar… Ortaokulda gördüğüm zorbalardan sonra biraz gergindim. Ezik gibi hissediyorum ve çok yalnızım. Acaba arkadaşım olacak mı? Çok gergin hissediyorum.
Sınıfımı buldum: Hazırlık - A. İçeri girdim ve orta, en ön, hocaya en yakın tarafa çantamı bırakıp kahvaltı yapmak için yemekhaneye gittim.
Sınıfa döndüğümde çantam bir yana alınmıştı ve yerimde oturan kişi çok uzun bir kızdı. Doğruyu söylemek gerekirse biraz ürktüm. Bir şey diyemedim. Sessizce oturdum yanına.
Hoca geldi, yani Ayça Öğretmen. İngilizce hocasıymış ve aynı zamanda sınıf hocamızmış. Herkesle tek tek tanıştı ve yanımdaki kızı da tanımış oldum: Vera. İlk defa duyuyorum bu ismi. Kızın boyu 1.83’müş, aşırı sinirli birine benziyor. Sorunları var sanırım.
Teneffüste sınıftakiler konuşurken beni de konuşmaya dahil ettiler. Kızların içinden biri de K-pop dinliyormuş: Gece. Çok tatlı ve samimi bir kıza benziyor, eski okulumdakilerin aksine. En azından ortak bir noktamız olduğu için sosyalleşmem daha kolay oldu.
Benim için zor bir gündü. Akşam okul pansiyonuna gelince direkt uyudum. Yoklama vaktinde yoklama vermek için yemekhaneye gittiğimde sıradayken bizim sınıftan bir kız yanıma geldi: Yaren. Instagram hesabımı istedi birden ve nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde arkadaş olduk.
Mutluydum çünkü artık arkadaş edinebiliyordum ve bu bana çok büyük bir motivasyon oldu.
Ertesi gün sabah 6’da uyandım, banyo yaptım ve kıyafetlerimi giyinip yatağımda belletmen hocanın yoklamamı almasını bekledim. Hoca beni ayakta görünce gülümsedi.
Aşağı indiğimde saçlarım hâlâ ıslaktı ve yaşlı bir erkek hoca, Oğuz Hoca, gelip “Git ve saçlarını kurut, öyle gel, çık dışarı” dedi. Ben de “Tamam” deyip çıkmadım ve sınıfa gittim. Tabii ki saçımı kurutmayacaktım. En nefret ettiğim şey.
Bizim dönemimizde okulda sadece üç sınıf var ve okulda çok az kişi var. Diğer sınıfları merak etmiştim ve Yaren’le anlaşıp diğer sınıfları da gezmiştik.
Hazırlık - B’de birini gördüm. Saçları kel denebilecek kadar kısa, esmer, sıska ve biraz uzun bir çocuktu. Ergenliğimin etkisindeki hormonlarımdan mıdır bilmem ama çok beğenmiştim çocuğu. Adını öğrenmem çok sürmedi. Bizim sınıftan Defne adında bir kızla birkaç gün sonra çıkmaya başladılar. Ve tabii benim de yeni yeşermiş duygularım hemen kurudu. Tabii ki kendime okulun ilk haftalarında düşman edinemem; zaten en karşı olduğum şeylerden biridir.
Okuldakilerle Instagram’dan takipleşmeye başladık. Ve tabii Aras’la da. Madalya kazanmıştı, ben de hikayesine yanıt verdim: “Tebrikler” diyerek. O da sadece “Teşekkür ederim” yazdı ama zaten muhtemelen varlığımdan bile haberi yoktur, kim olduğumu anlamamıştır. Hiç önemli değil zaten, sevgilisi var.
Odamda sınıfımdan olan bir kız vardı: Yelda. Kızın kafası çok tuhaftı ve beni çok sevmişti sanırım. Aslında insanlara karşı çekimser davranırım ama bu onun hoşuna gitti sanırım.
Hemen yanındaki yatakta da Nida adında bir kız vardı. Bizim dönemden ama Hazırlık - C sınıfından bir kız. Odada toplam 12 kişiydik ve bu biraz zordu açıkçası. Yabancı insanları sevmiyorken birden aynı odada 12 yabancı insanla uyumaya başladım. Hayat garip bir şey; ne zaman ne yapacağı hiç belli olmuyor gerçekten.
İlk bölüm bu kadardı ama tabiki de ilk olduğu için sakın devamının böyle olacağını düşünmeyin. Fikirlerinizi ve hatalarımı bildirirseniz çok memnun olurum. Umarım beğenirsiniz sonraki bölümde görüşmek üzeree!!👋👋💓💓