İçeriğe geç

SADECE SEN

Bölüm 2 · 4 dk okuma

SADECE SEN

Bölüm 2

NOEL YILDIZI

Soğuktan neden nefret ederdi insan? Üşüdüğü için mi yoksa o soğukta yüreği yandığı için mi?

2011 Noel Arifse

"Anne,baba noel ağacı için yıldızı aldınız mı?" Mia küçük elleri ile annesinin ona uzattığı koca parlak yıldızı aldı.Babası Peter onu kaldırarak ağacın en tepesine koymasına yardım etti ve kızının saçlarını okşayarak "Benim minik yıldızım sence bu yıldız neden bu kadar çok parlıyor?" Mia düşündü ama aklına pek bişi gelmedi kafasını iki yana salladı. "Çünkü güneş yıldızın parlaması için ona destek verdi ona ışığını verdi ve ona yardım etti bir gün sende hayal ettiğin o şef olacaksın ve hatta bizimle çalışacaksın ve biz sana her zaman yardım edeceğiz" diyerek ekledi. Mia henüz 10 yaşında olmasına rağmen çok güzel yemekler yapabilen yetenekli bir kızdı hayali ailesinin restoranında çalışarak büyük bir şef olmaktı.

Noel Gecesi

Tüm aile beraber noel de şehir meydanı için arabaya bindiler Mia şehre inmek için çok ısrar etmişti oradaki büyük ağacın yanına gidip en tepesindeki yıldıza bakmak istiyordu.

İnsanlar 10dan geriye doğru saymaya başlamıştı ama onlar hala yoldaydı 10,9,8,7,6.... sadece önlerinde bir sokak vardı ve bir araba 5,4,3,2,1 ve 0...

Sadece 10 saniyeydi yıldızın sönmesi sadece 10 saniye sürdü ortada ne bir mutlu aile ne de bir parlak yıldız vardı.

15 yıl sonra (günümüz)

Elim bıçak tutuyordu tamda küçükken şef olma hayalim gibi ama sadece darklı bir işlev için kullanıyorum bıçağı yemek yapmak için değil hayatlara son vermek için. Kafamı havaya doğru kaldırdım minik bir kar tanesi evlerinde ailesi ile beraber noel ağacının tepesindeki parlayan yıldızı yerleştiren bir kız vardı pencerede. Muhtemelen evi şimdi annesinin yaptığı o nefis kurabiyelerden kokuyordu ama benim burnuma gelen sadece kan kokusuydu ve parlayan bir yıldız da yoktu.

John bana yaklaşarak "Aferin sana Mia adamı korkut dedim öldür demedim." Diyerek sinirle geldi. Evet adamı öldürdüm çünkü üvey babama borcu vardı ,beni evlat edinen tefeci babam. Bu adamı öldürme sebebim sadece para değildi geçen akşam içip içip karısını dövdüğünü gördüm bunu hak etmişti. "Bir şey olmaz parasını evindeki kasada saklandığını öğrendim en azından oraya gider alırız" diyerek John'u rahatlattım. John arabanın ön koltuğuna geçti mutlu mutlu sürüyodu noeli seviyordu benim pek sevdiğim söylenemez çünkü bugün ailem benim yüzümden ölmüştü.

Annem ve babama şehirdeki büyük noel ağacının en tepesindeki yıldızı görmek istediğimi söyledim ailem istemeseler onları zorladım o gün buzlanma sebebiyle bir araba ile çarpıştık ve sadece içlerinden ben kurtuldum.Hafif bir yara almıştım belimde cam izi vardı kazada cam belime girmişti ama ailem ölmüştü sonra yetimhane falan derken benü evlat edinen Jack bir tefeciydi karısı hep bir kız çocuğu olsun istermiş ama hiç olmamış sonra zaten öldü beni severdi.Jack bana silah tutmayı öğretti daha 11 yaşımdayken.

John arabada radyodaki geri sayımı duyunca kapadı o da benim noel sevmediğimi biliyordu."Sen eve git ben burada ineceğim" diyerek kenara çekmesini istedim."Mia,fazla içme" diyerek uyardı beni. Bu barı seviyorum sakin sokak arası olduğundan çok kişi olmuyor.

İçeri girdiğimde güzel bir keman sesi geliyordu diğer barlar gibi gürültülü bir şarkıları yoktu bu da iyiydi bence. Bugün biraz kalabalık gibi vıp masa doluydu demek iş görüşmesi vardı.Adrian'a doğru yaklaştım bura da barmen olarak çalışıyordu. "Adrian,sert bir şeyler hazırla bugün sabaha kadar buradayım" diyerek gülümsedim. Adrian pek konuşkan değildi sevmiyordu konuşmayı ama mimiklerinden anlaşıyorduk hikaye dinlemekten kendi duygularını unutmuş olabilir.

Kaçınca turda olduğumu hiç bilmiyorum ama kafam fena çatlıyordu ve bugün bu barı neden bu kadar gürültüsünden.Arkamdaki vıp masaya baktım ses ordan geliyordu orta yaşlarda bir adam bir kızı kolundan çekiştiriyor bu erkeklerin kendisini hep takip etmesini isteyen bir erkek tipiydi belli.Kıza doğru baktım kızıl saçları beline kadar geliyordu.Adama karşı gelmesini bekledim çünkü gitmeye pek razı değildi. Adrian'a dönüp "Dostum,bunların derdi ne kıza ne yapmaya çalışıyorlar." Adrian omuz silkti. Yaşlı adamın kalın sesini duydum "Madem bu kadar isteklisin bu piçler için yapmayacağın yoktur." Diyerek kıza bağırmaya devam etti.Bugün o kadar boktandı ki birde bu bunalınca bağırışı dinlemek istemiyordum. Tam kalkacaken kıza tokat attığını gördüm. Bu kadar da olmazdı yani. Sinirle elime aldığım ilk şarap şişesi ile adama yaklaştım ve kızı elinden alıp kafasına şarap döktüm şişeyi kırmaya değmezdi şişenin kaplaması gerçekten güzeldi çünkü.

"Moruk yarım saattir kafamı şişirdin , siktir git artık kızı da rahat bırak." Diyerek adama bağardım. Adam yüzüne dökülen şarapları cebinden çıkan mendille silmeye başladı. "Sen kimle konuştuğunun farkında değilsin sanırım pis sürtük" dedi. Ah, cidden mi şuan o kadar midem bulanıyor bu herife kusabilirim. Adamı pek takmadım kolunu tuttuğum kıza baktım daha yüzünü net görmemiştim. "Oha!" Diyerek kıza baktım, kız anlam vermeden bana bakıyordu ama cidden güzeldi gözleri yemyeşil beyaz tenliydi kocaman gözleri ile ne olup bittiğini anlamaya çalışıyordu. Ah, siktirsin sanırım cidden kusacağım ama bu güzelliğin önünde rezil olmak istemiyorum.Adrian arkadan gelip kolumdan tutarak beni çekiştirdi kulağıma yaklaşıp "Salak kız ne yapıyorsun" dedi. İnan bende bilmiyorum. Adrian adamdan benim yerime özür diliyordu ve beni dürtüyor özür dilemem için ama yeter kusucam şimdi. Tanrı aşkına o lanet olası içki içmemeliydim bir an kendimi tutamayıp güzel kızın elbisesine kustum.Kahretsin.

Bölüm sonu

2 yorum

  • Bir çocuğun ellerindeki masum şeflik bıçağının, hayatın acımasızlığıyla bir ölüm silahına dönüşmesini okumak sarsıcıydı. Ailesini kaybettiği o 10 saniyelik kaza, Mia’nın içindeki parlak yıldızı söndürürken ardında sadece kan kokusu bırakmış. 11 yaşında tefeci bir babanın elinde silahla tanışan bu kızın bugün barda adaleti kendi elleriyle dağıtması çok tutarlı. Geçmişin karanlığı karakterin her adımına öyle güzel yedirilmiş ki, etkilenmemek elde değil. Bir de tam karizmayı zirveye çıkarmışken kızın gözlerine büyülenip elbisesine kusması karakterin o kusursuz, sert imajına çok insani ve çok komik bir ters köşe olmuş okurken sesli güldüm :) Devamını bekliyorum