İçeriğe geç

Sadece Sen

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Sadece Sen

Bölüm 1

1.Bölüm-Sessiz Gerçekler

Sessiz Gerçekler

Küçük yaşlardan beri Lina, abisi Ethan ile ayrılmaz ikiliydi. Okul bahçesinde koştukları günleri, evde oyunlar oynadıkları anları ve birbirlerine verdikleri sözleri hâlâ hatırlıyordu. Ethan, sadece bir abi değil, onun dünyadaki en güvenli limanıydı; her zaman onu korur, göz kulak olurdu.

Lina en çok, bir keresinde yağmurlu bir günde birlikte saklambaç oynadıklarını hatırlıyordu. Lina çamura düşmüş, üşümüş ve ağlıyordu. Ethan hemen üzerine gelmiş, onu kaldırmış, kendi montunu ona sarmıştı.

"Artık benim yanımda güvendesin," demişti o gün.

O an Lina'nın gözleri dolmuş, küçük ellerini abisinin koluna sıkıca sarmıştı.

"Ethan, sen benim kahramanımsın." demişti. Zaman hızlı geçti. Ethan askere gitmek zorunda kaldı. Lina, onu uğurlarken gözyaşlarına boğuldu, her anını kalbine kazıdı. Her gün pencereden tren raylarını izliyor, belki bir gün yeniden göreceğini umut ediyordu. Ama sonra gelen mektup dünyasını paramparça etti:

Ethan'ın ölüm haberi.

O andan sonra Lina, hayatla bağını kopardı. Odasına kapanıp aylarca pencereyi açmadı, yemek yediği gün sayısı parmakla sayılacak kadar azdı. Ailesi ne yapsa fayda etmedi; psikologlar, terapiler, hiçbir şey...

Çünkü Lina için Ethan, bu dünyadaki tek değeri, tek anlamıydı. Lina her gece yatağında dönüp duruyor, zihninde sürekli:

"Ethan'ı kaybettim"

cümlesiyle savaş veriyordu. Bazen kendini suçluyor, bazen öfke ve boşlukla dolup taşıyordu. Her adımda bir korku vardı: Eğer bir gün yeniden karşılaşsa, abisi ona kızar mıydı? Onu terk ettiği için mi üzülürdü?

Günler, haftalar, aylar geçti. Lina, okulda arkadaşlarının gülüşlerini duyuyor, öğretmenlerinin sesini işitiyor ama hiçbir şey onu etkilemiyordu. Tüm dünyayı sanki bir perdeyle kapatmış gibiydi. Tek düşündüğü, Ethan'ı bir daha göremeyecek olmasıydı.

Ama gerçek, Lina'nın bilmediği bir sırdı.

Ethan, savaş sırasında bir görevde yaralanmış ve uzak bir bölgede tedavi görüyordu. Komutanları, ailesine yanlışlıkla ölüm haberini iletmişti. Ethan yıllarca iyileşmek ve görevleri tamamlamak zorunda kaldı, ama kalbi hep Lina ileydi.

Bir gün okul çıkışı, Lina yine sessiz adımlarla evine doğru yürüyordu. Dar bir sokaktan geçerken bir anda durdu.

Gözlerine inanmadı.

Karşısında duran, yıllar önce kaybettiğini sandığı Ethan vardı. Abisinin gözlerindeki sıcaklık, eskisi gibi koruyucu ve güven vericiydi.

Lina bir an dondu.

Nefesi kesildi.

" Lina..."

Sadece bu kelimeydi ama Lina'nın tüm yıkılmış dünyası yeniden kuruluyordu.

Ama bazı dünyalar yeniden kurulduğunda, eskisinden daha kırılgan olurdu. Lina bunun farkındaydı. Ne kadar güçlü görünse de içinde hâlâ kapanmamış yaralar vardı. Ethan'ın bakışı ona güven veriyordu ama geçmiş kolayca susmuyordu. O gece Lina yine uyuyamadı. Tavanı izlerken aklında tek bir soru vardı:

"Gerçekten geçmiş geride kalabilir miydi?"

Ertesi gün okulda Ethan'ı gördüğünde kalbi istemsizce hızlandı. Koridorda birbirlerine baktılar, ikisi de gülümsedi. O an, sanki hayat kısa bir süreliğine onlara acımasız davranmayı bırakmıştı.

Ama mutluluk her zaman uzun sürmezdi.

Günler sonra Lina, annesinin fısıltıyla yaptığı bir telefon konuşmasına kulak misafiri oldu. Duyduğu tek bir isim içini buz gibi yaptı:

Ethan.

O an Lina anladı. Henüz bilmediği bir gerçek vardı. Ve o gerçek her şeyi yeniden yıkabilirdi.

Lina kapının aralığından içeri süzülen fısıltıları istemeden duyuyordu. Annesinin sesi titriyordu.

" Evet... o çocuk... adı Ethan'dı... Biz yıllar önce..."

Lina'nın kalbi tekledi. Kapı koluna tutundu, sanki düşecekmiş gibi.

"Hayır," dedi annesi telaşla. "O bilmiyor. Kimse bilmiyor."

Lina artık nefes alamıyordu.

"Geçmiş kapandı sanmıştım ama kapı tekrar açıldı," diye devam etti annesi. "Ethan'ın dönüşü tesadüf değil."

Lina kapının arkasında donup kalmıştı.

Annesinin sesi bu kez daha netti:

"Evet... doğru... Ethan onun öz oğlu değil. Yıllar önce evlendiğimizde... onu ben kabul ettim. Lina da o zaman çok küçüktü, anlamadı."

Lina'nın gözleri büyüdü. Kalbi sanki yerinden çıkacak gibiydi.

"Ethan geri döndü çünkü Lina'ya aşık," dedi annesi fısıltıyla. "Bunu saklamak için yıllarca sustu... Ama artık dayanamadı."

Telefon kapandı.

Lina geri geri yürüdü. Duvara yaslandı. Başından aşağı kaynar sular dökülmüş gibiydi.

Ethan onun öz abisi değildi.

Ve...

O da Lina'ya aşıktı.

Ama asıl korkutucu olan şuydu:

Lina kalbinin bu gerçeğe yabancı olmadığını o an anladı.

O akşam Ethan mesaj attı:

"Seni bugün çok uzak hissettim. İyi misin?"

Lina telefonu elinde tuttu. Dakikalarca yazamadı.

Sonunda sadece şunu gönderdi:

"Yarın konuşmamız lazım."

Ertesi gün okulun arka bahçesinde buluştular.

Rüzgâr hafifti ama Lina'nın içi fırtınaydı.

"Benden bir şey saklıyorsun," dedi Ethan. "Ve bu sır, ikimizi de ilgilendiriyor."

Lina gözlerini kaldırdı. Titriyordu.

"Sen... benim öz abim değilsin."

Ethan'ın yüzü bir anda bembeyaz oldu.

"Bunu... nereden biliyorsun?"

"Annemden," dedi Lina.

"Ve ayrıca şunu da biliyorum..."

Bir adım yaklaştı.

"Sen bana döndün. Çünkü... bana aşıksın."

Ethan sustu. Gözleri doldu.

İlk kez kaçmadı.

"Evet," dedi kısık bir sesle.

"Ve bu yüzden her gün kendimden nefret ettim."

Lina'nın kalbinden bir şey koptu.

Sessizce ağladı.

"Ben de," dedi fısıltıyla.

"Ben de sana karşı bir şey hissediyorum, Ethan... ve bundan çok korkuyorum."

İkisi de ağlıyordu artık.

Aralarında sadece birkaç adım vardı.

Ama o birkaç adım, kader kadar ağırdı.

Ve ikisi de aynı şeyi biliyordu:

Bu aşk kolay olmayacaktı.

1. Bölüm Sonu...

Devam edecek

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.