Gölgelerin arasından çıkan kişiyle hepimiz şoka girdik
Ufuk.
Bu nasıl olabilirdi ? Kendimiz onu mezara koymuştuk. Gözümüzün önünde ölmüştü.
Ama şimdi karşımızda duruyordu.
Çiğdem: "Burak!"
Çiğdem Ufuk'un kucağında duran Burak'a doğru koştu.
Giray: "Dur ondan uzak dur!"
Ufuk Giray'ın sözlerine bir kahkaha attı.
Ufuk: "Aaa çok ayıp Giray sanki tek suçlu benim gibi konuşuyorsun."
Nisa: "Ne?"
Giray Ufuk'a şokla baktı.
Giray: "Kapa çeneni Ufuk."
Ufuk :"Kapatmazsam ne olur geçmişte yaptıklarının hepsini banada mı yaparsın?"
Hepimiz Ufuk ve Giray 'ın konuşmasını dinliyorduk. Ece koluma girmişti.
Rüzgar: "Burak'ı bize ver ve defol git!"
Ufuk tekrar bir kahkaha attı.
Ufuk: "Arkadaşınızın cansız bedenine bu kadar meraklı mısınız?"
Çiğdem: "Hayır hayır!"
Ufuk Burak'ın bedenini yere attı.
Mert: "Seni pislik!"
Ufuk: "Aaa Mert beni şaşırtıyorsun senin yaptıklarının yanında benim yaptıklarım hiç bir şey."
Ece'ye doğru baktı.
Ufuk: "Ece'nin haberi var mı. Eğer yaptıklarını bilse seni yine severmi ?"
Ece şüpheyle bana baktı.
Giray ve ikimiz de aynı anda Ufuk'a doğru atıldık.
Her şey o anda oldu.
Ufuk aniden ortadan kaybolmuştu.
Burak nefes almaya başlamıştı.
Rüzgar delirmeye başlamıştı.
Rüzgar: "Kahretsin kahretsin hayır defol git!"
Emre ve Sinem Rüzgar 'ın yanına koştular.
Giray ve ben ise yaşadığımız şoku daha yeni atlattık.
Kerem: "Burak nefes alıyor. Açık bir yarası da yok."
Çiğdem: "Ah sonunda."
Çiğdem in elleri titriyordu ve hâlâ ağlıyordu.
Rüzgar yerde yatmış titriyordu.
Rüzgar Ece'ye doğru baktı.
Rüzgar: "Beni öldür Ece lütfen hadi!"
Ece duyduğu şeyle şoka uğradı.
Ece: "Hayır ölmeyeceksin kendine gel halledicez ne olduğunu söyle bana."
Rüzgar: "Kafamda bir fısıltı var susmuyor."
Nisa : "Ufuk nerede?"
Giray: "Cehennemin dibine kadar yolu var."
Etrafıma baktım Ufuk'a dair hiç bir iz yoktu ama...
Daha önce hiç görmediğimiz ve az önce boş olan toprak zeminde bir mezar duruyordu.




