İçeriğe geç

Sadece bir okul gezisi

Bölüm 20 · 2 dk okuma

Sadece bir okul gezisi

Bölüm 20

Burak

Tamam olaylar artık daha iyi durumdaydı en azından belli bir süredir kimse ölmüyordu. Buraya geldiğimizden beri zaman algımız çalışmıyordu telefonlarımızda garip bir şekilde artık açılmıyordu.

-"Eee napıyoruz şimdi."

Geriye kalan öğrencilerle oturuyorduk. 10 kişi kalmıştık.

Hepiniz sahtesiniz.

yine mi bu fısıltı ?

Ufuk bu cümleleri söylediğinden beri aklımdan hiç çıkmıyordu beynimde bir fısıltıydı.

Rüzgar: "O kadar saçma bir durumdayız ki kaçabiliriz ama kaçamıyoruz ne biçim durum lan bu?"

Nisa : "Lan derken?"

Rüzgar: " Lan işte."

Aylin : "Aloo şimdi oturupta lan diye tartışmaya başlamayın."

Gerçekten ne yaşıyorduk biz?

Kerem: "Bence kaçalım burdan."

Ece: "Kaçacak bir yer görebiliyor musun?"

Etrafımıza bakındık ve gerçekten de kaçacak hiç bir yol yoktu bulunduğumuz orman sanki sonsuzdu ve her yer aynı gibiydi.

Mert: "Her şey ilizyon gibi bir oyunun içindeymiş gibi."

Hiç birimiz bişey demedik.

Sende bir oyunun parçası ol.

beynimde ki fısıltıyla yerimden sıçradım.

Kesin delirdim ha zaten delirmeye müsaittim.

Giray: "Burak napıyorsun oğlum?"

-"Fısıltı duydum."

Kerem: " Al işte hepimiz delirdik bir bu eksikti."

Ece: "Ne fısıltısı?"

Tam fısıltının ne diyeceğini söylemeye başlıyordum ama görünmez bir el boğazımı sıktı öksürmeye başladım.

Sinem: " Ay yine birinin ölmesini kaldıramam durun artık ya."

Aylin: "Sanki bizim elimizde."

Mert: "Muhabbetinizi bölüyorum ama biriniz su getirisin artık!"

Ece: " Tamam getirdim al."

Hâlâ boğuluyormuş gibi hissediyorumdum.

fısıltıdan bidaha bahsedersen ölürsün.

boğazımda ki eller geri çekildi. Ama hâlâ fısıltıdan dolayı şoktaydım yüzüme çarpan bir tokatla yaşadığım şok iki katına çıktı.

Ece: "Yok artık Çiğdem."

Mert: "Çocuk zaten şoktaydı şok iki katına çıktı."

Rüzgar: "Osmanlı tokatı attın çocuğa hahahaha."

Nisa: "Geçici felç yaşıyor bence şu anda hahahaha."

Çiğdem: " kendisine gelsin diye yaptım delirmiş gibiydi ölmedi ya sonuçta."

Evet gerçektende kendime gelmiştim ve kahkaha atmaya başladım.

Aylin: " Ay gitti çocuk Çiğdem az yavaş vursaydın ya."

Rüzgar ile ikimiz kahkalarla gülüyorduk sonra hepimiz gülmeye başladık.

Kerem: "Of keşke daha önceden böyle bir sınıf olsaydık şimdi ölecekmiyiz yaşaycakmıyız beli değil."

Sinem: " Keşke."

Çiğdem'le göz göze geldim.

Acaba ondan hoşlandığım gibi o da benden hoşlanıyor muydu ?

Aklım yine fısıltıya takıldı sanki ölen öğrencilerin ruhları hâlâ bizimleydi.

Bölüm sonu

8 yorum