"Bazen dünya yalanlar kadar gerçektir ve gerçekler kadar gerçekdışıdır. Bu rüyanıza ufak bir ninniyle eşlik edeyim okuyucu."
- "A"
Murasa bütün gece boyunca sonraki gün ne yapacağını düşünmeye başlamıştı. Uykulu haliyle gözlerini kapatamayacak kadar stresiyle öylece boş tavana bakıyordu. Ancak daha sonrasında kendini bir anda sabahta buldu. Arenadaydı, birşeylerin yanlış olduğunu hissetti. Hikaru yavaşça Murasanın karşısına geçti.
"Merhaba...Kardeşim."
Murasa Hikaruya kafası karışmış bir şekilde bakmaya başlamıştı. Söylediği tek kelime 'kardeşim' bir ok gibi kafasına saplandı. Murasa bu anda zihninde eksik parçaların bulanık şekilde dolduğunu hissetti. Yüzünü hatırlayamadığı ama kalbini ısıtan silüetler zihninde teker teker ilerledi.
Hikaru:
"Seni suçlamıyorum merak etme. Bunu bilemezdin sonuçta o kişininde söylediği gibi gerçekler bazen yalanlardan daha gerçekdışı gelir insana."
Murasa:
"O..? O kim..?"
Hikaru:
"Hikaye karakterinin anlatıcının ismini söylediğini ne zaman duydunki Murasa?"
Murasa:
"Ne saçmalıyorsun?! Ne hikayesi? Kafayımı yedin!"
Hikaru:
"Seni anlıyorum bunlar sana muhtemelen karışık geliyor ancak...Kardeşimizi bulmak istemezmiydin, Kayıp 'Hoshaito Soyunu'..."
"Hoshaito soyundan bahsetmek Hikaru için bir hataydı. Murasanın zihni çökmeye başlamıştı."
Murasa kafasını sıkıca iki eliyle tutmaya başladı. Ardından bir anlığına içinde birşey hissetti. "Sonsuzluk"
???:
"Sonsuz gökyüzünün ve yıldızların son oğlu Murasa. Yıldızların soyundan gelen son gül. Yüksel ve içindeki sonsuz ışıkla karanlık raflardaki bu kitabı aydınlat"
Murasa yere yığılır, ardından gökyüzü bir kağıdın yırtıldığı gibi yırtılır ve gökyüzünden bir kadın iner. Bayan "A" diğer ismiyle Bayan Anna Andersdotter.
Anna:
"Hikaru 'Bilge'nin planını ne hakla bozarsın?"
Hikaru:
"Eğer bana Hoshaitonun mezarının konumunu verirsen senin için bu hikayeyi devam ettiririm Andersdotter"
Anna:
"...beni aptalmı sandı-"
Annanın sözü Murasadan ona doğru fırlatılan devasa bir cam parçasıyla kesilir. Bu Murasanın kutsamasıdır kendisi cam parçalarını istediği gibi kontrol edebilmektedir.
Murasa:
"Kardeşimizi bulacağız Hikaru korkma."
Anna cam parçasına tek dokunuşuyla onu etrafta uçuşan kelebeklere çevirir.
Anna:
"Hikayeyi anlatan ne söylerse Hikaye odur yazarın veya başrolün bir önemi yoktur."
Murasa:
"Unuttuğun birşey var...Anlatıcıyıda yazar belirler ve yaratır... Şuan hikayenin içinde olan sende sadece bir karaktersin."
Murasa camlarda farketmediği birşeyi farkeder. Gücünde kimsenin farkedemeyeceği birşeyi farkeder.Yansımalar nerede olursa olsun bir aynadan mutlaka yansır ve her yansıma cisim ile aynı arasında bir yol oluşturur.
Murasa:
"...ve eğer bu yolun gerçek olduğunu hayal edebilecek kadar Deliysen...o halde senin kitapları gerçek dünyalar şeklinde düşünmen banada yansımaları o dünyaların simetrik bir kopyası olarak kullanmayı bahşeder."
Murasa aynalardan birine elini uzatır. Aynı hikayenin iki kopya varlığı Andersdotterin gücündeki bir kuralı ihlal eder...
Murasa:
"Aynı eserden iki adet varsa kopya olan yok edilir ancak ikiside orjinalse nolur..? Bunu bilip hayal edemeyeceğinden kitabını devam ettiremezsin bayan Andersdotter..."
Bir kitabın yok oluşu gerçekleşir...