Sabah'ın ilk ışıklarında silüet ayağa kalkar ve saklandığı yerden çıkar
Sonra silüet kimseye görülmeden çatıya çıkar, çatıdan çatıya atlar... düsme tehlikesi olduğunu biliyordu ama o dengesini zar zor bozanlardandı yani dengesi kolay kolay bozulmazdı onun için çatılarda dolaşmak artık çocuk oyuncağı'ydı...
Nereye gideceğini hâlâ bilmese de çatılarda gezmeye devam ediyordu... sonra bir binanın açık penceresinden girdi, masaya awm'yi, karambitleri'ni koydu... ve ilk yardım çantasını açıp ilk eline pamuk sonra tentürtiyot alır ve pamuğa döker, koluna bastırmadan sürer ve bir sargı beziyle kolunu sarar... maskesini indirir, derin bir nefes alır o sırada
???
"Yine geç geldin biliyorsun değil mi?"
Silüet arkasını döner ve o kişiye bakar
Silüet:
"Haklısın... bu seferki düsman biraz zorladı"
O kişi silüet'in koluna bakar ve şaşırır
???
"Rio koluna ne oldu?!"
Rio cevap verir:
"Dedim ya bu seferki düsman biraz zorladı... Haiko"
Haiko:
"Canın... acıyor mu peki? Doğru düzgün sarabildin mi? Bide ben bakayım şuna"
Rio:
"Hayır... yani şey daha yeni sardım gerekmez bakmana"
Haiko itiraz eder ve Rio'nun kolunu bileğinden tutar
Rio acı içinde:
"H-hayır yapma aaa"
Haiko durur ve Rio'nun bileğine bakar mor olduğunu görür
Haiko:
"Bu ne şimdi? Bu seferki düsman biraz zorlamış sanırım"
Rio kısık gözlerle Haiko'ya bakar:
"Ciddi misin? Geldiğimden beri düsman zordu diyorum"
Haiko güler:
"Şey haklısın... ve unutmadan canın hâlâ acıyor mu?"
Rio hayır dercesine başını iki yana salladı, biraz dinlenmek için yatak odasına gitti, yatağına uzandı ve gözlerini kapatmadan Haiko başına dikildi
Haiko:
"Yemek yemeden uyumayı mı düsünüyorsun?"
Rio derin bir iç çekti çünkü yemek yemeden Haiko'nun onu uyutmayacağını biliyordu...
Rio'ya göre Haiko fazla iyimser bir erkek arkadaştı... aynı görev için çalısıyorlardı...