İçeriğe geç

Sabah Yıldızı

Bölüm 14 · 2 dk okuma

Sabah Yıldızı

Bölüm 14

Sabah Yıldızı - Bölüm 14:Kırık Hatıralar

Gece sessizdi.

Ama o sessizliğin altında bir şey vardı.

Sanki şehir…

Bir şey saklıyordu.

Mert hâlâ olduğu yerde durmuştu.

Karşısında Ezel vardı.

Kapüşonu inmişti.

Yüzü yorgundu.

Bakışlarıysa…

Dağılmış gibiydi.

“Ezel?” dedi Mert tekrar.

“Bizi neden takip ediyorsun?”

Ezel hemen cevap vermedi.

Sokak lambasının ışığı yüzünün sadece yarısını aydınlatıyordu.

Sonra yavaşça konuştu:

“Ben… emin olamıyorum.”

Mert kaşlarını çattı.

“Neyden?”

Ezel gözlerini yere indirdi.

“Hatırladığım şeylerden.”

Rüzgar hafifçe esti.

“Bazen bazı yüzler görüyorum,” dedi Ezel.
“Sonra kayboluyor.”

“Bazı sesler duyuyorum.”

“Ve biri sürekli bana bir şey söylemeye çalışıyor gibi…”

Mert dikkatle onu dinliyordu.

“Kim?”

Ezel cevap vermedi.

Çünkü gerçekten bilmiyordu.

Başını kaldırdı.

Bu kez gözleri direkt Mert’e kilitlendi.

“Ama senin yanında dikkatli olması gerekiyor.”

Mert’in içi gerildi.

“Kimin?”

Ezel’in dudakları hafifçe aralandı.

Tam konuşacakken…

Uzakta bir araba geçti.

Far ışıkları sokağı aydınlattı.

Ve Ezel bir anda dondu.

Nefesi hızlandı.

“Hayır…”

Geri çekildi.

Elleri titremeye başlamıştı.

“Ezel?” dedi Mert.

Ama Ezel artık onu görmüyordu.

Sanki tekrar o geceye dönmüştü.

Sisli yol…

Ani fren…

Yerde yatan adam…

Ezel kulaklarını kapattı.

“Biz bırakıp gittik…”

Mert’in kalbi hızlandı.

“Ne diyorsun sen?”

Ezel aniden Mert’in kolunu tuttu.

“Bazı şeyler geri geliyor,” dedi fısıltıyla.
“Ama parçalar eksik.”

Sonra bir anda arkasına baktı.

Karanlığa.

Ve yüzündeki ifade değişti.

Korku.

Gerçek korku.

“Gitmem lazım.”

“Ezel dur—”

Ama Ezel çoktan koşmaya başlamıştı.

Karanlığın içine karıştı.

Mert olduğu yerde kaldı.

Kalbi hâlâ hızlı atıyordu.

Ve ilk kez…

Ezel’in sadece kırık olmadığını düşündü.

Bir şey biliyordu.

Ama ne?

Ertesi sabah…

Okul normal görünüyordu.

Ama Kaan normal değildi.

Dün geceki küçük öpücük hâlâ aklındaydı.

İstemsizce gülümsüyordu.

Koridorda yürürken telefonu titredi.

Mert’ten mesaj:

“Bugün seni görmek istiyorum.”

Kaan cevap yazarken yüzü yine kızardı.

Tam o sırada…

Derin önüne geçti.

“Günaydın Kaan.”

Kaan hafifçe durdu.

“Günaydın?”

Derin gülümsedi.

“Seni daha önce fark etmemiştim.”

Koridorun biraz ilerisinde Aslı onları görüyordu.

Yüzü değişmedi.

Ama gözleri…

Bir saniyeliğine sertleşti.

Ayşe bunu fark etti.

Sessizce Derin’e eğildi:

“Rahatsız oldu.”

Derin’in dudağında küçük bir gülümseme oluştu.

Demek doğru yere dokunuyorlardı.

Öğle arasında…

Öznur Hanım boş konferans salonunda tek başına oturuyordu.

Elinde eski bir öğrenci dosyası vardı.

Dosyanın köşesinde bir okul adı yazıyordu.

Ve altı kırmızı kalemle çizilmişti.

O okulda yıllar önce yaşanan olay…

Bu okuldakilere fazlasıyla benziyordu.

Telefonu titredi.

Bilinmeyen numara.

Mesaj tek cümleydi:

“Geçmiş tekrar ediyor.”

Öznur’un yüzü ilk kez gerçekten gerildi.

Çünkü bu mesajı atan kişi…

Eski okullardan birini biliyordu.

Ve bu bilgi…

Çok az kişide vardı.

Aynı anda…

Aslı kızlar tuvaletinde aynaya bakıyordu.

Telefon ekranında uygulama açıktı.

Ama bu sefer farklı bir bildirim vardı.

“Yetki Çakışması Algılandı.”

Aslı’nın kaşları çatıldı.

“Ne demek bu…”

Parmağı ekrana dokundu.

Yeni satır açıldı:

“Sistemde ikinci erişim bulundu.”

Aslı’nın yüzündeki sakinlik kayboldu.

Çünkü bu…

İmkânsızdı.

Uygulamaya başka biri erişiyordu.

Ve Aslı bunu bilmiyordu.

Tam o sırada tuvaletin ışıkları kısa süreliğine titredi.

Telefon ekranı bir anda karardı.

Sonra tek bir cümle belirdi:

“Sen de izleniyorsun.”

Aslı ilk kez…

Gerçekten yalnız olmadığını hissetti.

Ve bu his…

Onu korkutmaktan çok öfkelendirdi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.