İçeriğe geç

Sabah Yıldızı

Bölüm 12 · 2 dk okuma

Sabah Yıldızı

Bölüm 12

Sabah Yldızı - Bölüm 12: Sessiz Bakışlar

Yağmur durmuştu.

Ama hava hâlâ ağırdı.

Sanki şehir nefesini tutuyordu.

Okul koridorları sabahın erken saatlerinde bile kalabalıktı.

Ayakkabı sesleri…

Kahkahalar…

Dolap kapaklarının çarpışı…

Ve bütün o karmaşanın içinde…

Derin, Ecrin ve Ayşe birlikte yürüyordu.

İnsanlar dönüp bakıyordu.

Sadece güzel oldukları için değil.

Bir “uyumları” vardı.

Fazla kusursuz.

Fazla kontrollü.

Derin önde yürüyordu.

Telefonunu elinde çeviriyor, arada saçını düzeltiyordu.

Ecrin daha sakin görünüyordu.

Ayşe ise çevreyi izliyordu.

Sürekli.

“Aslı bugün çok sessizdi,” dedi Derin.

Ayşe hafifçe başını çevirdi.

“O da bizi izliyor.”

Ecrin ilk kez konuştu:

“Belki bizden önce çözmüştür.”

Derin gülümsedi.

“Ama hâlâ emin değil.”

Koridorun diğer ucunda…

Aslı onları izliyordu.

Yüzünde sakin bir ifade vardı.

Ama zihni çalışıyordu.

Öznur’un neden bu kızları kullandığını anlamaya çalışıyordu.

Çünkü onlar sadece “gözlemci” gibi davranmıyordu.

Sanki…

Bir şey arıyorlardı.

Ve bu his…

Aslı’yı rahatsız etmişti.

O sırada Kaan kantinde oturuyordu.

Mert yanında değildi.

Telefonuna baktı.

Mesaj yoktu.

Ama içindeki huzursuzluk geçmiyordu.

Dün geceki fotoğraf…

Birilerinin onları izlemesi…

Bu artık oyun gibi hissettirmiyordu.

Gerçekti.

“Dalmışsın.”

Kaan başını kaldırdı.

Aslı.

Yanına oturdu.

Elinde sıcak kahve vardı.

“Kötü görünüyorsun,” dedi hafifçe.

Kaan kısa bir gülümseme verdi.

“Son zamanlarda normal hissetmek zor.”

Aslı ona baktı.

Uzun süre.

Sonra sessizce sordu:

“En çok kime güveniyorsun?”

Kaan düşünmeden cevap verdi.

“Mert’e.”

Aslı’nın eli kupanın etrafında hafifçe sıkıldı.

Ama yüzündeki ifade değişmedi.

“Güzel,” dedi.

Ama sesi…

Garipti.

Aynı dakikalarda…

Öznur Hanım boş bir sınıfta oturuyordu.

Masasının üzerinde öğrenci dosyaları vardı.

Bir dosyanın üstünde uzun süre durdu:

KAAN AKSOY

Sonra başka bir dosyaya geçti:

ASLI YILMAZ

Öznur kaşlarını çattı.

Aslı’nın dosyasında eksikler vardı.

Fazla eksik.

Sanki biri bazı şeyleri özellikle silmişti.

Bu onu huzursuz etti.

Kapı hafifçe çaldı.

Derin içeri girdi.

“Bir gelişme var mı?” diye sordu Öznur.

Derin başını iki yana salladı.

“Hayır… ama Aslı sandığımız kadar kolay değil.”

Öznur hafifçe arkasına yaslandı.

“Kolay olsaydı,” dedi,
“zaten ilgimi çekmezdi.”

Öğleden sonra…

Mert müzik odasındaydı.

Tek başına.

Parmakları gitar tellerinde yavaşça dolaşıyordu.

Ama aklı başka yerdeydi.

Telefonunu çıkardı.

O tehdit mesajına tekrar baktı.

Ve ilk kez…

Bir detay fark etti.

Fotoğrafın arkasındaki camda bir yansıma vardı.

Belirsiz.

Ama oradaydı.

Siyah kapüşonlu biri.

Mert gözlerini kıstı.

“Sen kimsin…”

Tam o anda odanın ışıkları titredi.

Bir kez.

İki kez.

Sonra tamamen söndü.

Müzik odası karanlığa gömüldü.

Mert ayağa kalktı.

“Şaka hiç komik değil.”

Sessizlik.

Sonra…

Telefon ekranı kendi kendine açıldı.

Sabah Yıldızı’nın Çocukları

Yeni bildirim:

“Müziğin güzel.”

Mert’in kalbi hızlandı.

Mesaj devam etti:

“Ama bazı şarkılar yarım kalır.”

Arkasından hafif bir ses geldi.

Sanki biri kapının önünden geçmişti.

Mert hızla döndü.

Kimse yoktu.

Ama yerde bir şey vardı.

Küçük bir yıldız kolyesi.

Mert eğilip aldı.

Arkasında tek bir harf kazılıydı:

A

Aynı anda…

Aslı okulun boş koridorlarından birinde yalnız yürüyordu.

Elini cebine attı.

Sonra durdu.

Çünkü cebinde olmaması gereken bir şey vardı.

Küçük bir not kağıdı.

Yavaşça açtı.

Üzerinde sadece şu yazıyordu:

“Seni biri izliyor.”

Aslı’nın yüzündeki sakinlik ilk kez birkaç saniyeliğine kayboldu.

Ve koridorun sonunda…

Bir gölge hareket etti.

Ama kim olduğu seçilemiyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.