İçeriğe geç

Saat 03.17

Bölüm 2 · 1 dk okuma

Saat 03.17

Bölüm 2

Bölüm 2 - Kırmızı Montlu Adam

Adamın söylediği cümle birkaç saniye havada asılı kaldı.

“Demek mesajı aldın.”

Elimdeki telefon sanki bir anda ağırlaşmıştı.

“Ne mesajı?” dedim.

Sesim düşündüğümden daha titrek çıktı.

Adam cevap vermedi. Eğilip yere düşen poşetindeki eşyaları toplamaya başladı. İçinden birkaç konserve, bir su şişesi ve siyah kapaklı küçük bir defter çıktı.

Defteri alırken göz göze geldik.

“Bilmiyormuş gibi yapma,” dedi.

Bir adım geri çekildim.

“Sen kimsin?”

Adam çevresine baktı. Durağın yanında birkaç kişi vardı ama kimse bizi umursamıyordu.

“Burada konuşamayız.”

“Ben seninle hiçbir yere gelmiyorum.”

Adam hafifçe gülümsedi.

“Zaten gelmeyeceksin.”

Telefonum tekrar titredi.

İkimiz de aynı anda ekrana baktık.

Yeni bir bildirim vardı.

Gönderen yine aynıydı.

YARIN

Mesajı açtım.

“Koş.”

Başımı kaldırdığımda kırmızı montlu adam artık bana bakmıyordu.

Arkamdaki sokağa bakıyordu.

Yüzündeki ifade tamamen değişmişti.

“Kahretsin,” dedi.

“Ne oldu?”

Cevap vermedi.

Sadece kolumdan tuttu.

“Koş.”

Bu kez bildirime ihtiyacım yoktu.

Sokağın köşesinden siyah bir araç dönüyordu.

Adam beni ara sokağa doğru çekti.

Koşmaya başladık.

“Bunlar kim?” diye bağırdım.

“Bilmemen daha iyi!”

“Sen beni nereden tanıyorsun?”

Adam cevap vermedi.

Arkamızdan araba kapılarının açılma sesi geldi.

Sonra ayak sesleri.

Hızlı.

Yaklaşıyordu.

Dar bir apartman girişine girdik. Adam cebinden anahtar çıkarıp bodrum kapısını açtı.

İçeri girer girmez kapıyı kapattı.

Karanlıkta sadece ikimizin nefesi duyuluyordu.

Telefon ekranımı açtım.

Saat 18.44.

Adam duvara yaslandı.

“Beni iyi dinle,” dedi.

“Bu gece saat 03.17’de telefonuna bir mesaj daha gelecek.”

“Kim gönderiyor bunları?”

Adam sustu.

Sonra bana doğru yaklaştı.

“Sen.”

Bir an ne dediğini anlamadım.

“Ne?”

“Mesajları sana sen gönderiyorsun.”

Tam o sırada bodrum kapısının kolu yavaşça aşağı indi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.