Metehan, eve gelmiş ve bir duş almıştı. Mutfakta bir şeyler atıştırırken kardeşi geldi.
-"Napıyorsun abilerin en yakışıklısı? " Berra gelip abisine sarıldı. Metehan bellerine dolanan kolları çekip ikisini de öptü. O sırada gördüğü yara bantlarıyla kaşları çatıldı.
-" Ne oldu sana? Bu ne böyle? " Berra abisinin bu hallerine kıkırdadı. "Yolda gelirken düştüm ama bir ablayla karşılaştım. Bana yardım etti ve çok güzeldi, hayran kaldım resmen. " diye anlattı hülyalı hülyalı.
Metehan'ın aklına hemen biri gelmişti. Unicornlu yara bandı ancak bir kişiyi hatırlatabilirdi ona. Kardeşine düştüğü için yalandan kızdı ve birlikte bir şeyler yediler.
Almira tüm olanları Nisa'ya anlatmıştı. Nisa çocuğa çok kızmış, duygularına karşılık vermeyecek bile olsa bu konuşmaya gerek olmadığını söylemişti. Daha sonra arkadaşının neşesini yerine getirmek için onu sinirlendirmiş, yastık savaşı yapmışlardı. Akşam yemeğine kalması için Almira'nın annesi ısrar edince mecburen kalmıştı. Yemekten sonra Almira'nın kuzeni gelmiş ve biraz daha sohbet etmişlerdi. Oğuz çok komik bir çocuktu ve anlaşmışlardı. Nisalardan 1 yaş küçüktü.
Nisa eve gitmek isteyince Almira yalnız göndermek istememiş, kuzenini evine götürmesi için görevlendirmişti. Nisa itiraz etse de boşunaydı zaten...
Oğuz ve Nisa boş sokaklarda yürürken sohbet ediyorlardı. Oğuz sürekli komik şeyler anlatıyor, Nisa'yı güldürüyordu. Nisaların oturduğu sokağa geldiklerinde onları balkondan izleyen adamdan bi haberlerdi.
Metehan, balkonda sigara içerken telefonuyla uğraşıyordu. Saat 23:30'a geliyordu. Sokağın başından gelen seslerle dikkatini oraya verdi. Gördüğü bedenlerle kasıldığını hissetti. Liseli kızın yanındaki çocuk heyecanla bir şeyler anlatıyor, kız da küçük kahkahalar bırakıyordu. Bilinçli olmamakla birlikte tüm dikkatini onlara verdi. Normalde kızla karşılaştıklarında göz göze gelirlerdi ama kız onu fark etmemişti bile.
Nisa evinin önüne geldiğinde Oğuz'a iyi geceler diledi ve eve girdi. Bir duş aldıktan sonra kendine kahve yaptı ve balkona çıktı. Ailesi yokken yaşadığını hissetmişti.
Gözleri çaprazda kalan, balkonda oturmuş sigara içen adama kayınca , adamın onu fark etmediğini biliyordu. Ona biraz fazla bakmış olacak ki göz göze geldiler. Nisa, yakalanmanın verdiği utançla gözlerini kaçırmak istese de yapmadı. Metehan, kıza küçük bir baş selamı verince Nisa daha çok şaşırdı. Bir süre sonra o da selama aynı şekilde karşılık verdi ve biraz sonra kaçarcasına içeriye gitti. Metehan kızın bu hareketine sırıttı.
Nisa, yine okul için kalkmış hazırlanmıştı. Bugün cumaydı ve sonunda haftasonuna gireceklerdi. Okul yolunda ilerlerken zamanın ne çabuk geçtiğini düşündü. Sonunda okula geldiğinde, sınıfın olduğu kat için merdivenleri çıkmaya başladı. Yanında beliren bedenle göz devirdi. Bu çocuktan hoşlanmıyordu ve o aksine her seferinde dibinde bitiyordu. Onu umursamadan çıkmaya çalışırken, çocuk konuşma başlatmak için bahane arıyordu.
-" Ben de neden günüm aymadı diyordum. Seni daha görmemişim de ondanmış. " dedi sırıtarak. Nisa onu duymazdan gelerek hızlandı ve geçip gitti yanından.
Göktuğ sinirden köpürmek üzereydi. Çok hırs yapan biriydi ve hırs söz konusu olduğunda gözü hiçbir şeyi görmüyordu. Tıpkı bu kız için girdiği iddia gibi...
O gün kantinde gördüğünde kızın gerçekten çok güzel olduğunu düşünmüştü. Ama Göktuğ ilişki insanı değildi yani sadece takılmak isteyebilirdi bu kızla. Annesi kızın kolunu koparırcasına arkasında sürüklediğinde arkadaşları çok dalga geçmiş, neden olduğunu anlamadığı bir şekilde iddiaya girmişlerdi bi anda. İddiaya göre Göktuğ kızı kandırıp öpecek, fotoğrafını çekecekti. Eğer bu iddiayı kazanırsa çok istediği oyunu arkadaşları alacaktı.
Göktuğ en başta itiraz etse de hırs yapmış ve kabul etmişti. Sadece öpecekti sonuçta. Ama kızla konuşmaya çalıştığı her an bunun imkansız olduğunu anladı. Kızla ne kadar flört etmeye çalışsa da ters tepiyordu. Bu yüzden işi kendi yöntemleriyle halletme kararı aldı.
