Almira aramış, buluşalım mı diye sormuştu. Nisa için bu fikir pekte fena değildi. Son günlerde üstünde garip bir cesaret vardı ve bu buluşmaya gitmesi gerektiğine karar veren tarafı da buydu. Birkaç sokak aşağıdaki kafede buluşacaklardı. Hazırlanmaya başladı, bugün birazcık süslenebilirdi.
Evden hızlıca çıkmış, kafeye doğru ilerliyordu Nisa. Artık heves ettiği şeyleri kursağında bırakmayacaktı. Kafeye gidip oturmak kadar normal olan ne vardı ki? Ailesi bunu anlamıyorsa Nisa seve seve anlatırdı artık.
Kafeye girdiğinde Almira çoktan gelmiş, telefonuyla ilgileniyordu. Nisa ilk defa bu kadar iyi hissediyordu. Gülümseyerek masaya yaklaştı ve kızın karşısında yerini aldı.
-" Annenler bir sorun çıkarmadı değil mi? "
-" Haberleri bile yok. "
-" Nasıl? Hadi baban neyse de, annen evde değil mi? "
-" Çok sevdiği Tanercik bugün gidiyormuş, sabah olur olmaz oraya koştu. "
-" Iyy, annesi olsam sevmem ben onu be. Neyse, Allah'tan gidiyor artık. "
-" Evet ya! Günlerce başıma bela oldu resmen. "
-" Aman sen boşver o aptalı. Metehan'la neler oluyor onu anlat. " Nisa çocuğun ismini duyunca bir garip hissetti. Açıkçası neler olduğunu o da bilmiyordu.
-" Bir şey olduğu yok. Ben işte geçen onlara tatlı götürdüm, kapıyı o açtı. Ben onu görmem sanıyordum , kapıyı çıplak açınca şok oldum tabii."
-" Nee! Kapıyı çıplak mı açtı? Ben olsam tatlıyı yüzüne çarpar giderdim. "
-" Saçmalama istersen canım. Neden çocuğun yüzüne tatlı atayım. "
-" Gavat mısın kızım sen? Ne demek neden? Kapıyı çıplak açmış, ya gelen sen olmasaydın! Mesela Melis gelseydi, o da seninkini çıplak görmüş olacaktı! "
-" Almira kusura bakma ama niye kıskançlık krizlerine gireyim ben? Zaten görünce öyle şaşırdım ki adamın çıplak göğsüne çarptı elim. Ve o da elimi tuttu! "
-" AAAAHH! Allah'ım neler oluyor? Sen niye bu kadar büyük bir şeyi daha önce anlatmadın bana?"
-" Of bağırma çatlak! Beni korkuttun. Ayrıca bunları bırak da bana sabah biri yazdı. Metehan'dan uzak dur bilmem ne diye. "
-" Götümle gülücem şimdi. Hangi yıldayız canım, mesajla tehditler falan. Gerçi Melis'i de anlamak lazım. Elinden gelen tek şey bu. "
-" Melis mi? O olabilir mi gerçekten? "
-" Nisa ben seni parçalamadan kalk git şuradan! Ya başka kim olacak. Tabii ki Melis'tir o. "
Bu fikir Nisa'ya da mantıklı gelmişti. Zaten karşılaştıklarında kötü kötü bakıyordu sürekli. Ama bu mesajı tabii ki ciddiye almayacaktı. Sonuçta Metehan aramızda bir şey yok demişti. Her şeyi akışına bırakacak, kimseyi dinlemeyecekti artık.
Biraz daha oturmuşlar, Almira da Çağan'ın nasıl teklif ettiğini anlatmıştı. Gerçekten çok tatlı bir çift olmuşlardı ve Nisa arkadaşı adına mutluydu. Sakin adımlarla eve dönerken üzerindeki bakışları hissetti. Kafasını karşı kaldırıma çevirdiğinde Metehan ve bilekliğini ona getiren arkadaşını gördü. Metehan kızla göz göze gelince arkadaşını dürttü bakmaması için. Kızı rahatsız etmek istemezdi.
-" Yenge değil mi o? Selam versene! "
-" Az daha bağır amına koyduğum! Yenge diye seslen duymadıysa. "
-" Yengeee! "
Nisa şaşkın şaşkın ona seslenen çocuğa bakarken adımlarını durdurmuştu. Metehan utançla elini kafasına atarken arkadaşına küfürler yağdırıyordu.
-" Yenge, gelsene ya! Konuşalım biraz. "
-" Ulan ben sana göstereceğim Mahmut! İki dakika rezillik yapma lan!"
-" Ne yaptım ki ben abi? Yenge bilmiyor mu? "
Nisa emin olmasa da yavaşça karşıya doğru yönlendirdi adımlarını. Konuşulanları duymuştu ve kalbi depar atıyordu şuan. Ayakları titriyordu ve belli etmemek için adımlarını hızlandırdı.
-" Bana mı seslendiniz? "
-" Ha, şey evet. Görüyordum ben seni ne zamandır, tanışmak nasip olmadı. Yani yanlış anlama yen-. Of öyle işte. " Nisa gülmemek için dudaklarını birbirine bastırırken, Metehan yer yarılsa da içine girsem diyordu.
-" Yok yanlış anlamam. Ben Nisa bu arada. " Elini uzatınca Mahmut da tuttu hemen. Kızın elini aşağı yukarı sallarken gülümseyerek bakıyordu. Nisa da gülümsedi çocuğa ama elini sallamasına anlam veremiyordu. Metehan sinirden ağlamak üzereyken dişlerini sıkarak konuştu.
-" Pazarlık yapmıyorsun Mahmut, bıraksana kızın elini. " Mahmut emir almış gibi kızın elini bırakırken tekrar kıza döndü.
-" Ben de Mahmut. Zaten daha önce ben sana bilekliğini vermiştim hatırlıyon mu? Tabii o zamanlar daha farklıydı. Metehan çok iyidir bu arada. Duyunca o kadar sevindim ki. "
-" Neyi? "
-" Ee sen boşver onu. Zaten Mahmut'un işi vardı içeride değil mi Mahmut? " Kafasıyla içeri gösterirken Mahmut anlamsızca bakıyordu Metehan'a.
-" Yoo, işim yok ki benim. Zaten o yüzden oturmadık mı buraya. " Ayağına gelen darbeyle inledi Mahmut.
-" Hee, hatırladım şimdi. Oldu o zaman, görüşürüz. Ben gittim. " Metehan derin bir nefes verirken yüzünü sıvazladı.
-" Çok samimi birisi. Niye kızdın ki? " Metehan kendisiyle konuşan kıza döndü yüzünü. Saf arkadaşı yüzünden kız anlamıştı anlayacağını. Sakinleşmeye çalışırken kıza baktı bir süre.
-" Hmm, öyledir. Ona kızmadım zaten boşver. "
-" Ben sohbetinizi böldüm değil mi? Bir anda bana seslenince geldim öyle ama... "
-" İyi ki geldin... Yani bölmedin anlamında dedim. Sen Mahmut'un dediklerini çok takma yine de. Öyle tanışmak istemiş işte. "
-" Sorun değil, çok tatlı birisi bence. " İkili sustu bir süre. Metehan kıza bakamıyordu.
-" Ben daha fazla rahatsız etmeden gideyim o zaman. "
-" Rahatsızlık mı? Ben rahatsız olmam senden. "
Nisa gelen itirafla nefes almayı unuturken Metehan da kendisini şokla karşılıyordu. En azından yaptığımın arkasında durayım diyerek devam ettirdi konuşmasını.
-" Güzel olmuş bu arada şeyin, makyajın. Yakışmış. " Nisa gerçekliğini sorgulamak için çaktırmadan kolunu sıktı. Cevap vermek için zar zor ağzını açarken sesi olabildiğince kısık çıktı.
-" Teşekkür ederim. " Metehan kafa sallarken ensesini kaşıdı.
-" Eve dikkatli git o zaman. Ben bir Mahmut'a bakayım. " Ne kadar kızı daha çok görmek istese de konu bulamıyordu. Şizofren gibi beklememek için ağzından çıkanlara engel olmadı. Nisa da artık gitmesi gerektiğini kendine hatırlattı ve arkasını döndü. Hızlı adımlarla yürürken arkasında onu gülümseyerek seyreden adamı görememişti.
Metehan kız gözden kaybolduğunda hışımla içeri girdi. Mahmut süt dökmüş kedi gibi koltukta oturuyordu. Metehan gelince alt dudağını ısırdı.
-" Oğlum ben sana ne yapayım lan şimdi? Kıza niye yenge diye sesleniyorsun? "
-" E sen dedin abicim duymadıysa bağır diye." Metehan ağzı açık arkadaşının ağzından çıkanları dinlerken çıldırmak üzereydi.
-" Oğlum kızın daha haberi bile yok lan. Bir de yok duyunca çok sevindim falan diyorsun. Mahalledeki Fatma Teyze gibisin valla. "
-" Bro ben ne bileyim ya. Biliyor sandım. Elini falan tuttum deyince. "
-" Of Mahmut! Neyse, sakın bir daha kızı görürsen böyle davranma gözünü seveyim. Ülke değiştirecektim biraz daha konuşsaydın ya. "
Bir süre sonra sakinleşen Metehan arkadaşına sataşmaya başladı. Seviyordu şerefsizi. Ama bazen boş boğazlık yapabiliyordu. Nisa da eve geldiğinde rahat bir nefes verdi. Annesi daha ortalarda yoktu. Evde olsaydı bir de ona açıklama yapmak için uğraşamazdı. Zaten beyni şuan vücudunu terk etmiş gibiydi.
Mahmut Bim'e ne zaman gelir?


