İçeriğe geç

Ruhumun Evi Bxİ

Bölüm 9 · 5 dk okuma

Ruhumun Evi Bxİ

Bölüm 9

B. 9

Uzun bir öpüşmenin ardından göğsüne sığınan oğlanla derin soluklar aldı.

Sabret Çağrı Ağa kaldı 6 gün!

Kucağındaki sert bakışlı dik durşlu çocuk kıkırdıyordu keyifle. Çağrı yemin etti bu gülüşü soldurmayıp, daha da büyütüceğine

______________________________________



Sabah erkenden uyanan Çağrı iki adımda yandaki odanın önüne gelmişti. Kapıyı çalarken çocuk gibi heyecanlıydı.

Gel...

Günaydın yavrum günaydin.

Günaydın Çağrım, bu ne neşe sabah sabah?

Elleri beline dolanmış adama gülümseyerek bakıyordu. Dudaklarına kondurulan öpücüklerle kıkırdadı çocuk.

Ohhh misss misss. Gözümü açıyorum yan odada sen bundan güzeli, gözümü açınca yanı başında seni görmek.

Az kaldı oda olucak kocam.

Serkan bak nikahlı koca kudurtulmaz! Günah günah.

Tamam sevdiğim demedim bişi. Hadi acıktım inelim bir an önce. Daha çok işimiz var bugün.

Elini uzattı tuttması için, Serkan utansada sımsıkı kavradı sevdiği adamın elini.

Alt salonda masa kurulmuş ikiliyi bekliyorlardı. Serkan oturmadan Sandalyesini çekip, oturduktan sonra saçını öptü adam.

Çay mı? Kahve mi gülüm?

Çay lütfen.

Hizmet eden kız homurdanarak servise başladı. Tabi bu homurtuları Serkan duymuştu.

Asel hani taze sıkılmış meyve suyu?

Sesi sert ve kızgın çıkmıştı. Çin'de ölçülü tutmaya çalıştı Serkan'ı korkutmamak için.

Asel: Ama ağam sen sevmezsin portakal suyu ondan sıkmadım.

Öfkesini git gide büyüyordu ağanın.

Ben sana her sabah eşim için o portakallar sıkılıcak dedim mi? Demedim mi? İşini yapamıyorsan yapıcak tonla insan var!

Asel kıpkırmızı olmuş yüzü ile özür dileyip hemen mutfağa koştu.

Çağrı ne gerek vardı? Sanki anamın evinde hergün portakal suları ile mi kahvaltı ediyordum?

Acı acı gülümsedi çocuk. Bazen taze ekmek canı çekerdi de önüne hep bayatı konulup, babası abisine verilirdi tazesini.

Kocanın evinde hergün içiceksin. Canın ne çekiyorsa emrediceksin sen onların da benimde baştacımsın. Düğün öncesi vitamin gülüm, hasta olma.

Önüne sertçe konulan bardakla Çağrı sabır çekti. Asel gitmeden Çağrıya akşam için ne yemek istediğini sordu.

Bundan sonra bana değil, evin sahibine sorun. O neyi nasıl uygun görürse öyle olucak. Onun sözü benim sözümdür.

Asel: Hiç olur mu ağam, dünkü çocuk koca konağı nasıl yönetsin?

Çağrı konuşmadan onu durdurdu eşi. Hafif öksürerek ilgiyi üzerine çekti.

Adın ne senin?

Asel: Asel

Kaç yıldır burdasın, kimsin?

Asel istemeye istemeye cevap veriyordu.

Asel: 5 yıldır ağamlayım.

Ağzını burnunu kırarım kadın kadın demem düzgün konuş! Ağamlayım ne demek ha! Bülent abi... Bülent abi!

Şimdi en çok Çağrı merak ediyordu sevdiğinin tavrını. Kahya koşarak geldi içerden.

Kahya Bülent: Buyur damat ağam.

Abi mutfaktakileri iki dakika buraya çağır, evdeki hizmet eden herkes lütfen yordum seni kusura bakma.

Kahya Bülent: Estağfurullah ağam hemen.

İki dakika içinde evin tüm çalışanları başları önde dizilmişti. Toplam 6 kişiydi Asel ve annesi dahil.

Bu kızı tazminatını fazla fazla hesaplayıp gönderiyorsun abi.

Asel: Ağam dağdan geldi bağdakini kovuyor.

Kes sesini eşim ne diyorsa o!

Ben saygısızlığı affetmem. İyi niyetli yaklaşana kardeş, kötü niyetli gelene düşman olurum. Anlaşıldı mı?

Hepsi onaylamıştı Serkan'ı. Serkanın gözleri annesini bulduğunda ister istemez üzüldü. Diğerleri çıkarken seslendi annesine.

Anne...

Hatice: Efendim oğlum, şey damat ağam.

Oğlunum anne oğlun. Sen devam edecekmisin ne konuştunuz babamla?

Hatice: Ben gitmek istemiyorum seni bırakıp. Ağam da uygun görürse kalsam?

Serkan nasıl isterse o valide hanım.

Serkan yılların birkmişliği ile hiç alakasız sordu soruyu.

Anne en sevdiğim yemek ne benim?

Hatice: Kuzu tandır ama baban abin kokar diye hiç pişrtmezler. Ağam kızmam pişiyiyim mi? Ama 12 saat sürer nasıl etsem.

Kadın oğlun için hesapsız bir heyecan duydu ilk kez kocasından korkmadan, çekinmeden. Serkan'ın gözleri nemlendi.

Valide hanım onu yarın pişirelim zahmet olmazsa. Bugün hazırlanın sizde düğün alışvetişine çıkılıcak sizde gelin.

Hatice'nin önce gözleri parlamış, sonra oğlu istemez diye çekinmişti.

Hadi annem koş hazırlan sen. Yemeği de dışarda yesek bugün ağam testi kebebı meşhurmuş buraların.

Sen emret sadece güzelim. En iyisini yedirsin kocan bugün.

Hatice: Siz ede durun kahvaltınızı hemen koşup gelirim.

Giden kadının ardından üzgün baktı oğlan. Boynunda hissettiği sıcak nefeslerle huzur buldu.

Hadi koca bebek hiç bişi yiyemedin. Bu arada aferin yavruma çok doğru bir karardı.

Kızmadın mı?

Ev senin istediğin gibi yönet yavrum. Herkes sana saygı duyucak, duymayan için aha kapı orda.

Kahvaltı faslı sonrası yola çıkmışlardı. İlk durakları üç köşeyi kaplayan kuyumcu dükkanıydı.

Ağam ne yapıcaz burda? Gerdanlık mı alıcaz tövbe!

Niye almıyalım? Benim eşime herşey yakışır.

Onları kapıda karşılamıştı dükkan sahibi. İzzet ikram gırla gidiyordu.

Eşime kendi gibi zarif bilekliklerini göster. Pahalı taşlı ama bağırmasın burdayım diye. Gösteriş sevmez benim gülüm.

Serkan önüne dizilen pırlantalı bilekliklere bakarken annesi köşede koynundan çıkardığı bileziği tezgahtara uzatmıştı bozması için. Serkan gördükleri ile hemen annesinin yanına geldi.

Anne o ananemin yadigar bilezikleri değil mi? Babam bozmak istedi vermem diye ne hakaretler yemiştin de yinede vermemiştin.

Hatice: Oğlum evleniyor benim. Baban olucak hayırsız vermedi maaşımı. Ağa da olsa kocana mahçup etmem seni. Feda olsun oğluma. Bir kez de oğlum için bişi yapıyım.

Serkan sarıldı annesine. İlk kez onu düşünen annesine. Çağrı fark ettirmeden değerinin 2 katını ödemelerini söyledi.

Şimdi bir sürü takı, yüzük, gerdanlıkla birlikte annesi ağa için şık pahalı bir saat seçmiş parası tam yeten kadın mutlulukla gülümsemişti.

Çıkmadan önce dinlenip birer kahve içiyorlardı masada. Çağrı elemanı çağırıp ayrı ayrı üç kadife kutuyu Hatice'nin önüne koydu.

Valide hanım, bu bilezikler senin böyle mükemmel bir evlat büyütüp bana hediye ettiğin için.

Kadın sıra sıra gizli burma bileziklere bakıp eli ile itti.

Hatice: Hiç emeğim yok ağam kabul etmem.

Ağana itiraz edemezsin. Bu bileziklerde emanetim. Rabbim bir evlatla mükafatlandırısa bizi oğluna takman için.

Serkan kutuda ananesinin emanetlerini görünce bir kez daha inceliğine aşıkoldu eşinin.

Hatice: Diğerlerini almam ama bunlara gözüm gibi bakıcam ağam.

Bunları kolunda görmek istiyorum ana bak söz ver çıkartıp o hayırsıza yedirmek yok.

Hatice: Ölceğimi bilsem çıkartmam oğlum. Madem sen istiyorsun kabul.

Bölüm Sonu....

Haticeye üzüldüm lan🥺

O şırfıntıyada iyi oldu😎

Yeni bölümde görüşmek üzere 👋

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.