Resmi nikah mı kıyıcan bana?
Heralde yavrum, sen benden sonra Damat ağasısın bu toprakların. Neyim varsa hepsi senin canımın içi. Sözüm söz nikalandım diye elimi sürmem sana orda kal istemiyorum.
Seni seviyorum Çağrı, çok seviyorum.
Oyyyy kurban olsun Çağrı yoluna, bende Serkanım bende çok seviyorum seni.
_______________________________________

Akşam için herşey hazırdı. Serkan Sabahtan Kahyanın getirdiği açık renk keten takımı giymişti. Çok heyecanlıydı abisi de babası da ne hikmetse tek kötü söz etmemişlerdi oğlana.
Serkan'ın da canına minnetti bu durum. Bahçe hazırlanmıştı Çağrının yolladığı organisyon şirketi gelip heryeri çiçekler ve ışıklarla süslemişti.
Çağrı ile bu gece yepyeni bir sayfa açıyordu Serkan. Kapı çalınca annesi Açması için oğlunu yönlerdirdi. Kapıyı açtığında kocaman bir bir gül buketi ile Çağrı Ağa sevdiği çocuğa gülümsüyordu.

Çok güzel olmuşsun yavrum. Bunlar senin için ve hediyelerde.
Kahya Bülent ve eşi Nazlı ellerinde nişan hediyeleri ile girdiler. Tüm hediyeler küçüçük salonu doldurmuştu. Hep birlikte bahçeye geçtiler.
Çağrı ve Serkan yan yana oturuyorlardı. Kısa süre sonra Serkan kahveleri yapmak için mutfağa geçtiğinde sinsi yengesi yanına geldi.
Gül: Bol tuzlu, acılı yapıver de görelim seni ne kadar seviyor ağan.
Sevgisini benim hissetmem kafi, size lüzum yok.
Gül: Senin yılan dilin çıktı bakıyorum. Hiç güvenme içerdekine, heves bence geçsin çöp gibi atıverince kapıma o vakit görücem havanı.
Nazlı: Gül hanım sizi ilk kocanız çöp gibi atmış öyle duyduk, ordan bu kadar emin konuşmanız! Lakin haddinizi bilmenizi öneririm. Karşınızda artık bir ağa var.
Gül bozulsa da belli etmedi. Paraya gururundan daha düşkündü nede olsa.
Serkan Nazlı ablasına içten bir tebessüm gönderdi. Sonrada sevdiğinin kahvesine bal koyup derin bir nefes alıp ikram için bahçeye çıktı.
Çağrı meftun olmuştu bu oğlana. Gözlerinin içi gülüyordu bakarken. Kahvesinden bir yudum aldığında gülüşü büyüdü.
Kahya lafı uzatmadan istedi Serkan'ı, verdiler hemen. İmamı beklerken Çağrı cebinden bir yüzük çıkarttı sevdiğine uzattı.

Bu yüzük aile yadigarıdır güzelim. Nesillerdir ailemin eşlerinin elinde zarifçe taşındı. Şimdi yeri senin zarif parmaklarındır.
Fasıl: Bizimkinin nasırlı ellerine de ne yakışır ya peh.
Serkan'ın mutluluğu ellerine baktığı an soldu. Elleri sertleşmişti yıllardır çalışmaktan. Çağrı tuttup avuç içlerini öptü sevdiği çocuğun.
En çok bu ellere yakışıcak yavrum.
İmam geldiğinde karşılıklı kabul edip etmediklerini sormuş, sıra mihire gelince Serkan Çağrıdan utana sıkala,
Şey uygunsa Karsu kızımı isterim ağam.
O zaten senin güzelim. Başka bişi iste hadi gülüm.
Yok Karsu yeter ağam.
O vakit 20 bin dolar hesabına, son model seçtiği bir araba, ailesi için tapusu senin üzerine bir ev, senin için şirketten ℅25 hisse...
Ne yaptın Çağrı bunlara gerek yok lütfen.
İmam: Kendi gibi gönülde güzel damat ağamın. Gönüllü verilene itiraz olmaz küçük ağam.
Serkan el mahkum kabul etmişti. Yemekler yenilip içilirken Faslı çenesesini tutamamıştı.
Faslı: Hayırlı uğurlu olsun ağam da sırada bize verdiğin sözlerde ha ne dersin? Kardeşimi düşünmek zorundayım, resmi nikâhı da olmayacağına göre şu söz verdiğin oto galericileriyi açarsın en kısa sürede.
Serkanın duydukları ile kan beynine sıçramıştı. Çağrının onu satın aldığını ima etmiyor apaçık herkesin önünde söylüyordu yüzsüz abisi.
Ellerinin üzerinde Sıcacık parmakları hissettiğinde Sakin olmaya çalışıyordu çocuk.
Öncelikle karşında ne ezdiğini düşündüğün kardeşin! Ki sadece düşüne bilirsin o kıt aklınla. Ne de Onun sünepe kocası var! Her ikimizde senin ağanız bu birrrrrr.
Fasıl: Şey ağam yanlış anladın.
Kes sesini! Önümüzdeki hafta resmi nikahımız ve anlı şanlı düğünümüz var Fasıl, beklerim.
Herkes şaşkındı ailesindeki. Ağanın Serkan'ı bu denli yüceltmesini hiç biri beklemiyordu.
Söz verdiğim servis, galeri artı ev hazır.
Şimdi Serkanın morali bozulmuştu. Resmen sattılmıştı ailesi tarafından.
Tek farkla hepsi Sevdiğimin adına alındı. Sende onun iş yerinde maaşlı bir çalşansın sadece bunu o küçük beynine sok! Serkanım size hiç bir borcu yok! Bundan sonra ona yapılan her türlü hakareti şahsıma yapılmış sayarım.
Kamil: Ağam böyle konuşmamıştık. Oğlan üzerinde hakkımız vardır. Ağabeyi zaten ortak olacaktı, sırf sizin için vazgeçti o işten madurdur.
Kamil efendi sikerim belanızı bilmiş ol! Siz benim olanı satmaya kalktınız! Lütfedip sizi daha iyi yaşatıyor benim eşim elini ayağını öp yada defolup git, gidin karar sizin.
Fasıl: Serkan kardeşim...
Ağam son sözü söyledi. Şirkette sahip olduğunuz herşey gibi benim. Saygılı davranırsanız huzurla yaşarsınız.
Nazlı: Hadi bakalım damat ağam hazırsan yeni evine gidelim.
Gül: Olmaz! Burda baba evinden damat çıkması uygun olur.
Benim nikahlı kocam! Size mi sorucam hadi gülüm. Öp ananın babanın elini evimize gidelim.
Serkan önce annesinin elini öpüp sımsıkı sarıldı. Hatice hanım kulağına çok mutlu ol oğlum dedi.
Kamil istemeye istemeye uzattı elini oğluna. Fasılda elini öpsün diye uzattı ama Serkan sadece tokalaştı abisi ile.
Çağrının uzattığı eli sımsıkı tutup yeni hayatına doğru ilk adımlarını sağlam ve mutlulukla attı.
Seni çok mutlu edicem yarim.
Seni tanıdığım günden beri zaten çok mutluyum kocam.
Bölüm Sonu.....
Yeni bölümde görüşmek üzere👋