Yavuz: Bir kaç gün daha sık dişini sana nefesini geri getiricem abi namusum üzerine söz veriyorum. Nazlı ve Bülent aylardır görmedikleri oğullarına kısa bir an sarılıp hasret gidermeyi, Serkan'ın dönüşüne saklamışlardı. Yavuz askeri haber alma teşkilatında üst düzey bir subaydı. Çağrı onun için kardeşten ileriydi. Ne pahasına olursa olsun ona nefesini geri vericekti. ______________________________________Serkan ağırlaşan bedeni, gittikçe şişen göbeği ile içinden Çağrısız doğurmamak için bildiği tüm duaları ediyordu. Faslı, babası olucak adam ve Gül hayallerinin bile ötesindeki hayatı Serkan sayesinde yaşıyorlardı. Her fırsatta hem Gül, hemde İt Faslı Serkan'a iğrenç cümleler kuruyordu. Serkan bişiler yapması gerektiğini artık daha iyi anlamıştı. Çağrı gelene kadar elini güçlü tutmalı bu şerefsizleri evden göndermeliydi. Yoksa Muratı bebeği vermesi konusunda çok rahat ikna ediceklerdi. Onları göndermenin yolu o iğrenç Murat'a şirinlik yapmaktan geçiyordu. Odasında Murat bir iki kez onunla uyumayı denemiş Serkan uyuyor ayağına bir temiz dövmüştü adamı. Oda yan tarafına yeni bir yatak koydurmuştu. Kurtuluş yoktu anlıycağınız bu adamdan. O zaman onu kendi tarafına çekmeye karar verdi genç adam. Uyanmasına yakın pencere kenarında oturdu. Gözü Muratın üstündeydi ağlamak için sadece Çağrısını düşünmesi yetiyordu. Murat iç çekiş sesine gözlerini açtığında yine O adam için ağladığını düşünüp sinirlensede belli etmeden yerinden kalkıp Serkan'ın yanına geldi. Murat: Serkanım neyin var? Ağrın sızın mı var sevgilim? Yok ağrım sevgilim hıçk... Muratın yüzünde güneş doğmuştu. Sevgilim diyor ona tatlı tatlı nazlanıyordu. Murat: Canımın içi güzel bebeğim niye ağlıyorsun uyandığından beri? Desem de sen bana inanmazsın ki. Hıçk.... Ben kimim ki bu evde? Kaşları çatıldı adamın. Hemen önünde diz çöküp ellerine öpücükler kondurdu. Serkan karşısındaki adamı Çağrı olarak hayal etmeye zorladı kendini, yoksa yapamıycaktı. Murat: O ne demek eşim, ruhum. Bu ev, içindekiler ve ben senin köleniz. Yaaaa sadece lafta. O Gül geçen gün enginar istedim mutfaktakilere söyledim gelip hıçkkk.... Murat: Gelip ne dedi Serkan? Menüyü belirlemişmiş, ben iyice havaya girmişim. Hıçk.... Dediki, demiyim inanmazsın bana. O ve abim sen yokken hep hakaret ediyorlar. Murat öfkeden delirmişti. Onlara Serkan için katlanıyordu ve güzel sevgilisi onu kabullenmişken bunları çekmesi canını sıkmıştı. İspat ederim yemin ederim gözünle görünce inanırsın bana. Evde kamera olsaydı görürdün. Murat: Var bebeğim önlem amaçlı koydurdum. Artık bilmende bir sakınca yok. Gerçekten mi sevgilim? Bana inanıyorsun öyle dimi? Boynuna doladığı kolları ile kendini kasıyordu heleki kamerayı duyduktan sonra. Murat: İnanmazmıyım gidip bakalım ve gerekeni yapasın sevgilin. Şeyyy Murat bu odada da var mı kamera? Bizim mahremimiz bebeğimiz doğunca olmaz ayıp. Muratın keyfi yerine gelmişti. Gülerek saçını öptü Serkanın. Murat: Yok sevgilim haklısın ama zaten yok. Hadi gel bakalım ne haltlar dönüyormuş arkamdan. Yok öyle bakmayalım sen git izle zaten hergün öyle davranıyorlar bizzat şahit ol. Murat istemesede kabul etmiş, çalışma odasında Serkan'a en doğru açılı yerleri göstermişti. Aşağı indiğinde herşey hazırdı. Fazlı: Uyandın mı yosma. Doğru konuş benimle! Faslı: Konuşmazsam salak Murat'a mı şikayet edersin? Hahahaha o saf avucumun içinde sende sikinin gönlünü yapmaya devam et. Seninle muhatap olmıycam. Bakarmısınız buraya? Gül: Bak bak kendini evin hanımı sanıyor kaltak. Hizmetli: Buyrun efendim. Akşam için bahçede mangal yakılsın lütfen. Canım mangal istedi. Kız Gül'e bakmış Gül başı ile çekilmesini emredince kız mahçup çekilmişti. Gül: Bok yiyin sen ve piçin. Azıtma Murat'a kaçmaya çalıştı der tıkarım yine odaya. Hatta ne odası bodrum bodrum. Karı koca pis pis gülerken Serkanın gözleri dolmuştu. İçinden sevdiğinin adını haykırıyordu kurtulmak için. Murat: Boku burda mı yersiniz, bodrum'da özel olarak yedirmeyim mi? Gül ve Faslı şok içinde adama bakıyordu. Muratsa piskopat gülüşü ile ikiliye. Serkan ilk kez onlar için üzülmedi. Faslı: Eniştem yanlış anladın. Ne duydun da öyle sandın aşkolsun. Serkan desene abicim. Murat gördün dimi sevgilim. Gül: Şu orospuya bak hele! Muratın gür sesi ile eve korumalar doluştu. Kamil Serkan'a hakaretler yağdırıyor Faslıyı adamların elinden almak için uğraşıyordu. Koruma: Bunları ne yapalım efendim? Murat: Üçünü de işkence edip öldürüp gömün! Serkan korksa da umursamadı. Şimdi sevdiği adamın kollarında değilse bu üçünün suçuydu. Arkadan Serkan'ın adını haykırarak dışarı sürüklendiler.Murat: Benim sevgilimin canı mangal mk istemiş? O hizmetlileri de... Sakın onların suçu yok sevgilim. Ben sana hak ettiğin değeri gösteremediğim için o Gül kral sandı kızlarda el mahkum itiraz edemediler. Murat kızlara döndü. Kızlar minnetle Serkan'a bakıyorlardı. Murat: Evin sahibi Serkandır. Ona göre muamele görmeli bu son şansınız. Kahvatıyı hazırlayın hemen. O sırada Mutfaktan çıkan Yavuz'u gören Serkan'ın yüzünde bir gülümseme oluştu. Sevdiği burdaydı, gelmişti. Murat: Hayırdır çok mu beğendin oğlanı! Hangi oğlan? İğğğ sen varken aşkolsun. Diyerek toparladı konuyu. Aklına hemen Yavuz'a da o nu tanıdığını belirtecek bişi anlatmak geldi. Murat: Ne baktın o zaman? Elinde su bidonu görünce şöyle nehir kenarı bir yerde olsaydık diye iç geçirdim. Nazlı ablamla hep giderdik su kenarına. Oğlumu getirirdim şimdi diğer oğlumu getiriyorum derdi. Ahhhh.... O iyidir yani bişi... Hıçk.... Yavuz mesajı almıştı. Belliki burda bişiler dönüyordu. Onu görür görmez tanıyan çocuğa belli belirsiz bir selam verip çıktı evden. Murat: Yemin ederim iyi hiç merak etme. Getirtiyim mi buraya emret. Hihhh sakın! Yerimizi bulurlar huzurumuzu kaçırırlar sonra getirtirsin. Murat duydukları ile mutlu olmuştu. Birlikte kahvaltı için dışarı kapalı verandaya çıkmışlardı. Serkan'ın artık içi rahattı Çağrısı buralardaydı. Bundan emin olmuştu az önce. . . . Evet Yavuz gördün mü? İyi mi bebeklerim konuşsana çocuk! Yavuz: Abi kocaman olmuş senin kız. Maşallah eniştemde hemen tanıdı beni anam ezber ettirmiş beni hasretinden. Kahya Bülent: He oğlum iki oğlumuz bir birini görmeden sevsin istedik. İyiydi ha ohhh çok şükür. Hadi gidelim. Yavuz'un suratı biraz düşünceli bir hal almıştı. Çağrı neler olduğunu anlamaya çalışıyordu. Yavuz: Abi iki mevzu var. İlki Serkanın ailesini öldürmeye götürüyorlardı müdahele edemedim. Açığa çıkma riski var ve resmi görevde değilim. Gebersinler boşver. Diğer tereddüt sebebin? Niye gidip almıyoruz nefesimi? Yavuz: Abi bana kızma senin sözün senet benim için ama enişte tutsak gibi değildi. Koruma dolu ev , elini kolunu sallayarak geziyordu. Her yer kamera haclemek gerek içerde ne olduğunu bilmek için. O ne demek lan? Yavuz: İkisini de sağ salim almak için güvenliğinden emin olmalıyız. Yanlış anlama bunları aradan çıkartan Eniştem gibi geldi. Belli ki yeğenimi güvende tutmanın yolunu deniyor. Çağrı Yavuz'un planını sessizce dinledi. Yarın büyük gündü. Bölüm Sonu..... Ayyy kaos sevmeye başladım galiba🤭Yine bağlayamadım, yazdıkça yazıyorum😘Geberdi bizim üç yılan ohhh🤣Merak etmeyin Çağrı Serkan'a güveniyor, yanlış anlamaz. Yeni bölümde görüşmek üzere 👋
Bölüm 28
B. 28
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.