"korkundan adımı ezberleyeceksin Medas Sobuz" bu sözünden sonra o ruhsuz adamla hiç konuşmadık ve sokakta tek başıma kaldım.
sessizce gidip bir kaldırıma oturdum ve annemi aradım. Onu çok özlemiştim en son 1 hafta önce yurtdışına çıkmıştı bu gece geleceğini söyledi fakat gelmemişti. Belki de evdeydi ve ben fark etmemiştim hızlıca kaldırımdan kalkıp eve gittim. Odaları gezdim ama annem yoktu. Gelmemişti. Belki trafik vardır diye düşündüm ve biraz daha bekledim. Odama geçip hızla matematik sınavına çalıştım üniversiteye geçsem bile matematik hep hayatımda vardı.
Bu durumla barışık olmalıydım belki de. Ben bu durumları düşünürken 2 sayfa kadar sınava çalışmıştım. Zaman ne çabuk geçti anlamamıştım bile. Hızla içecek almak için mutfağa gittim. Hızla kahve yaptım ve bunu yaparken de tüm ışıkları açtım.
Çünkü en son kahve yaptığımda başıma neler neler gelmişti. Bunları hiç düşünmeden hızla odama geçtim. Ve derslerimi bitirip annemi beklemeye başladım onu gerçekten çok özlemiştim ve ilk defa endişelenmeye başladım. Nedense içimde kötü bir his vardı. Yatağa yattım ve yorganı kafama kadar çekip duvar tarafına dönüp gözümü kapattım.
o sırada annemin yatak odasından bir ses geldi daha çok kağıt sesi gibiydi. Hızla yataktan kalktım ve odaya gittim tüm ışıkları açtım. Ve yatağın üstünde bir kağıt vardı. Hızla kağıdı elime aldım. Ve kağıtta yazanlar gözlerimi doldurdu. Onu hissediyordum Ruhsuz Adamı. Buradaydı ilk defa olduğunu hissediyordum. Ve hemen yanımdaydı. Geri çekildim en köşeye gittim ondan olabildiğince uzaklaştım yanıma gelmedi yaklaşmadı da. Nota tekrar gözlerimi çevirdim. " Anneni mi bekliyorsun küçük hanım o bir daha gelmeyecek desem adımı hatırlarsın bence" yazıyordu.
Her ne olduysa bunu o yapmıştı en son bana korkundan adımı unutamayacaksın demişti çünki. Hızla terliklerimle sokağa koştum duvara geldim ve tebeşirimle yazı yazdım.
"her ne yaptıysan umarım kötü bir şey değildir ayrıca annem de gelecek" tebeşiri elimde aldi bunları yazarken kendimi ağlamamak için zor tutuyordum.
" Geçen gece burada olanları ve dediklerimi hatırla küçük hanım".
yapmıştı.
her ne yaptıysa kötü bir şeydi ve benim ona dediklerim yüzünden olmuştu. Kimdi ki bu adam ne istiyordu benden. Tebeşiri aldım ve sert bir şekilde yazdım.
"Ne yaptın?! Anneme ne yaptın alçak?!" Tebeşir elimden düştü ve havalandı. Duvara benim aksime çok sakin bir şekilde yazıyordu.
" Öldürdüm, bunu hak ettin"
geriye doğru adım attım gözlerim yavaş ama acıyla doldu, ne yapıp da hak etmiştim ki ben bunu yaşayacak ne yaptım bana bunu yaşatacak ne yaşadı.
Annemi benden alması için neyi hak ettim ben. Sertçe tebeşiri aldım ve duvara daha sert bir şekilde yazdım. Tebeşir bitmek üzere olduğu için parmaklarım sürtünüyor ve kanıyordu umurumda bile değildi ama.
"Sende bu geceyi unutma çünkü ben senin kırılacak bir kalbin olduğunu düşünmüyorum ruhsuz adam". Yazdım ve sertçe kapıyı kapattım. Annemi öldürmüştü polise bile gidemiyordum çünkü görünmüyordu polise söylesem beni paronoya diye hastaneye kapatırdı. Ama bu meseleyi halletmeliydim.
ertesi gün;
yataktan kalkıp hızla üstümü giydim hâlâ dün gecenin üzgünlüğü üzerimdeydi. Fakat bunları şimdi düşünmemeliydim. Hızla enden çıkıp kampüse doğru gittim. Yolda giderken dün geceki duvarı gördüm. " Öldürdüm bunu hak ettin" yazısı silinmişti yerine "üzgünüm öfkem sevgimin önüne geçti benim ruhum yok belki ama kalbim var" yazıyordu fakat bu umurumda bile değildi annei öldüren bir ruhsuzla muhattap olmayacaktım. Okuldan sonra eve geldim üstümü çıkardım ve ödevimi yaptım. Mutfağa kahve almaya gittim geri döndüm ve masada bir kağıt vardı.
" Gerçekten üzgünüm güzel küçük hanım bu ruhsuz adamın kalbi çok sızlıyor" yazıyordu.
okuduklarımın arasında bir tek gözüme o güzel kelimesi takıldı bu ruhsuz adam kimdi?!