Çocukluğunda'ki yazları hatırlar mısın?
Yazın en çok sevdiğim şey mahalleden mısırcının geçmesi o kokunun bütün evleri bütün sokağa yayılmasıydı pamuk Şekerciler geçerdi ayaklı salıncakçılar geçerdi susadığımız zaman annemize nasıl bağırırdık sanki içimizde hiç su kalmamış gibi çok iyi hatırlarım ben ve abim annem bize avazımız çıktığı kadar bağırdık Ben annemden su reçelli ekmek isterdim (çilek 'li) Annem bana onu verdiği zaman dünyanın en güzel şeyi gibi gelirdi her yediğinde doyamazdım tabii orada Annem de deli oluyordu gece 12'lere kadar oyun oynardık.
saklambaç ,yakar top ,9 taş , futbol , voleybol ,seksek ,şarkılı yerden yüksek , bu tarz oyunlar oynardık ve akşam eve geldiğimizde , yemek hazırdı her şeyim en güzel en saf olduğu zamanlardı bence bazen sabahları çok erken kalkardım mahallemizde herkes birbirini tanıdığı için ,Annem dışarı çıkmama , izin verirdi sabah 6-7 civarı kuzenimle dışarı çıkardık sokakta sadece dolanırdık o arada bize çöp attıran teyzelerden de elma bozukluk gibi şeyler alırdık daha sonrasında gidip kertenkele , çekirge ,Çiçek bu tarz şeyler kavanoza koyup doldururduk aslında çocukluk kendini keşfetme her şeyin sınırsız ve var olduğunu anlamaya çalışmaktı. Mahalle oyunları o kadar zevkliydi ki hiçbir zaman doyamazdım hatta Annem bazen beni dışarı çıkarmaz da çok dışarıda kalıyorum diye o yüzden abim çıktığında her zaman futbol oyunlarını sabote etmeyi severdim abimler maç kazandığı zaman kola alınırdı ve ben de çok küçük olduğum için herkes de beni çok severdi Ben geldiğim an hemen bana kola koyarlardı ve ben de o bedava soğuk kolanın keyfini çıkarttırdım. Abim de her zaman bana gıcık olurdu oyunlarını sabote ettiğim için hatta bir gün unutmuyorum istop oynarken ,saklandığım yerde birden dişim oynamaya başlamıştı biz de orada Bir evim demirliğine dişimi yaslayıp, çıkarmıştık dişim için çok mutlu olmuştum. hiç acı hissetmemiştim, ve bunun gibi birçok şey belki saçma gelecek bilmiyorum ama bana annem çocukken hep yaralı böcek diyordu çünkü her eve geldiğimde hep bir morluk yara her zaman bir çizik vardır üzerimde her , geldiğimde elim yüzümü yıkardım ve annem yaralarıma pansuman yapardı . vakit buldukça Ben hiçbir zaman düşmekten korkmadım hep yüksek yerleri çıkıp , atlardım çocukken çocukken herkes gibi çok şey sordum hiçbir şeyden korkmazdım hep zoru seçer ileriye giderdim çünkü o zamanlar şunu fark etmiştim zoru her seçtiğimde yolun , sonu çok güzeldi ama basit bir şey yaptığımda ,çok çabuk amacıma ulaşıp hevesimi almış oluyordum bana bir şey katmıyordu halbuki , zoru seçtiğim zaman engebeler mutluluklar acılar bana daha çok şey kattı daha çok anı , verdi hafızama kazanıp bana mutluluk yarattılar o yüzden sevgili ailem arkadaşlarım ve kendim çocukken yaptığım hiçbir şey için pişman değilim , çok az bile yapmışım keşke daha fazla yaramazlık yapsaymışım ,
Çünkü yaşınız ilerledikçe yani büyüdükçe hatalarınız yaptığınız yaramazlıklar oyunlar hataya pişmanlığa acıya ve suça dönüşecek çocukken neyin acısını çıkartabiliyorsanız çıkartın derdim eğer önceden her şeyi bilseydim ama tanıdığım küçük çocukların hepsine diyorum neyden mutlu olup zevk alıyorsanız onu yapın çünkü her yer çalışımızda hatalarımız ayıba , terbiyesizliğe , karaktersizlik ,kötü insanlığa , dönüşür kısacası insanların size kılıf bulması daha çok kolaylaşır ama ben de diyorum ki çok büyük hatalar yapmayın ya da çok büyük bir hata yaptığında onu tekrarlama hatalar yap pişmanlıkların olsun hayatta ama keşkelerin olmasın çünkü keşke hep kararsız kaldığın zamandır hayatın zevkine kendi zevklerini çıkartamadığındır keşkeler Ben çocukken keşke dediğim şeyler olduğunu hatırlamıyorum mesela sokakta oyun oynarken abimle oyun oynarken evde yemek yapmaya çalışırken o yüzden çocukluğumla ilgili çok bir pişmanlığım yok keşkem de yok bu konuda çocukluğumla gurur duyuyorum mutluyum çocukken de şu an olduğum gibiydim bazen aşırı saf bazen sadece saf hep pollyanna olan insanların içindekini çıkartmaya çalışan bir çocuktum büyüdüğümde de böyle olacağımı fark etmemiştim ama tek bir fark var bu çocuk artık pollyanı değil aşırı mutluluğu bırakıp normal bir mutluluğu buldu abartıdan kaçıp sade , ufak , kısa mutlulukları tercih ettiği bu küçük çocuk.
( natalie taylir ) : surender.
Suyun yükselmesine izin verdik
Hayatta kalmak için sürüklendik
Kalmana ihtiyacım var
Ama senin sürüklenmene izin verdim.
