İçeriğe geç

Ruhsuz

Bölüm 1 · 7 dk okuma

Ruhsuz

Bölüm 1

Yaralı✨

Hayat beni bilmediğim sokaklara getirmişti. Soğuk kaldırımlarda uyumuştum, sahipsiz eşyalarla yaşamış, insanları öldürmüştüm. Beni buna hayat zorlamıştı. Henüz 11 yaşındayken sokaklara düşmüştüm , ilk günümde nerden geldiğini bilmediğim bir bıçakla katil olmuştum. Beni taciz etmek isteyen bir adamı oniki yerinden bıçaklamıştım. Başta korkmuştum ancak sonra güçlü olduğumu anlamış ve yoluma devam etmiştim. Beni katil olmaya koşullar zorlamıştı. Bununla da kalmamış başkalarına verdiğim fiziksel zararın kendi vücuduma kazındığını öğrenmiştim. Ben lanetliydim , ölümün kendisi gibi, ölen bir ruhun intikamı gibiydim.

Üstüm başım kan içindeydi. Yine benim için sıradan bir gündü. Yirmi iki yaşına dün gece basmıştım. Dün gece kimseyi avlamadığım için bugün fazlasıyla iş birikmişti. Birisini öldürmek kolaydı ancak ölüleri hatırlamak ayık birisi için oldukça zordu. Soğuk hava tenime işlerken markete doğru yürüyordum. Eski , ince ,siyah ceketimin rengi solmuştu. Pek çok yanı yırtıldığı için içeriye soğuk alıyordu. Neyse ki lanetli bedenim hasta olmayı bilmiyordu. Üzerimde yaklaşık iki metre sargı vardı. Yaraların sebep olduğu kan akışını durdurmak kolay olmuyordu.

Şehrin ışıkları yeni yeni yanmaya başlamıştı. Bulduğum ilk çeşmede elimi yüzümü yıkayıp birkaç metre ötedeki markete gittim. Henüz kepenkler yeni açılmıştı. İçerisi aydınlıktı. Hızlıca ilk yardım malzemelerinin bulunduğu retina ilerledim. Biraz sargı bezi , tentürdiyot, ağrı kesici ve birazda alkol aldım. Kasaya doğru gidecekken bir bedenin ağırlığını üzerimde hissettim . Elimdeki eşyalar bir bir yere düştü.

"Sen önüne bakmaz mısın ?"

Diye çıkıştım hiddetle. Kafamı kaldırdığımda karşımda gördüğüm yüz içimdeki hiddeti ve bir anlık siniri söküp almıştı. Bembeyaz solgun teni yumuşacık görünüyordu. Balsarısı gözleri şaşkınlıkla açılmıştı. Kapkara saçları yumuşak ve parlaktı. Öyle ki bir anlığına ona dokunmak istemiştim. Kendimi toparlamak oldukça zor olmuştu.

"Özür dilerim biraz dalgınım."

"Önemli değil."

Dedim hızlıca yere eğilip dökülen eşyaları toplamaya başladım. O da benim gibi eşyaları toplamaya başladı.

"Saat çok erken olduğu için uykuluydum. Tekrardan kusura bakmayın."

"Önemli değil bende dalgındım."

Bir anlığına gözlerimiz buluştu. O kadar masum bakıyordu ki resmen büyülenmiştim. O çok güzeldi ve daha önce hiç görmediğim bir masumluğu vardı. Bunu ilimlerinde hissediyordum.

Eşyaları onun elinden alıp ayağa kalktım. Biraz daha bakarsam deli olduğumu düşünebilirdi. Kasaya doğru ilerlerken kolumdan tuttup ona bakmamı sağladı. Kaşları çatılmıştı , gözleri sırtımda bir yere odaklanmıştı.

"Yaralısınız."

"Önemli değil kendim hallederim."

Kasaya döndüğümde beni tekrar durdurdu. Birden bire ceketimi indirdi. Sargılarım resmen gözlerinin önüne serilmişti. Ayrıca vücuduma yeni kazınan yaralarda cabasıydı.

"Yaranız fazlasıyla derin görünüyor , izin verin size yardım edeyim."

Sırtımdaki yaraları görmesi beni derinden sarsmıştı, utanıyordum ve sinirlenmiştim. Kimsenin bana acımasını istemiyordum. Hiddetle kolumu çekip ceketimi giyindim.

"Neden bana yardım edeceksiniz ki ? Kim oluyorsunuz da bana dokunuyorsunuz!"

Eli havada kalmıştı. Yüzü aniden düştü. Birkaç saniye bile geçmeden kaşları çatıldı.

"Ben sadece yardım etmek istemiştim."

"Yardımınızı istemiyorum. Teşekkür ederim."

Gözlerinden resmen alevler fışkırıyordu. Masum görüntüsü bir anlığına son bulmuş gibiydi. Gözlerimi gözlerinden ayıramıyordum. O çok derin bakıyordu. Ben ona öylece bakarken o gözlerini çekti ve yanımdan geçip gitti. Öylece kalakaldım, ne ileri nede geriye gidebilmiştim. Beni boşluğa düşürmûş gibiydi. İlk defa birisinden bu kadar etkileniyorum. Belkide yorgunluktandır diye düşündüm, belki de uzun süredir böyle hissetmediğim içindir...

Ödemeyi yapıp hızlıca ordan ayrıldım. Bir dairenin 3 katında yaşıyordum. Kiralar biraz yüksek olduğu için eski bir daireyi seçmiştim. Evimi işimi görecek kadar yenilemiştim. Şimdilik evle ilgili bir sorunum yoktu . Hızlı adımlarla yürümeye başladım. Evim burdan bir metro durağı kadar ilerdeydi. İlk defa bu kadar ileri gitmiştim. Bu fazlası ile yorucu olmuştu.

Eve vardığımda hızlıca merdivenleri çıktım. Kapımın önünde birisi bekliyordu. Yukarı çıktığımda ev sahibi karşıma çıktı.

"Bende sizi bekliyordum."

"Buyrun , bir sorun mu var ?"

Diye sordum merakla. Huysuz ve memnuniyetsiz görünüyordu. Kollarını birbirine dolamıştı.

"Üzgünüm Arenay hanım , ancak evimden çıkmanızı isteyeceğim."

"Sorun nedir Kemal Bey ? Kirayı ve faturaları yetiştiriyorum , evi de olabildiğince temizledim ve yeniledim. Neden böyle bir karar verdiniz."

"Komşular sizin eve zamansız gelmenizden şikayetçi , ayrıca görünüşe bakılırsa eve iyi durumda gelmiyorsunuz."

Birleştirdiği kollarını iki yana sarkıttı.

"Bakın Arenay hanım burası temiz ve sessiz bir mahalledir. Biz mahallemizde bela istemeyiz ancak siz bu durumu tetikliyorsunuz. Lütfen zorluk çıkarmadan evimi terk edin."

Bu duruma alışmıştım. Kiraladığım evlerde maximum birkaç ay kalmama izin veriliyordu. Her seferinde bir bahane bulup beni çıkartıyorlardı. Artık zorluk çıkarmıyordum. Kemal beyi anlıyordum. Onlar benim gibi birisine alışık değillerdi. Ancak henüz gidebileceğim bir yer yoktu. Biraz zaman istemeliydim.

"Bana birkaç gün verirseniz size zorluk çıkarmadan evinizden ayrılırım Kemal bey."

"Tazminatınızı hesabınıza yatıracağım , lütfen birkaç hafta içinde evimden çıkmış olun."

"Anlayışınız için teşekkür ederim , iyi günler."

Kemal bey merdivenleri hızlıca indi. O gider gitmez kapıyı açıp eve girdim. Kanın halıya düşmemesine özen göstererek banyoya ilerledim. İlk iş duş alıp sargılarımı değiştirdim. Ardından hızlıca yemek hazırladım. Saat dokuzda cafedeki işim başlıyordu. Erken saatlerde simit satışı olduğu için yaklaşık 4 saat uyku uyuyabilecektim. Hazırladığım kahvaltıyı yiyip biraz kestirmek için odama girdim. Uzun süredir telefona bakmıyordum. Başvurduğum iş ilanları için goggleye girip bakmaya başladım. Yakınlardaki iki marketten kabul almıştım. Birisini seçecektim ama önce bir ev bulmam gerekiyordu. İş yerine yakın bir tane olursa güzel olurdu. Ayrıca ücreti de düşünmem gerekiyordu. Çok pahalı bir evde yaşayamazdım. Eski ve uygun bir apartman oldukça iyi olabilirdi.

Birkaç saat uykumu alıp kalktım. Hızlıca üzerimi giyinip saçlarımı topladım. Yüzüme birkaç krem sürdüm . Göz altlarım çok morardıgı için insanlara garip geliyordu. Bu yüzden kendime kapatıcı almıştım. Kapatıcı mı sürüp yüzüme yaydıktan sonra evden ayrıldım. Cafe oldukça yakındaydı. Haftalık 400tl ye çalışıyordum. Aylık kiram ve faturalarım 750 TL'yi aştığı için ek bir işte daha çalışmam gerekiyordu. Yeni ev daha pahalı olursa aylık giderim 1000 küsüre çıkacaktı. Daha çok çalışmalıydım.

Cafeye vardığımda henüz kimsenin gelmediğini fark ettim.

"Bende seni bekliyordum Arenay , seni görmek isteyen birisi var."

Patronum beni arka bahçeye yönlendirdi. Sabahın bu saatinde kim beni görmek isterdi ki ? Arka bahçeye vardığımda masalarda sadece iki kişi vardı. Oldukça iyi giyimli orta yaşlarda bir adam ve küçük bir kız. Gidip yanında durduğunda kafasını kaldırdı.

"Bizde sizi bekliyorduk . "

Adam ayağa kalkıp elini uzattı.

"Faruk Gül."

"Arenay Ecel."

"Oturmaz mısınız ?"

Tereddütle patronuma baktım ortalarda görünmüyordu. Adamın karşısına oturdum. Küçük kız adamın kulağına eğilip birşeyler söylemişti. Ardından bizden uzak başka bir masaya geçip oturdum

"Sizi fazla tutmayacağım Arenay hanım , geçen günlerde kızım bir saldırıya ugradı , belki onu hatırlarsınız . Akşam okulu çıkışı bir adam ona saldırmıs ve siz onu kurtarmışsınız , size minnettarım. Eğer siz olmasaydınız belki şuanda kızımın cesedini arıyor olurdum."

"Hatırlıyorum , kızınıza kavuşmanız beni mutlu etti. "

"Gerçekten size çok minnettarım . Sizin için yapabileceğim bir şey var mı , her türlü yardıma hazırım."

Adam cebinden bir zarf çıkarıp bana doğru uzattı. Ancak zarfı geri çevirdim.

"Ben bu yardımı karşılık beklemeden yaptım. "

"Olsun yinede size yardım etmek istiyorum. Bir emlak şirketim var , durumum gayet iyi , lütfen yardımımı kabul edin."

Aslında bir eve ihtiyacım vardı. Ancak bunu ona söyleyip söylememek konusunda çekiniyordum.

"Bana kiralık bir ev bulabilir misiniz ? Orta halli biriyim . Sakin , eski bir apartman olabilir. Ayrıca birkaç gün sonra bir markette işe başlayacağım. İş yerine yakın bir tane olursa çok mutlu olurum."

"Elbette hemen bakalım."

Adam kartını çıkartıp bana uzattı.

"Bana burdan ulaşabilirsiniz. Akşam yanıma gelirseniz size yardım edebilirim. "

"Çok teşekkür ederim Faruk Bey."

"Rica ederim , kendinize iyi bakın."

Adam çıkar çıkmaz işime döndüm. Bu fazlasıyla iyi olmuştu. Böylece işimi kısa sürede halledebilecektim. Mesaim biter bitmez başvurduğum marketlere doğru yürümeye başladım. İlk market biraz ilerideydi. Ancak oraya vardığımda çoktan başka bir eleman alınmıştı. Umutsuzca diğer markete doğru yürümeye başladım. Konuma gore o daha uzaktı. Oraya gittiğimde burasının dün gece geldiğim yer olduğunu anladım. İçerde dün geceki amca bekliyordu.

"Ben iş başvurusu için gelmiştim , adım Arenay."

"Ah , evet bende sizi bekliyordum. "

Yaşlı adam karşısına oturmam için işaret etti. Hızlıca oturdum.

"Torunum iş başvurunuzu söyledi. Ben internetten pek anlamam ama söylediğine göre iş deneyiminiz yüksekmiş. "

"Evet burdan önce pek çok markette ve cafede çalıştım."

"Ala , âlâ. Seni hemen işe alabilirim ancak maaşın konusunda çekimserim. Yaklaşım 1500tl veriyorum. Daha fazla çıkamam sonuçta benimde çocuklarım ve bakmam gereken bir ailem var."

Fiyat beklediğimden daha yüksekti.

"Ne zaman başlayabilirim."

"Yarın sabah başlarsın sekizde burda ol. Ben sabah beşte dükkanı açıyorum . Sen gelince bende dinlenmek için eve dönerim. Vardiyalı olarak çalışırız."

"Nasıl uygun görürseniz."

"Peki o zaman anlaştık."

El sıkıştık. Patronumun adı Fahriydi. 70 yaşlarında bir adamdı , oğlu ve gelini vefat ettiği için torunlarına o bakıyordu. Aslında oldukça konuşkan bir amcaydı. Bu marketi şimdiden sevmiştim. İçimde bir yerlerde , belki onunla yine karşılaşırız düşüncesi vardı. Kim bilir belki de karşılaşacaktık , belki de kaderimiz bağlanacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.