Haftanın en sevmediğim günü gelip çatmıştı, yine terapi odasındaydım, her zaman ki gibi yine sorulan birçok soru ama hiçbirine cevap bulamayan bir adet ben.
Psikoloğumun hemen karşısında oturmuş sorduğu sorulardan kaçmak amaçlı yüzündeki koca beni izliyordum, aslında yakışıklı gibiydi ama o et ben her şeyi bozuyordu.
"Bazen sadece yüzümde ki et beni izlemeyi geldiğini düşünüyorum"
Bir hastaneye yatmayı kendim istemiştim, iyi olmak diğer insanlar tarafından garip bakışlar altında yaşamak istemiyordum ama yine de bunca zaman sonra her şey sıkıcı ve iç bunaltıcı gelmeye başlamıştı.
Umursamaz bir şekilde omuz silkip "Bilmem belki de öyledir"
Söylediğim şeyi pek ciddiye almayıp iki elini çenesinin altında birleştirerek derin bir iç çekti ve beni izlemeye başladı, bende aynı şekilde masaya yaklaşarak iki elimi çenemin altına birleştirip derin bir nefes aldım ve aynı onun gibi onu izlemeye başladım.
Yaptıklarımı dikkatle izleyip onu taklit ettiğim için bana hafifçe bir gülümseyip genzini temizledi. "E-e görüşmeyeli ne yapıyorsun ya da daha doğrusu neler yapıyorsunuz?"
Neler mi yapıyoruz? Ne yapmamızı istersin ki diye sormak istesem de sustum, bir şey yapmıyorduk daha doğrusu zaten o benimle daha göz teması bile kurmazken bir şey yapmamız pek de mümkün değildi ya.
"Hiç"
Verdiğim cevap şu an ki durumumuza bence gayet de uyuyordu çünkü koca bir hiç yapıyorduk, bana cevap vermedi bene konuşmadım, sonra bakışları çenemin altına koyunca kazağımın aşağı inip de çizdiğim Dağhan'ı fark etti.
"Şaşırtıyorsun ben Rahşan ilk kez birinin yüzünü koluna çizdiğini gördüm, gelişme gösteriyorsun yoksa ondan hoşlanmaya mı başladın Rahşan?"
Doğruydu şimdiye kadar hiçbirinin yüzünü koluma çizecek kadar güzel bulmamıştım ama o şaşalı bir yakışıklığa sahip değildi ama gördüğüm en güzel yüze sahipti ama sırf onu koluma çizdiğim için ondan hoşlanıyor mu oluyordum, emin değildim.
"Bilmem, galiba bunu ikimizde bilemeyeceğiz"
Ona söylediklerime şaşırmış olacak ki bir süre bocaladı ve birkaç kez ağzını açıp kapadı ama sonra kendini toparladı ve sanki çok önemli bir şey demişim gibi önündeki defterine bir şeyler yazdı.
"Onun hakkında sadece adını biliyorsun soyadını, yaşını, nereli olduğunu, kendine ne yaptığını veya neden burada olduğunu bilmiyorsun hiç merak etmiyor musun?"
"Doğru bilmiyorum, onu merak ettiğimi de sen söylemiştin zaten ama neden ona sorarak öğrenmek varken sana sorayım ki?"
Sanki söylediklerim onun hoşuna gitmiş gibi kafasını birkaç kez olumlu bir şekilde sallayarak yine defterine bir şeyler not aldı.
"Sana ona sorsan bile söylemeyeceği bir şey söylerim ama karşılığında bana ne hissettiğini söylemeye çalışacaksın"
Onunla ilgili ne söyleyebilirdi ki bana ama ne kaybederdim ki zaten ne söylerse söylesin bir şey hissetmeyeceğim için pek de sorun yoktu, ona bakarak onaylar bir şekilde başımı salladım.
"Beni şaşırttın doğrusu istemezsin diye düşünmüştüm ama görüyorum ki az da olsa ona karşı bir ilgin var"
Ona karşı bir şeyler hissettiğimi düşünmüyordum sadece basit bir meraktı bu, sadece ne söyleyeceğini merak etmiştim o kadardı.
"Ama üzülerek söylüyorum ki ona karşı fazla bir duygu besleme çünkü kendisi evli ve çok sevdiği bir eşi var"
Evli.
Yaslandığım koltukta dikleştim, sanki derinlerde bir şey yanıyormuş gibi hissetmiştim ama gelmesi ve gitmesi bir olmuştu. O evliydi ve çok sevdiği bir eşi vardı demek bu yüzdendi benimle konuşmaması ve takmaması.
"Şimdi lütfen ne hissettiğini bana söyler misin?"
Bana inanması için ona boş bakışlar atarak "Hiçbir şey" diye yalan söyledim.
"Başka bir şey yoksa girmek istiyorum artık"
Bana bir süre baktı bende ona, sonraysa onaylarcasına başını salladı, oturduğum koltuktan kalktım ve odadan çıktım.
Bana yardım etmek isteyen hemşireleri uzaklaştırıp odama doğru yürümeye başladım.
