24 ekim-1564 WHİSPERVALE
öğle saatleriydi müstakbel kocamın hediyelerinden biri olan mum odayı loş bir ışıkla aydınlatıyordu annem bu güne özel bu mumun kullanılmasını istemişti ona göre babamın bir aylık yövmiyesi kadar değeri olan bu mum sadece düğün günümde kullanılabilirdi ne kadar gün batımı sırasında evleneceğim zengin tüccarın hediyesi olsa bile .Annemin niyeti sadece bana verdiği önemi bana göstermekti ama o mumun ışığı bedenimi sanki yakıyor ve bana kaderime kalan son saatlerimi hatırlatıyordu .Annemin elleri saçlarımdaydı dünden ördüğümüz örgüleri nazikçe çözüyor ve biraz su ve tarakla şekillendirmeye çalışıyordu yaptığı işle meşgulken hıçkırıklarımı duymuyordu .sanki suyun tamamen ipekten olan beyaz elbiseme sıçramaması daha önemliydi. oysa su kururdu ve leke bile bırakmazdı...ben sadece onlara para kazandıracak bir araçtım ve gözyaşlarımı akıtmamamı istemelerinin sebebi yüzümü kurutmamasıydı .eşimin beni kuru bir ciltle istemeyeceğini düşünürlerdi.sadece bedenimden ibarettim onlara göre fikirlerimin herhangi bir önemi yoktu .oysa sadece 16 yaşındaydım 16 yaşında bir cadı ve buhu öğrenen ilk kişi eşim olucaktı.. ve eminim bu onu mutlu etmeyecekti