İçeriğe geç

Ruh bekçisi ( Elina)

Bölüm 5 · 3 dk okuma

Ruh bekçisi ( Elina)

Bölüm 5

Prenses (Victoria Renear)

"Merhaba leydim! Size yardımcı olabilir miyim?"

Kızıl saçlı kadının sorduğum soruya karşılık, bir cevap vermesini birkaç dakika boyunca bekledikten sonra beni duymadığını düşünerek birkaç adım daha yaklaşıp cevapsız kalmış sorumu öncekinden daha yüksek sesle tekrar ettim.

"Merhaba leydim! Size yardımcı olabilir miyim?"

Dakikalar boyunca karşımda duran kadının cevap vermesini beklememe rağmen ağzından tek bir kelime bile dökülmemişti . Soruma cevap vermek yerine meraklı bakışları ile beni baştan sona inceliyordu, kendimi kafesteki bir hayvan gibi hissediyordum.

Kadının yaptığı şeyin kaba bir davranış olduğunu düşünmekle beraber,onun yerinde kim olsa aynı şekilde davranırdı . Gökyüzünden kanatlı bir kadının inip size iyi olup olmadığınızı sorduğunu düşünsenize , büyük ihtimalle çoğu kişinin ilk tepkisi ya korku ile kaçmak yada korku yüzünden kaskatı kesilmek olurdu.

Karşımda duran kadının yüzünde tek bir duygu değişikliği bile yoktu , sadece gözleriyle beni baştan aşağı inceliyordu.Umutsuzluk içerisinde yeni bir soru sormak için ağzımı açtığım zaman kadının sesini duydum.

"Sen gerçek misin? En sonunda aklımı mı kaçırdım"

Kadının sesi bahar rüzgarının nazik esintisini andırıyordu kadar güzel bir ses, insanının bütün gün dinlemek isteyeceği türden bir sese sahipti.

Sorduğum sorunun cevabını alamamış olsam da cevap verdim.

"Evet leydim ben gerçeğim hiç değilse gerçek olduğumu düşünüyorum"

"Diğer sorunuza gelirsek büyük ihtimalle aklınız başınızda"

Kadın verdiğim cevap karşında bomboş bakan gözleri anlık bir heyecan duygusu ve umutla parlamaya başladı.Kadının gözlerinin rengini görmemle birkaç saniye boyunca hayranlık içerisinde bir heykel gibi donup kaldım.

Kadının sarı renkte gözleri vardı,altın gibi parlıyorlardı. Sayısız insanın sadece bu gözleri görebilmek için tereddüt etmeden kendi canlarına kıyacaklarını düşünmeden duramıyordum.

Kadının yeniden soru sorması üzerine düşüncelerimden kurtuldum.

"Sen kimsin?"

"Ben Elina !Ruh bekçisiyim!"

Kadının göz bebeklerinin büyümesinden, verdiğim cevap karşısında şaşırdığını anladım.

"Ruh mu? Ben öldüm mü?"

"Evet! Burası ruhların cennete girmeden önce beklediği bir dünya"

"Öldüm! "

Kadının ses tonundan hayal kırıklığı ve rahatlama hissettiği belli oluyordu. Bir insan öldüğünü öğrendiği zaman neden rahatlar ki?

Kadın yüzünde meraklı bir ifadeyle;

" Hangi tarihte olduğumuzu söyleyebilir misiniz?"

Kadının sorduğu soru karşısında, nasıl bir tepki vermem gerektiğini bilmiyordum. Normalde bir insan öldüğünü öğrendikten sonra bu tür bir soru sormaz değil mi? Nasıl bu kadar soğuk kanlı olabilir.Kadının bir cevap beklemekte olduğunu fark etmemle konuşmaya başladım.

"Öldürüldüğüm gece tarih 17.03.1326 gösteriyordu "

Kadının yüzünden öfkelendiği belli oluyordu.

"1326 "

"O lanet zindanda 17 yıl boyunca hiçbir suçum olmamasına rağmen hapis edildim öyle mi?"

Hapis derken ne demek istiyordu? Kadının sorduğu soru karşısında ne cevap vermem gerektiğini bilmiyordum,bu durumdaki birine ne cevap verilir ki? Aklıma gelen tek şey onun kim olduğunu sormak oldu.

"Leydim! İsminizi öğrenebilir miyim?"

Kadın acı dolu bir sesle cevap verdi.

"Victoria"

Bakışlarını üzerimden çekip onu ilk gördüğüm zaman yaptığı gibi gözlerini sıkıca kapadı,acı bir ses tonuyla konuşmaya devam etti.

"Victoria Renear "

Kadının verdiği cevap karşısında birkaç dakika boyunca şaşkınlık içerisinde kaskatı kesildim. İmparatorluğun tek prensesinin karşısında bulunduğumu fark etmemle ellerimi göğüs kafesimin üzerine koyup başımı eğerek konuşmaya başladım.

"Özür dilerim! Ekselansları size kaba bir davranışta ve sözde bulunduysam "

Majesteleri üzgün bir ses tonuyla konuşmaya devam etti.

"Bana Ekselansları deme bana adımla seslen kendin söylemedin mi? İkimizde öldük o zaman bu gülünç görgü kurallarına uymamıza gerek yok ! Başını kaldır ve yüzüme bak Elina!"

Başımı kaldırıp Ekselanslarının yüzüne baktım.Sıkıca kapattığı gözlerini açmış ve yüzünde tek kelime daha konuşursa ağlayacakmış gibi bir ifadeyle mavi güllere bakıyordu.

"Özür dilerim Ekselansları! Bunu yapabileceğimi sanmıyorum ! İmparatorluk ailesinden birine nasıl halktan biri gibi davranırım"

Bakışlarını mavi güllerden ayırıp, gözlerimin içine bakarak konuşmaya başladı.

"Az önce nasıl davranıyorsan, şimdide öyle davran ! Sadece ikimizin bulunduğu bu yerde sınıf ayrımından bahsetme ! "

Elina;

" Ekselansları! Victoria " "İmparatorluğun kahramanının karşısında durmaktan onur duyduğumu söylemek istiyorum "

Victoria ;

"Kahraman mı? Elina kahraman derken ne demek istiyorsun?"

Bol bol yorum yaparsanız sevinirim 😘

Victoria hakkındaki düşünceniz ne?

Gelecek bölümde hayat hikayesini ve onu ölüme götüren olayları ve son isteğini yazacam🤩 destek olursanız bölümü dahada erken yazınlarım☺️sizi seviyorum 😍

Bölüm sonu

15 yorum